Onlar; yaşadıkları döneme çalışmalarıyla, eserleriyle damga vurup iz bırakarak gittiler. Bugün, Halife Hârun Reşîd'i hayırla yâd ediyoruz.
Ebû Ca’fer Hârûn er-Reşîd, 763 yılında Tahran yakınlarında yer alan Rey’de doğdu.
Babası Halife Mehdî-Billâh, annesi Hayzürân bint Atâ olup Hz. Abbas’ın yedinci göbekten torunudur.
Küçük yaştan itibaren sarayda iyi bir eğitim gördü. Kur’an, hadis, fıkıh, nahiv ve edebiyat dersleri aldı.
779 ve 781 yıllarında Bizans’a düzenlenen seferleri komuta etti; önemli kaleler ele geçirildi. İstanbul Boğazı’nın doğu yakasındaki Khalkedon’a (Kadıköy) kadar ilerleyip Bizans’ı yıllık 90.000 dinar vergiye bağladı.
Bu başarıları üzerine babası tarafından “Reşîd” lakabı verilerek kardeşi Mûsâ el-Hâdî’den sonraki veliaht tayin edildi.
785 yılında babası vefat etti. Kardeşi Mûsâ el-Hâdî halife oldu. Mûsâ el-Hâdî, Hârûn’un yerine oğlu Ca‘fer’i veliaht yapmak istedi; Hârûn reddedince onu hapse attırdı.
Mûsâ el-Hâdî, kısa süre sonra vefat etti ve Hârûn er-Reşîd 786 yılında halife oldu.
787’de Bizans’ın Tarsus’u ele geçirmesine karşılık orayı geri alıp yeniden imar ettirdi.
Donanmayı güçlendirdi; 790-791 yıllarında Kıbrıs ve Girit’e sefer düzenledi, Bizans donanmasını mağlup etti.
797’de Bizans’a sefere çıktı, Safsâf Kalesi’ni aldı, Ankara’ya kadar ilerledi. Dîvân-ı Arz’ı kurarak orduyu sürekli denetimle savaşa hazır tuttu ve valilere geniş yetkiler verdi.
Mühründe, Allah’ın yüceliğini ve her türlü gücün O’na ait olduğunu vurgulayan “el-azametü ve’l-kudretü lillâh” yazılıydı.
Harun Reşit mûsikiyi severdi. Şair ve âlimleri himaye ederdi. Birçok şiir ve özdeyişi ezbere bilirdi; kendisinin de güzel şiirleri vardı.
Harun Reşit dindar bir insandı. Çok hacca gider ve çok cihad ederdi. Cömert bir insandı. Mütevazi bir insandı ve özellikle âlimlere büyük hürmeti vardı. Eğitime büyük bir değer verirdi. Oğlu Muhammed el-Emîn’in hocası Halef b. Ahmer görevine başlayacağı zaman ondan oğluna hocaya itaati, Kur’an ve Sünnet’i, tarihi, şiiri, konuşma âdâbını, münasebetsiz gülmemeyi öğretmesini istemiş, öğretirken de orta bir yol izlemesini tavsiye etmiştir. Kur’an okumaya ve hadis dinlemeye büyük önem verir, “kāriü emîri’l-mü’minîn” olarak anılan Saîd el-Allâf’ın kıraatini severdi.
Harun Reşit, devlet gelirlerinin hakkaniyet ölçüleri içerisinde tahsil edilmesine önem verirdi. Harun Reşit’in hilâfet yılları Abbâsîler’in en zengin dönemidir ve bu dönemde beytülmâle giren senelik gelirin 7500 kıntâr (yaklaşık 268 ton altın) değerini bulduğu rivayet edilir.
Harun Reşit, 808 yılında Horasan’daki isyanı bastırmak için sefere çıktı ancak Tûs’ta hastalandı. 24 Mart 809 tarihinde Tûs’ta vefat etti ve oraya defnedildi. (DİA)