“Uçan kuşa borcumuz var… İlçeyi yıkıp yeniden yapsan bu kadar harcayamazsın” diyerek, görevi devraldığı ANAVATAN’lı Hamit Nişancı’yı hedef tahtasına oturttu. Soyer’in bu iddiasını “komik” bulan eski başkan Nişancı ise; “Belediyenin uçan kuşa borcu varsa, Soyer seçimden sonra 200 personeli nasıl almış?” diyerek, daha koltuğa oturur oturmaz ilçede kadrolaşma seferberliği başlatan Soyer’in maskesini düşürdü. Bu arada, Soyer göreve geldikten kısa bir süre sonra ilçede aksilikler başladı. Çıkan yangınla Seferihisar ormanlarının yüzde 3’lük bölümü yok oldu. İlçe halkı, orman yangının yaralarını sarmaya çalışırken, Soyer, “en büyük arzum” dediği, Seferihisar’a ‘Citta-slow’ unvanını kazandırmakla meşgul oldu. Zaten, 49.5 kilometreyle en uzun sahil şeridine sahip olan Seferihisar, tamamı 59 olan ‘citta-slow’ kriterlerinin yaklaşık 50’sine Tunç Soyer göreve gelmeden önce sahipti. Haliyle kısa sürede bu unvana kavuştu. İlçede hayatı yavaşlatan Soyer, bu arada çok hızlı hareket ederek belediyenin 120 dönüm arazisini elden çıkardı.