Berat Gecesi dolayısıyla bir mesaj yayınlayan Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, “Her türlü çirkinliği hayatından çıkaran mümin için Berat Kandili, Allah’a dost olma, Hakkın yanında yer alma ve hayra giden yolları arama gecesidir” dedi.
ANKARA - Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, “Her türlü çirkinliği hayatından çıkaran mümin için Berat Kandili, Allah’a dost olma, Hakkın yanında yer alma ve hayra giden yolları arama gecesidir” değerlendirmesinde bulundu. Görmez, ramazan ayının habercisi Berat Kandili dolayısıyla yayımladığı mesajında “Ramazan’ın mübarek iklimine adım adım yaklaştığımız şu günlerde, Rabbimizin bir lütfuna daha erişecek, Berat Kandili’ni idrak edeceğiz. Ruha ağır gelen her türlü sıkıntıdan, mümini inciten her türlü hatadan, insana yakışmayan her türlü kötülükten kurtulmak, ‘berat etmek’ için eşsiz bir fırsat daha yakalayacağız” ifadesini kullandı.
“BİZE DÜŞEN TEFEKKÜRDÜR, NİYAZDIR, TEVBEDİR”
“Bu bağışlanma mevsiminde Müslümanlara düşenin tefekkür, niyaz ve tevbe” olduğunu ifade eden Görmez, şu önerilerde bulundu: “Bizler bu Berat Kandili’nde silkelenme ve yenilenme ümidiyle hep birlikte tevbe edelim. Kimi zaman samimiyeti, edebi ve erdemi unutan, riya ve gösterişi tercih eden halimize tevbe edelim. En yakınlarımızdan bile sevgi ve merhameti esirgediğimiz, eşimizi ve çocuklarımızı ihmal ettiğimiz, akrabalarımızı, yetimleri, kimsesizleri, mültecileri unuttuğumuz günler için tevbe edelim. Rabbimizin bize emanet ettiği dünyaevini harap ettiğimiz, huzur ve adaleti sağlayamadığımız, kan ve gözyaşını durduramadığımız için tevbe edelim. Kendimiz için istediğimizi din kardeşlerimizden kıskandığımız, İslam coğrafyasında ikilik ve kavgayı sona erdiremediğimiz kıvranan toprakların acısını dindiremediğimiz için tevbe edelim.
Tevbekar kullarını seven ve tevbeleri kabul eden Rabbimize sığındığımız bu mukaddes gecede, tevbemiz beratımız olsun. Bireysel ve toplumsal anlamda bizleri berata götürecek tevbeler edelim. Sadece dilde kalan değil, gönüle inen, ruhta yankı b ulan, öz eleştiri ve tefekkür ihtiva eden bir tevbe ile kavli ve fiili olarak istiğfar edelim.”