Öte yandan, BOTAŞ’ın ikinci bir FSRU yatırımı yapmasının da Karadeniz gazıyla ilgili olabileceği belirtildi. Türkiye’de özel sektörün de bir FSRU gemisi bulunuyor. Türkiye, doğalgazda sadece geçiş değil, ticaretin yapıldığı bir merkez olma yönünde hareket edeceğini duyurmuştu. Rusya da Türkiye’de bir gaz ticaret şirketi kurmayı istediğini açıklamıştı. Yakın zamanda BOTAŞ ihracat yetkisi de almış, hatta Bulgaristan ile bir gaz satış sözleşmesi imzalamıştı. FSRU gemileri ile spot piyasaya da çıkışın mümkün olacağına dikkat çekildi. Yapımı tamamlanan Saros körfezi FSRU limanının da bu alanda kullanımının mümkün olduğuna dikkat çekildi. BOTAŞ’ın Adana Dörtyol’da bir FSRU limanı bulunuyor. Batı hattı için de Saros körfezindeki liman hayata geçirildi. Eski BOTAŞ Genel Müdürü Gökhan Yardım, Karadeniz gazıyla ilgili teknik detaylara yönelik şu yorumu yaptı: “Karadeniz gazı için EPİAŞ ta yayınlanan ve BOTAŞ tarafından iletildiği bildirilen Filyos Üretim Giriş Noktası olarak Rezerv Giriş Kapasitesi 27 Nisan-4 Mayıs arası sıfır gösteriliyor. EPDK 4. Tarife Uygulama esasları yöntem belirleme esaslarında 18 Numaralı Giriş Noktası olarak Filyos Karadeniz Üretim Tesisleri Giriş noktasını ilan edilmişti. İlan edilen bu kapasitenin maksimum üretim kapasitesi 27 Nisan 2023 tarihi için 10 milyon m3/gün sonraki tarihler için 40 milyon m3/gün. Henüz bu kapasite rezerv edilmemiş. Sanırım deneme süresi olduğu için bir rezervasyon gözükmüyor. Deneme süresinde ne kadar gazın sisteme verildiğini görmek için EPDK'nın Nisan ve Mayıs ayı raporlarını beklememiz gerekiyor” Karadeniz gazına yönelik çeşitli projeler dillendirilirken, Eski BOTAŞ Genel Müdürü Gökhan Yardım, gazın kullanımına yönelik dillendirilen ihtimallere yönelik şunları kaydetti: “TPAO eğer bir ticari kontrat yaparak gaz satacaksa mevcut fiili duruma göre BOTAŞ’a rakip olacak demektir. Bu durumda, yaz ve kış dengeleme yapamayacağını göre üretimi evlere değil sanayi ve elektrik santrallerine satış yapabileceği hatta isterse ihracat lisansı alarak ihracat ta yapabileceği anlamına gelir. Diğer yandan, doğrudan BOTAŞ’a satarsa, BOTAŞ, yeraltı deposu ve özellikle spot LNG ile dengesizliği giderme kapasitesine sahip. Eğer TPAO şehir dağıtım şirketlerine satmayacak ise evlerde kullanılan doğalgazın ithal doğalgaz ile karşılanmasına devam edilecek demektir. Eğer yerli doğalgazın bir kısmını TPAO kendisi satar geri kalanını BOTAŞ’a satarsa doğal olarak yine üretimin hepsinin konutlarda-evlerde kullanılamadığı bir senaryoya geliyoruz. TPAO’nun Filyos’ta kurulması için teşvik belgesi bulunan özel sektör gübre yatırımına direk satış yapması ya da ortak olarak satış yapması gibi projeler gündemdeyse bu şirkete satış fiyatı da açıklanmalı kamuoyu ile paylaşılmalı kimseye ayrıcalık tanınmamalı elbette. Bunu söylerken, gübre üretimi stratejiktir ve gittikçe de önemi artmaktadır. Bence, yüzde 100 kamu sermayeli bir gübre santrali kurulmalı ve gazı da TPAO tarafından sağlanmalıdır.” KAYNAK: EKONOMİM.COM