Rumlar sonunda meseleyi anladı: Batı'nın ileri karakolu olmak felaket getirdi!
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) basını, son dönemde Batı ile kurulan "stratejik bağın" bedelini sorgulamaya başladı. Yıllardır sırtını sıvazlayan Batılı güçlerin oyuncağı haline gelen Rum kesimi, içine düştüğü tehlikeli durumu itiraf etmek zorunda kaldı. Bölgedeki gerilim tırmanırken, GKRY'nin "güvenli ada" imajı yerle bir oldu; ada adeta bir barut fıçısına dönüştü.
Kıbrıs artık bir 'uçak gemisi' gibi görülüyor
GKRY merkezli Cyprus Mail gazetesinde yayımlanan analiz, Rum yönetiminin içine düştüğü acziyeti gözler önüne serdi. ABD ve İsrail ile girilen kirli askeri iş birlikleri, Rum kesimini tarafsız bir bölge olmaktan çıkarıp doğrudan bir hedef haline getirdi. Askeri üslerin modernize edilmesi ve Batılı güçlerin adaya yerleşmesi sebebiyle GKRY, bölgedeki aktörler tarafından "Batı'nın uçak gemisi" ve "ileri karakolu" olarak nitelendiriliyor.
Güvenli liman hayali suya düştü
Analizde, bölgedeki krizlerden kaçan sermayenin adaya yönelmesinin büyük bir yanılsama olduğu vurgulandı. Enerji ve gıda gibi temel ihtiyaçlarda tamamen dışa bağımlı olan Rum kesimi, olası bir çatışma anında tamamen felç olma riskiyle karşı karşıya. Batı'nın sözde koruma kalkanının, aslında adanın kırılgan yapısını daha da savunmasız hale getirdiği belirtiliyor.
Türkiye'nin "çelikten iradesi" karşısında çaresizler
Yazının en dikkat çekici kısmını ise Türkiye'nin bölgedeki sarsılmaz gücü oluşturdu. Rum basını, Ankara'nın bölgedeki askeri hareketl
iliği bir tehdit olarak gördüğünü ve anında karşılık verdiğini itiraf etti. Türkiye'nin caydırıcı gücü karşısında geri adım atmak zorunda kalan GKRY'nin şu durumu dikkat çekiyor:
- KKTC'de F-16 gücü: Türkiye'nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) konuşlandırdığı savaş uçakları bölgedeki dengeleri değiştirdi.
- Hava savunma kalkanı: Güçlendirilen hava savunma sistemleri ile bölge kontrol altına alındı.
- Fiili yasak bölge: Türkiye'nin attığı adımlarla adeta bir "uçuşa yasak bölge" etkisi oluşturduğu ve Rumların hamlelerini boşa çıkardığı kaydedildi.
Hedef tahtasına oturan ada
Haberin genel çerçevesinde, Rum yönetiminin Batı'ya teslimiyetçi politikasının güvenliği artırmak bir yana, adayı doğrudan hedef haline getirdiği savunuldu. Kendi hırsları için adayı ateşe atan Rum liderliği, şimdi ektiği rüzgarın fırtınasını biçiyor.


