• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Başkasının adına hac veya umre yapılabilir mi?

Diyanet 2019 umre kayıtları beklenirken umre ibadetini yerine getirecek olan inananlar umre ile alakalı detayları araştırıyor. Umre nasıl yapılır? Başkasının adına hac veya umre yapılabilir mi? sorularının yanıtı merak ediliyor. İşte Umre ibadetine dair merak edilen ayrıntılar...

2019-08-19 14:12:00 - 2019-08-19 14:13:08
Başkasının adına hac veya umre yapılabilir mi?

Diyanet 2019 umre kayıtları beklenirken umre ibadetini yerine getirecek olan inananlar umre ile alakalı detayları araştırıyor. Umre nasıl yapılır? Başkasının adına hac veya umre yapılabilir mi? sorularının yanıtı merak ediliyor. İşte Umre ibadetine dair merak edilen ayrıntılar...

Başkasının adına hac veya umre yapılabilir mi?

Ölü ya da hayatta olsun başkası adına hac veya umre yapılarak sevabı bunlara bağışlanabilir. Başkası adına yapılacak nafile hac ve umre için, vekilin ehil olması ve adına haccettiği kimse için niyet edip ihrama girmesi yeterlidir.

İbadetler yalnız bedenle, yalnız mal ile veya hem beden hem de mal ile yapılanlar olmak üzere üçe ayrılır. Hangi şekilde yapılırsa yapılsın, yapılan bir ibadetin sevabı başkasına bağışlanabilir. Kendisine sevap bağışlanan kişi de bundan yararlanır.

Başkası adına, onun yerine ibadet yapılıp yapılamayacağı, şayet yapılabilirse, bununla o kişinin yükümlü olduğu farz ve vâcip ibadetlerin sorumluluğunun düşüp düşmeyeceği hususuna gelince:

a) Namaz, oruç, itikâf gibi sadece bedenle yapılan ibadetlerde vekâlet mutlak olarak câiz değildir. Hiç kimse başkası adına, onun yerine oruç tutamaz, namaz kılamaz. Bu tür ibadetlerin vekâleten yapılması ile yükümlünün sorumluluğu kalkmaz.

b) Zekât, kurban, sadaka gibi yalnız mal ile yapılan ibadetlerde vekâlet, mutlak olarak câizdir. Bir kimse zekâtını bizzat verebilecegi gibi, kendi adına vermek üzere başkasını vekil de edebilir.

c) Hac gibi hem bedenî hem de malî ibadetlerde ise, yükümlünün bizzat edadan aczi halinde vekâlet câizdir; aksi halde câiz değildir. Ölüm, yaşlılık, devamlı hastalık, kadınların birlikte yolculuk yapacak mahremlerinin bulunmayışı gibi sebeplerle bizzat haccedemeyecek kimselere vekâleten yapılan hac, onlar adına yapılmış olur. Bu durumdaki kimselerden, üzerlerine hac farz olmuş olanların, bedel göndererek vekâleten hac yaptırmaları gerekir. Vekâleten yapılan hac ile bunların hac borçları eda edilmiş sayılır.

Üzerlerine hac farz olduğu halde, kendileri haccetmedikleri gibi, bedel de göndermeden vefat eden kimselerin ise, kendi yerlerine haccetmek üzere bedel gönderilmesini vasiyet etmeleri gerekir. Bıraktıkları mirasın üçte biri, bedel gönderilecek kişinin masrafını karşıladığı halde, mirasçılar bedel göndermezlerse, Allah katında sorumlu olurlar. Mirasın üçte biri bedelin masrafını karşılamazsa veya ölenin bu konuda vasiyeti yoksa, mirasçılar bedel göndermekle sorumlu olmazlar. Ancak, vasiyet olmasa veya mirasın üçte biri bedel göndermeye yetmese bile, mirasçılar masrafını kendileri karşılayarak onun adına hacceder veya ettirirlerse, yükümlünün hac borcu ödenmiş olur. Rivayet edildiğine göre Has‘am kabilesinden bir kadın Peygamberimiz’e gelerek, babasının binek üzerinde duramayacak kadar yaşlı olduğunu söylemiş ve kendisinin onun adına haccedip edemeyeceğini sormuş, Peygamberimiz (asm) de buna izin vermiştir. (Buhârî, Hac, 1; Müslim, Hac, 407).

Şâfiîler'e göre ise, üzerine hac farz olduğu halde, haccetmeden vefat eden kişinin, bu konuda vasiyeti olmasa ve mirasının üçte biri hac masrafını karşılamasa bile, mirasçılar mirasın tamamı ile, onun adına haccetmek veya ettirmekle yükümlüdür. Çünkü Hz. Peygamber (asm) haccı diğer kul borçlarına benzetmiş ve Allah hakkının ödenmeye daha lâyık olduğunu ifade etmiştir. (Buhârî, Cezâü's-sayd, 22). Kendisine hac farz olduğu yıl, hac için yola çıkan fakat haccedemeden vefat eden kişinin bedel gönderilmesini vasiyet etmesi gerekmez ise de üzerine hac farz olduğu yıl haccetmeyip, daha sonra hac yolculuğuna çıkan kişi haccetmeden vefat ederse, yerine bedel gönderilmesini vasiyet etmesi gerekir. Bu durumda bedel, Ebû Hanîfe'ye göre bu kişinin memleketinden, Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed'e göre ise, vefat ettiği yerden gönderilir.

Umrenin hükmü nedir?

Hac* gibi belirli bir zamana bağlı olmaksızın yapılan Kâbe ziyareti anlamında bir terim. Umre, Hanefî ve Malikî mezheplerine göre sünnet-i müekkede, Şâfiî ve Hanbelî mezheplerine göre farzdır.

Hac sadece hac mevsiminde yapıldığı halde, umre her zaman yapılabilir. Ancak kurban bayramının arefe günü ile, bu bayramın dört gününde yapılması mekruhtur. Ramazanda yapılması ise daha çok sevaba vesîledir (Elmalılı H. Yazır, Halk Dini Kur'ân Dili, II, 709).

Umre esas itibariyle, Kâbe'yi tavaf (etrafında yedi defa dönmek) ve Safa ile Merve tepeleri arasında yedi defa sa'y (koşmak) dır. Hacda olduğu gibi; Müzdelife'ye gitmek, Arafat'ta vakfe yapmak, Mina'da şeytan taşlamak umrede yoktur.

Tavafın dört şavtı (Kabe'nin etrafında dört kere dönmek) umrenin rüknüdür. Vakit müstesna, hac için şart olan her şey, umre için de şarttır. Tavafın geri kalan üç şavtı, Safa ile Merve arasındaki sa'y ve bunun bitiminde tıraş olmak ya da saçları kısaltmak da umrenin vacipleridir. Haccın sünnetlerinden Safa ile Merve arasındaki sa'ye kadar olanların tümü umre için de sünnettir (bk. "Hac" mad). Sa'y bitince umre ibadeti sona erdiği için, hacdaki; Müzdelife, Arafat ve Mina ile ilgili sünnetler umrede söz konusu değildir.

Umre nasıl yapılır?

Mekke dışından olup da umre yapmak isteyen bir Müslüman mikat * yerinde, Mekkeli ise Harem* dışında ihrama* girer. "Allahım! Ben umre yapmak istiyorum, onu bana kolaylaştır ve benden kabul et" diyerek dua ve niyet eder, telbiye* de bulunur. Harem-i Şerif'e gelince Kâbe'nin etrafına yedi defa dolaşarak tavaf eder. İlk üç dolanışta biraz çalımlı yürür. Her dolanışta Hacerü'l-Esved* adındaki kutsal taşı selamlar. Tavaf bittikten sonra iki rek'at namaz kılar ve Safa tepesine gider. Oradan başlayarak, Safa ile Merve arasında yedi kere gider gelir. Buna; sa'y denilir. Daha sonra tıraş olarak veya saçlarını kısaltarak ihramdan çıkar. Böylece sona ermiş olur (el-Mevsılî, el-İhtiyar fi Ta'lili'l-Muhtar, 157; Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslâm İlmihali, 483, 508).

Hac için ihrama giren kişinin, ihramda iken yapması yasak olan şeyler, umre için ihrama giren kişi için de yasaktır. İhramda iken bu yasaklardan birisini yapan kimseye, hac için ihramda iken aynı yasağı işleyen kimse için gerekli olan ceza gerekir.

Umrenin tek rüknü olan tavafın ilk dört şavtını tamamlamadan karısıyla cinsî temasta bulunan kişinin umresi fasit olmuştur. Ancak bu duruma düşen kimse umreyi bırakmaz devam eder. Ceza olarak bir koyun kurban eder ve tekrar umre yapar. Tavâfın dört şavtını tamamladıktan sonra aynı yasağı işleyenin umresi ise fasit değildir, fakat onun da bir koyun kurban etmesi gerekir (Ömer Nasuhi Bilmen, a.g.e., 85/9).

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

munir mitis

Baskasinin Adina Yemek Yeniyorsa Onlar da yapilir iBADETLER FERDIDIR UYDURULAN ISLAMA GOR HERSEY OLUR HIC KIMSE KIMSE ADINA IBET YAPAMAZ HELE OLMUS OLANLARIN ZATEN AMEL DEFTERLERI KAPALI NASIL DEFTERI ARALAYIP ICINE YAZCAKLAR GELENEKSEL ISLAMA GORE PARAYI VER TAMAM OLUR CETE ISLAMI BU
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı