• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
12
Yeniakit Publisher
Sürekli tatlı krizine girenler dikkat! Bakın sebebi neymiş

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Sürekli tatlı krizine girenler dikkat! Bakın sebebi neymiş

Gün içinde aniden gelen tatlı krizlerini ve çikolata aşermelerini sadece iradesizliğe bağlıyorsanız büyük bir hata yapıyorsunuz demektir. Vücudun durdurulamaz şeker arayışı, aslında içeride bazı hayati vitamin ve minerallerin tamamen tükendiğinin sinsi bir alarmıdır. Hücresel açlığı bitiren, şeker krizlerini bıçak gibi kesen o gizli nedenleri ilk kez bu kadar net okuyacaksınız. Detaylar haberimizde!

#1
Foto - Sürekli tatlı krizine girenler dikkat! Bakın sebebi neymiş

VÜCUDUN ŞEKER ÇIĞLIĞI VE TATLI KRİZLERİNİN GERÇEK YÜZÜ Birçok insan gün içinde aniden bastıran tatlı yeme isteğini sadece psikolojik bir kaçamak ya da irade zayıflığı olarak kabul eder. Oysa tıp dünyası, durdurulamaz şeker aşermelerinin arkasında çoğunlukla hücresel düzeyde yaşanan ciddi bir kıtlık olduğunu belirtiyor. Vücut, enerji üretebilmek için ihtiyaç duyduğu mikro besinleri bulamadığında beyne en hızlı enerji kaynağı olan glukozu, yani şekeri alması için acil durum sinyali gönderir. Bu durum geçici tatlı atıştırmalıklarıyla çözülmeye çalışıldığında ise kan şekeri hızla dalgalanır ve kısır bir döngü başlar. Dolayısıyla eliniz sürekli çikolataya veya hamur işine gidiyorsa, mesele psikolojik değil biyokimyasal bir eksiklik olabilir.

#2
Foto - Sürekli tatlı krizine girenler dikkat! Bakın sebebi neymiş

KROM EKSİKLİĞİ VE İNSÜLİN DENGESİ Tatlı krizlerinin arkasında yatan en sinsi ve en yaygın mineral eksikliklerinin başında hiç şüphesiz krom elementi gelmektedir. Krom, besinlerle aldığımız şekerin hücre içine girerek enerjiye dönüşmesini sağlayan insülin hormonunun en yakın çalışma arkadaşıdır. Eğer vücudunuzda yeterli miktarda krom bulunmuyorsa, insülin hormonu hücre kapılarını açamaz ve şeker kanda birikmeye başlar. Hücreler içeride aç kaldığı için beyne sürekli olarak "daha fazla şeker gönder" talimatı verir ve bu durum sizi amansız bir tatlı krizine sürükler. Özellikle yemeklerden hemen sonra gelen ani tatlı isteği, krom depolarınızın tamamen boşaldığının en net ve en somut göstergesidir. Bu eksikliği gidermek için beslenme düzenine brokoli, yumurta sarısı, hindi eti ve tam tahıllı gıdaları düzenli olarak eklemek gerekir. Krom seviyesi normal değerlerine ulaştığında, hücreler şekeri kolayca işleyebildiği için tatlı krizleri de kendiliğinden bıçak gibi kesilecektir. İrade gücüyle aylarca savaşamadığınız o çikolata kriziniz, sadece doğru bir mineral takviyesiyle birkaç günde kontrol altına almanız mümkündür. Dolayısıyla şekere olan zaafınızı yenmenin ilk kuralı, hücrelerinizin bu gizli anahtarını yerine koymaktan geçer.

#3
Foto - Sürekli tatlı krizine girenler dikkat! Bakın sebebi neymiş

MAGNEZYUM KITLIĞI VE GECE GELEN ÇİKOLATA YEME İSTEĞİ Özellikle geceleri aniden bastıran ve sadece çikolata yiyerek sakinleşen tatlı krizlerinin arkasındaki gizli suçlu magnezyum eksikliğidir. Magnezyum, glukoz metabolizmasında ve vücudun enerji üretim zincirinde aktif olarak görev alan üç yüzden fazla enzimin çalışmasını sağlar. İlginç bir şekilde, ham kakao dünyadaki en yüksek doğal magnezyum kaynaklarından biri olduğu için vücudunuz bu eksikliği çikolata isteyerek kapatmaya çalışır. Ancak tüketilen şekerli ve işlenmiş çikolatalar, vücuttaki magnezyumun daha da hızlı tükenmesine yol açarak sorunu kronikleştirir. Göz seğirmesi, bacak krampları ve geçmeyen halsizliğe eşlik eden tatlı krizleri yaşıyorsanız acilen magnezyum depolarınızı kontrol ettirmelisiniz. Çiğ kabak çekirdeği ve badem tüketmek, bu döngüyü kırmanın en sağlıklı ve en doğal yoludur.

#4
Foto - Sürekli tatlı krizine girenler dikkat! Bakın sebebi neymiş

ÇİNKO EKSİKLİĞİ VE TAT DUYUSUNUN ŞEKERE BAĞIMLI HALE GELMESİ Bağışıklık sisteminin temel direği olan çinko minerali, aynı zamanda dilimizdeki tat alma reseptörlerinin sağlıklı çalışmasında da kritik bir rol oynar. Vücutta çinko seviyeleri düştüğünde, tat alma duyusunda mikroskobik düzeyde körelmeler meydana gelir ve bireyler besinlerin tadını tam olarak algılayamazlar. Bu durum, beynin tat doyumuna ulaşabilmek için çok daha yoğun, baskın ve uyarıcı olan şekerli gıdalara yönelmesine neden olur. Yani çinko eksikliği çeken biri, yediği normal bir meyvenin şekerini az bularak doğrudan yapay tatlılara karşı aşırı bir arzu geliştirebilir. Aynı zamanda çinko, insülinin pankreasta depolanması ve salgılanması süreçlerini de doğrudan yöneten hayati bir mineraldir. Eksikliğinde insülin dengesi bozulduğu için, ani açlık atakları ve şeker dalgalanmaları günlük yaşamın kaçınılmaz bir parçası haline gelir. Deniz ürünleri, kabak çekirdeği ve kırmızı et gibi çinko zengini besinleri tüketmek bu gizli tat tuzağını bozacaktır. Hücrelerin çinkoya doyması, hem iştah kontrolünü kolaylaştırır hem de yapay şekerlere olan bağımlılığı kökten bitirir.

#5
Foto - Sürekli tatlı krizine girenler dikkat! Bakın sebebi neymiş

ENERJİ FABRİKASININ ÇÖKÜŞÜ: B VİTAMİNLERİ VE HALSİZLİK B kompleksi vitaminleri, özellikle B1, B3 ve B6, vücuda alınan karbonhidratların ve yağların enerjiye dönüştürülmesinden sorumlu olan asıl işçilerdir. Eğer beslenmenizde B vitamini eksikliği varsa, yediğiniz yemekler hücreleriniz için gerçek bir enerjiye dönüşemez ve kendinizi sürekli yorgun hissedersiniz. Bu kronik halsizlik karşısında beyin, en hızlı ve en zahmetsiz enerji kaynağı olan rafine şekere yönelerek tatlı krizlerini tetikler. Tam tahıllar, baklagiller ve yağsız etler tüketerek B vitamini depolarını doldurmak, vücudun kendi enerjisini üretmesini sağlayarak şeker ihtiyacını ortadan kaldırır.

#6
Foto - Sürekli tatlı krizine girenler dikkat! Bakın sebebi neymiş

B12 VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ VE SİNİRSEL AÇLIK ATAKLARI Sinir sisteminin koruyucu kalkanı olan B12 vitamini eksikliği, nörolojik sinyallerin beyne eksik veya hatalı iletilmesine neden olur. Bu durum bireylerde kaygı, huzursuzluk, unutkanlık ve ani duygu durumu değişiklikleri gibi psikolojik dalgalanmalar yaratır. Beyin, bu duygusal boşluğu ve gerginliği hızla yatıştırabilmek için mutluluk hormonu olan serotonini salgılatacak şekerli gıdaların tüketilmesini ister. Yani B12 eksikliğinin yarattığı tatlı krizleri aslında fiziksel bir açlıktan ziyade, sinir sisteminin kendini sakinleştirme çabasıdır. Kırmızı et, yumurta ve süt ürünleri gibi hayvansal gıdaları yetersiz tüketenlerde bu sinsi açlık atakları çok daha sık görülür. Vitamin seviyeleri normal sınırlara çekilmediği sürece, tatlı yiyerek sağlanan o sahte mutluluk hissi birkaç saat içinde yerini daha büyük krizlere bırakacaktır. Zihinsel dinginliği korumak ve sinirsel şeker ataklarını durdurmak için B12 depolarının dolu olması şarttır.

#7
Foto - Sürekli tatlı krizine girenler dikkat! Bakın sebebi neymiş

D VİTAMİNİ VE LEPTİN HORMONUNUN SİNDİRİM TUZAĞI Güneş vitamini olarak bilinen D vitamini, vücuttaki tokluk hormonu olan leptinin salgılanma düzeylerini doğrudan kontrol eder. Kronik D vitamini eksikliği yaşayan bireylerde leptin hormonu görevini tam olarak yapamaz ve kişi yemek yese bile beyne "doydum" sinyali gitmez. Bu kronik tatminsizlik hissi, en hızlı doyuma ulaştıran ve beyindeki ödül merkezini uyaran tatlı gıdalara karşı zaaf geliştirir. Özellikle kış aylarında tatlı krizlerinin ve kilo alımının artması, azalan güneş ışığı ve düşen D vitamini seviyeleriyle doğrudan bağlantılıdır. Doktor kontrolünde yapılacak basit bir D vitamini takviyesi, iştah mekanizmasını yeniden düzene sokarak gereksiz şeker aşermelerini önler.

#8
Foto - Sürekli tatlı krizine girenler dikkat! Bakın sebebi neymiş

KALSİYUM EKSİKLİĞİ VE KAN ŞEKERİNİN ANİ DÜŞÜŞÜ Kalsiyum sadece kemik sağlığı için değil, hücrelerin birbirleriyle haberleşmesi ve kan şekerinin dengede kalması için de hayati bir mineraldir. Vücutta kalsiyum miktarı azaldığında, hücre içi sinyal mekanizmaları bozulur ve insülin salınımında ani aksamalar meydana gelir. Bu aksamalar kan şekerinin beklenmedik anlarda hızla düşmesine, yani hipoglisemi ataklarına neden olarak kişiyi acil şeker arayışına iter. Yoğurt, süt, peynir ve badem gibi kalsiyum kaynaklarını düzenli tüketmek, kan şekerinin gün içinde stabil kalmasını sağlar. Kemiklerinizi korurken aynı zamanda tatlı krizlerinizi de engelleyecek bu minerali beslenmenizden asla eksik etmemelisiniz.

#9
Foto - Sürekli tatlı krizine girenler dikkat! Bakın sebebi neymiş

DEMİR EKSİKLİĞİ VE ANEMİNİN OLUŞTURDUĞU TATLI TUZAĞI Özellikle kadın okuyucuların en büyük ortak sorunlarından biri olan demir eksikliği anemisi, dokulara giden oksijen miktarını ciddi oranda azaltır. Oksijensiz kalan hücreler, enerjiyi verimli bir şekilde üretemediği için sürekli bir hücresel boğulma ve kıtlık hali yaşarlar. Vücut bu acil enerji açığını kapatabilmek için en kestirme yol olan saf şekere, yani tatlılara karşı muazzam bir açlık geliştirir. Kansızlık çeken kişilerin sürekli halsiz uyanması ve gün içinde çikolataya sarılması tamamen bu oksijensiz enerji arayışının bir sonucudur. Ancak şeker tüketimi, demir emilimini daha da azaltarak kansızlığı derinleştiren tehlikeli bir kısır döngü yaratır. Pekmez, kırmızı et, ıspanak ve kuru baklagiller gibi demir yönünden zengin besinleri c vitaminiyle birlikte tüketmek bu döngüyü kırar. Kan değerleriniz yükseldikçe, hücrelerinize giden oksijen artacak ve vücudunuz sahte enerji kaynaklarına olan ihtiyacını tamamen unutacaktır. Dolayısıyla geçmeyen tatlı krizleriniz varsa, meselenin kökündeki kansızlık ihtimalini mutlaka değerlendirmelisiniz.

#10
Foto - Sürekli tatlı krizine girenler dikkat! Bakın sebebi neymiş

RAFİNE ŞEKERİN VİTAMİN DEPOLARINI YAĞMALAMASI GERÇEĞİ İşin en acı ve ironik kısmı, tatlı krizine girip şeker tükettikçe vücudunuzdaki vitamin ve mineral depolarının daha da hızla tükenmesidir. Vücut, yapay ve rafine şekeri metabolize edebilmek, yani yakabilmek için elinde kalan son magnezyum, krom ve B vitaminlerini de harcar. Yani yediğiniz her dilim pasta, sizi bir sonraki gün daha şiddetli bir tatlı krizine sokacak biyolojik altyapıyı hazırlar. Bu tehlikeli tuzaktan kurtulmanın tek yolu, paketli ve şekerli gıdaları hayatınızdan kademeli olarak çıkarmaktır. Temiz beslenme modeline geçiş yapıp depoları doldurmadıkça, şeker bağımlılığını sadece psikolojik çabayla yenmek neredeyse imkansızdır.

#11
Foto - Sürekli tatlı krizine girenler dikkat! Bakın sebebi neymiş

TATLI KRİZLERİNİ EVDE BIÇAK GİBİ KESEN DOĞAL ÇÖZÜMLER Aniden bastıran bir tatlı krizini sağlıklı yollarla atlatmanın en etkili yöntemi, bir bardak ılık suya tarçın ekleyip içmektir. Tarçın, insülin hormonunu taklit ederek kan şekerini saniyeler içinde dengeler ve açlık hissini ortadan kaldırır. Ara öğünlerde tüketeceğiniz bir avuç çiğ badem veya bir kase yoğurt, içerdiği kalsiyum ve magnezyum sayesinde şeker aşermelerini sakinleştirir. Gün içinde susuz kalmamaya özen göstermek de beynin susuzluk sinyallerini açlık veya tatlı isteğiyle karıştırmasının önüne geçer. Kendinize zaman tanıyın, kan tahlillerinizi düzenli yaptırın ve vücudunuzun sesini dinleyerek eksik olanı doğru besinlerle yerine koyun. Şekersiz ve sağlıklı bir yaşam, doğru adımlarla düşündüğünüzden çok daha yakındır.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23