• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Serdar Arseven
Serdar Arseven
TÜM YAZILARI

Kılıçdaroğlu’ndan “koltuğu kurtarma, AK Parti’yi bitirme” taktiği!

23 Haziran 2015
A


Serdar Arseven İletişim: [email protected]

Nasıl mı?

Şöyle bir bakalım;

Neler yaptı son günlerde Kılıçdaroğlu?

Önce, akla ziyan bir hesapla “Bir tarafta yüzde 40’lık AKP, öbür tarafta yüzde 60’lık biz; millet hükümet etme görevini yüzde 60’a yani bize vermiştir!” dedi.

MHP’nin, Saadet’in, diğer Meclis dışı partilerin oylarını ve dahi AK Parti’nin yüzde 40’ı aşan yüzde 1’lik oyunu kendi hanesine yazınca,  “alay konusu” oldu.

Ama “O” bunu göze almıştı. Hesabının ipe sapa gelmediğini pekâla biliyordu.

Bu bilinçle, tuttu CHP’nin yayın organı niteliğindeki Sözcü ve Hürriyet gazeteleri aracılığı ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye, (MHP yöneticilerinin ifadeleriyle) siyasi “Rüşvet” teklif etti.

“HDP/PKK ile ortaklığa rıza karşılığında,  Başbakanlık koltuğu!”

Sayın Bahçeli, bu “berbat teklife”, beklendiği gibi  son derece ağır ifadelerle karşılık verdi.

Dün baktık:

MHP kanadından zılgıtı yiyen Kılıçdaroğlu,  Milliyet aracılığı ile Başbakan Ahmet Davutoğlu’na “gül” uzatmış.

Söyleşiyi gerçekleştiren Serpil Çevikcan şöyle demiş haber girişinde:

“CHP lideri Kılıçdaroğlu, MHP lideri Bahçeli’ye iyi niyetle yaptığı bir teklife, bu denli sert bir üslupla yanıt aldığı için üzgündü.”

Kılıçdaroğlu üzgünmüş!..

Bu ruh haliyle de, Sayın Davutoğlu’na pas atmış.

Dikkatle okuyalım:

“Sayın Davutoğlu’nun ne düşündüğünü bir görmemiz, dinlememiz gerekiyor. Her halükarda rezervlerimizi koruyoruz. Bir AKP-CHP koalisyonunun da koşulları vardır. Bugünden kalkıp bu konuda bir şeyler söylemeyi, ‘şöyle olacaktır’ demeyi doğru bulmuyorum. Her ortamın kendine göre koşulları vardır.”

Evet, Kemal Bey, şimdi de Sayın Davutoğlu’na yanaşıyor, “tabanı ürkütmeme” hassasiyetini ihmal etmeden…

Seçimlerden bu yana yaptıklarını, söylediklerini alt alta dizip, zikzakları, tutarsızlıkları, anormallikleri görenler  “Kılıçdaroğlu kafayı mı yedi?” diye sormaktalar.

El cevap:

“Hayır, gayet plânlı gidiyor. Kendisi açısından son derece mantıklı işler yapıyor!”

Nasıl mı?..

Şöyle:

Kılıçdaroğlu, MHP-HDP ortaklığının ol-a-mayacağını başından beri görüyordu.

(Nitekim Sayın Bahçeli’nin İletişim Danışmanı Metin Özkan dün “Bebek katilleri ile nasıl ortaklık yaparız!” diyerek tavırlarını bir kez daha ortaya koydu.)

Kendisi açısından iki ihtimal vardı:

Ya AK Parti ile koalisyon yapacaktı ya da muhalefette kalacaktı.

Ak Parti ile koalisyonu hırçın tabanına kabul ettirebilmek oldukça zordu.

Muhalefette kalmak da, CHP Genel Başkanlığı koltuğunu kaybetme tehlikesini büyütecekti.

Seçim gecesi, “AK Parti’yi bitirdik!” naralarıyla başarısızlığının üstünü örtmeye çalışmış, CHP’de “genel başkanlık tartışmalarının” gündeme gelmesini bir süreliğine engellemeyi başarmıştı.

Bununla birlikte, CHP’nin için için kaynadığını, birilerinin “faturayı kesmek” için fırsat kolladığını da biliyordu.

Onu bu durumdan kurtarabilecek “tek yol”, iktidarda şu veya bu şekilde yer almaktı.

Bunun, “HDP-PKK” hassasiyetinden dolayı MHP ile olamayacağı ortadaydı.

Bu durumda tek yol kalıyordu koltuğunu en azından “iki yıllığına” kurtarmak için: 

AK Parti ile koalisyon yapmak.

Bunun için, tuttu “merkez”e de hitap ettiğini düşündüğü Hürriyet’le, CHP tabanına damardan mesaj kanalı olarak gördüğü Sözcü’ye konuştu.

Bunu yaparken Sayın Bahçeli’ye Başbakanlık teklifinin, “hakaretlerle” reddedileceğini elbette tahmin edebiliyordu.

Reddedilmek gibi bir endişesi olsaydı, “arka kapı diplomasisini” kullanır, Sayın Bahçeli’ye teklifini medya üzerinden değil de, “aracılar yoluyla” iletirdi.

Böyle yapmayıp, “açıktan” teklifte bulunması, tabanını iknaya yönelik bir manevraydı.

Demiş oluyordu ki bu yolla:

“Ey taban: MHP ile koalisyon yapmak istedim, bunun için milletvekili sayım çok daha fazla olduğu halde Başbakanlığı bile verdim. Her türlü fedâkarlığı yaptım ama görüyorsunuz, Bahçeli beni nasıl reddetti! Bu durumda, ya erken seçim ya AKP ile koalisyon ya da muhalefete devam! Hangisini istersiniz?”

Kılıçdoğlu bilir ki; 

“CHP tabanı AK Parti’ye, özellikle de Sayın Erdoğan’a fena halde kızmaktadır ama uzun yılların “iktidar” susamışlığını giderme arzusu  daha ağır basmaktadır!”

Kılıçdaroğlu’nun, Sayın Devlet Bahçeli’ye “Başbakanlık teklif” ettikten ve haliyle ağır hakaretlerle reddedildikten sonra, “Eh, Davutoğlu’nu dinleyelim bir!” mesajını, “biraz daha ortada” görünen Milliyet gazetesi aracılığı ile vermesi mânidar değil mi?..

CHP Genel Başkanı, tabanının gazını almaya çalışıyor!..

Bir yandan Üst Akıl’ın “AK Parti’yi koalisyonda erit!” talebini yerine getirmiş diğer yandan da koltuğunu hedef alan hareketleri en az “iki yıl” ötelemiş olacak.

AK Parti bu oyuna gelirse, amacına ulaşmış olacak…

Uyanık! 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23