Hac yolculuğu ve enflasyon Mansa Musa'nın eşsiz zenginliğini, etrafındaki dünyayı şekillendirmek için nasıl kullandığına da bakmak gerekiyor. Musa’nın harcamalarının en ikonik örneklerinden biri, 1324 yılında Mekke'ye yaptığı efsanevi hac yolculuğu. Hac olarak bilinen ve dini bir görev olan bu yolculuğu, Mansa Musa’nın tamamen farklı bir düzeye taşıdığı görülüyor. Musa’ya bu yolculukta askerler ve mahkeme görevlilerinin dahil olduğu 60.000 kişilik bir kervanın eşlik ettiği kaydediliyor. Mansa Musa ayrıca her biri 4 pound altın taşıyan tahmini 12.000 hizmetçiyi de beraberinde götürüyor. Mansa Musa, Afrika kıtasını ve Arap Yarımadasını dolaşırken karşılaştığı insanlara cömertçe altın dağıtıyor. Cömertliği o kadar büyük oluyor ki bölge ekonomisini bozuyor ve ziyaret ettiği şehirlerde enflasyona yol açıyor. Bu efsanevi yolculuk, Mansa Musa'nın tarihteki en zengin kişi olarak ününü daha da sağlamlaştırıyor. Bu, kayıtlı tarihte dolaşımdaki fazla altının bir bölgede enflasyona neden olduğu sadece birkaç olaydan biri. Bu, Musa’nın seyahatlerinde ne kadar altına sahip olduğunun da bir kanıtı. Mansa Musa'nın zenginlikleri sadece altınla da sınırlı değil. Onun hükümdarlığı Mali İmparatorluğunun genişlemesine ve gelişen bir kültürün, ekonominin ve altyapının gelişmesine tanık oluyor. Onun liderliği altında imparatorluk, İslam dünyasının dört bir yanından bilim adamlarının ve sanatçıların ilgisini çeken bir öğrenim ve ilim merkezi haline geliyor. Özellikle Timbuktu şehri, ünlü Sankore Üniversitesi'ne ve binlerce el yazması ile dolu çok sayıda kütüphaneye ev sahipliği yapan hareketli bir metropol ve bir bilgi merkezi haline geliyor.