Muhtarlar Toplantısı’nda konuşan Cumhurbaşkanı, “AB, söz verdiği vize serbestisi, fasılların açılması gibi adımları attığında biz de elbette iyi niyetimizi göstereceğiz. Ama artık tek taraflı adım atma dönemi bitti” dedi. Türkiye’nin Avrupa’da misafir değil ev sahibi olduğunu da vurgulayan Erdoğan, “Bizi Avrupa’dan dışlamaya ne Avrupa Birliği kurumlarının ne de ırkçılık hastalığının pençesine düşmüş Avrupa devletlerinin gücü yetmez” şeklinde konuştu.
YENİ AKİT / ANKARA
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen 30. Muhtarlar Toplantısı’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AP’nin müzakereleri dondurma tavsiye kararından sonra gerilen Türk-AB ilişkilerine yönelik önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, “Bizi Avrupa’dan dışlamaya ne Avrupa Birliği kurumlarının ne de ırkçılık hastalığının pençesine düşme tehlikesiyle karşı karşıya olan Avrupa devletlerinin gücü yetmez. Biz Avrupa’da misafir değil, ev sahibiyiz. AB ve bazı Avrupa ülkeleriyle son dönemde yaşadığımız sıkıntılar, güncel siyasi çatışmalardır” diye konuştu. AB ile yaşanan sorunun Türkiye kaynaklı olmadığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti: “Şayet ülkemize karşı olan anlamsız husumetini, çifte standardını bir kenara bırakırsa, hemen yarın Avrupa Birliği’ne tam üye olmaya hazırız. Avrupa Birliği, ülkemize söz verdiği ama kasıtlı olarak tutmadığı vize serbestisi, mülteciler için toplamda 6 milyar avro yardım, fasılların açılması gibi adımları attığında, biz de elbette iyi niyetimizi göstereceğiz. Ama artık tek taraflı adım atma dönemi bitti. Hani bizde bir söz var ya; ne kadar ekmek o kadar köfte!”
DOĞU, BATI’YA ALTERNATİF DEĞİLDİR
Batı’yla olan ilişkilerin Doğu’ya, Doğu ile olan ilişkilerin Batı’ya alternatif görmediklerini vurgulayan Erdoğan, “Tam tersine bu konumumuzu, kendimiz ve dostlarımız açısından birbirini tamamlayan, birbirini bütünleyen ilişkilerin teminatı olarak kabul ediyoruz. Aynı durum Karadeniz ve Akdeniz bölgeleri için de geçerlidir. Her iki denizin dört bir tarafındaki ülkeler, ‘kapı bir’ değilse de ‘denizimiz bir’ komşumuzdur” dedi. Avrupa Birliği meselesinde kararı üye ülkelere ve birlik kurumlarına bıraktıklarını anımsatan Erdoğan, “Şayet Avrupa, kendi üzerine düşenleri yaparsa, biz bugüne kadar verdiğimiz her sözün arkasında dururuz. Aksi takdirde kendileri bilirler” dedi.
TEK BAŞIMIZA DA KALSAK ZULME RIZA YOK
Suriye’de, Irak’ta gerçekleştirilen zulme rıza göstermelerinin kendilerinden beklenmemesini isteyen Cumhurbaşkanı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Halep’e düşen bombalar sebebiyle gözyaşı döken her çocuk, evladına sarılan her anne baba bizim kardeşimizdir. Her kim ki bize ‘Buralara karışma’ derse bilsin ki aslında ‘Kalbinizden bir parçayı söküp atın’ diyordur. Biz bunu yapamayız. Bu duruş, bize tarihin mirasıdır. Bu mücadelede Batı ülkelerinden destek görmek bir yana tam tersine çok ciddi engellemelerle karşılaşıyoruz. Tek başımıza kalsak da devam ederiz.”
DOLARLA BİZİ DİZE GETİREMEZSİNİZ
Büyüyen Türkiye’nin son olarak ekonomik suikast girişimlerine maruz tutulmaya çalışıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör örgütlerinin ağababaları, baktılar ki bu iş silahla, bombayla, tankla, uçakla olmuyor, bu defa bel altından vurmaya başladılar. Bu milleti, o 1 dolara satın aldığınız piyonlarınızla bunları karıştırmayın, darbenin ertesi günü 2,5 milyar dolarını bozdurup ekonomisine destek olmuş bir millettir. Bugün de dövizi silah gibi kullanarak Türkiye’yi dize getireceğinizi sanıyorsanız, aldanıyorsunuz” şeklinde konuştu.