Çocukların kendileri için çok değerli bilgi ve gelişim kaynağı olan, yeni keşiflere imkan veren doğayla çok güçlü bağları bulunduğunu söyleyen Yazgan, şunları kaydetti: "Burada en temel endişe kaynağı, yetişkinlerin dünyayı, doğayı ve çevrelerindeki insanları önemsemediğini düşünmeleri. Ebeveynler her ne kadar çocuklarının endişelenmemesi için korumacı bir tavır takınsa da çocuklar bunu önemsememek olarak algılıyor. Anne-babalar harekete geçmeleri noktasında çocuklarına destek vermek istemekle onlara fazla sorumluluk yüklememek ve hayatlarına daha fazla stres katmamak arasında kalıyor, sonuçta çocuklarını iklim krizi gibi korkutucu gerçeklerden uzak tutma yolunu arıyorlar. Ancak çocuklarına çevre bilinci aşılamak isteyen aileler öncelikle çocuklarının onları örnek aldıklarının bilincinde olmalı. Çocuklar birçok alışkanlığı ve bilgiyi yakınlarındakine bakarak, görerek, yaptıklarını tekrar ederek kazanırlar. Çocukların inandıkları konularda harekete geçmelerine olanak sağlayacak ve teşvik edecek olanlar da anne-baba ve öğretmenler başta olmak üzere yetişkinlerdir. Bu karmaşık duyguların üstesinden gelmeleri için yapılacak en önemli şey ise çocuklarla bu konuları konuşmak, doğayı ve gezegenimizi önemsediğimizi gerçek ve fark yaratan adımlarla onlara göstermek."