DAEŞ ne kadar şeytan ise, PKK da o kadar şeytandır!
Herhalde dikkatinizi çekiyor olmalıdır... Özellikle “7 Haziran seçimleri” öncesinde; “Paralel Yapı”nın gazeteleri bir yandan, Aydın Doğan’ın Hürriyet’i ve Can Dündar’ın Cumhuriyet’i bir yandan, bir “kampanya” başlatıp, “PKK’yı şirin göstermeye” çalışmışlardı!..
“Kandil’deki PKK’lılar; sigara izmaritlerini bile yere atmıyorlardı!.. Top oynuyorlardı!.. Köylülerin ağaç kesmesine izin vermeyecek kadar çevrecilerdi!”
Anlayacağınız; “Eli kanlı PKK’lı teröristler”, aslında “cici çocuklar”dı!..“Sevecen”diler, “hümanist”tiler!..
Öyle bir kampanyaydı ki;
PKK’lılar, hâşâ bir “melek”ti, son derece “masum”lardı!..
DAEŞ ise “şeytan”dı, “katil”di, kan dökmekten zevk alan bir “cani” idi!..
Özetleyecek olursak;
“DAEŞ’i şeytanlaştırdılar,
PKK’yı melekleştirdiler!”
Ama, işte ortaya çıktı: DAEŞ nasıl bir “terörist”, nasıl bir “cani” ise, PKK da en az onun kadar “terörist”, onun kadar “cani” ve onun kadar “katil”dir!..
Açık söylüyorum; “Suruç katliamı”nın faili olduğu söylenen Abdurrahman Alagöz’ün bir “DAEŞ teröristi” olduğu açıklansa da, ben onun “PKK tarafından kiralanan bir canlı bomba” olduğunu düşünüyorum!..
Ne yani; “terör örgütleri arasında dayanışma” olamaz mı..
Öyle ya;
DAEŞ de şeytan, PKK da şeytan!..
PKK’yı, boşuna “masum”laştırmayın!..
“Şeytanlarla işbirliği”den vazgeçin!..