Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşması için önündeki en büyük engelin parlamenter sistem olduğunu söyleyen siyasetçiler ve STK temsilcileri art niyetli odakların başkanlık sistemini sistematik şekilde kötülediğini söylediler.
EKREM ŞAHAN / ANKARA - TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Ahmet İyimaya, her geçen gün halkın başkanlık sistemine desteğinin arttığını belirterek, “Başkanlık sistemini istemeyenler, bilgi temeline dayanmayan kötülemelerde bulunuyor. Halk başkanlık sistemini yeni yeni kavramaya ve anlamaya başladı. Özelikle 7 Haziran seçimlerinin ardından çözüm oluşturulamaması halk tarafından yıldırım hızıyla sistemin kavranmasına yol açtı. Ancak başkanlık ve hükümet sistemleri konusunda tereddütsüz bilgileri olan kişilerin yürüteceği anlatma ve tanıtma faaliyeti gelişime ivme kazandıracak. Arama konferanslarının öngördüğü sonucu, halkın başkanlık sisteminin erdemleri ve zorunluluğu konusunda bir kanaat sahibi yapacaktır” dedi.
Anayasa Komisyonu Üyesi ve AK Parti İstanbul Milletvekili Haydar Ali Yıldız ise, “Başkanlık sisteminin vatandaşa iyi anlatılamadığı notasında eleştiriler alıyorduk. Bizim yapmış olduğumuz salon toplantılarında ve birebir görüşmelerde başkanlık sistemiyle ilgili vatandaşın kafasındaki olumsuz bir takım ön yargıları ortadan kaldıracak bilgileri kendilerine sunduğumuzda ‘bu kadar güzel bir şeyi biz bilmiyorduk’ şeklinde tepki alıyoruz. Başkanlık sisteminde parti yasama ve Türkiye Büyük Millet Meclisi olacak. Milletvekilliği çok daha etkin bir hale gelecek. Yasama kendi yasama faaliyetinde bulunacak, yürütmenin başında olan yürütme faaliyeti başında olacak. Yargı bağımsız ve tarafsız olarak görevini ifade edecek diye ifade ettiğimizde vatandaş çok ciddi olarak başkanlık sistemini hararetle destekliyor ve savunuyor” ifadelerini kullandı.
Yeni anayasanın başkanlık sistemiyle anlam bulacağının altını çizen AK Parti Denizli Milletvekili Cahit Özkan da, “Milli iradenin üzerinde hiç bir vesayet makamı olmasın, hâkimiyet kayıtsız şartsız millete ait olsun. Eğer bu sistemi hayata geçirebilirsek; ne ara rejimler, ihanet çevrelerinin Türkiye Cumhuriyeti üzerinde bir hâkimiyet oluşturmaları söz konusu olmayacaktır” şeklinde konuştu.