• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
7
Yeniakit Publisher
Sialendoskopi yöntemi öne çıktı: Susuzluk değil, uyarı: Ağız kuruluğu hafife alınmamalı
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Sialendoskopi yöntemi öne çıktı: Susuzluk değil, uyarı: Ağız kuruluğu hafife alınmamalı

Ağız kuruluğu da uzmanlar tarafından en ciddi şekilde uyarılar verdiği bir konu olarak önümüze çıkıyor artık.

#1
Foto - Sialendoskopi yöntemi öne çıktı: Susuzluk değil, uyarı: Ağız kuruluğu hafife alınmamalı

Ağız kuruluğu basit bir susuzluk hissi gibi görünse de ciddi hastalıkların habercisi olabilir. Sialendoskopi yöntemiyle kesisiz ve minimal invaziv müdahalelerle tükürük bezlerinin fonksiyonu korunuyor, yaşam kalitesi artırılıyor.

#2
Foto - Sialendoskopi yöntemi öne çıktı: Susuzluk değil, uyarı: Ağız kuruluğu hafife alınmamalı

Ağız kuruluğu, çoğu kişi tarafından basit bir susuzluk hissi olarak değerlendirilse de, aslında ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabiliyor. Kulak, Burun ve Boğaz alanında uzman isimlerden biri olan Doç. Dr. Nesrettin Fatih Turgut, özellikle kronik ağız kuruluğu yaşayan bireylerin dikkatli olması gerektiğini vurguluyor.

#3
Foto - Sialendoskopi yöntemi öne çıktı: Susuzluk değil, uyarı: Ağız kuruluğu hafife alınmamalı

Medicana International Samsun Hastanesi’nde görev yapan Doç. Dr. Turgut, halk arasında hafife alınan bu belirtiye karşı modern tıbbın sunduğu minimal invaziv çözümlerden biri olan sialendoskopi yönteminin önemine dikkat çekiyor. “Ağız kuruluğu sadece rahatsızlık vermekle kalmaz, altta yatan ciddi hastalıkların sinyali olabilir. Özellikle sjögren sendromu gibi bağışıklık sistemi kaynaklı rahatsızlıklarda erken tanı hayat kurtarıcıdır” diyor.

#4
Foto - Sialendoskopi yöntemi öne çıktı: Susuzluk değil, uyarı: Ağız kuruluğu hafife alınmamalı

Sialendoskopi, tükürük bezlerine kesi yapılmadan ulaşarak kanalların içinden uygulanan bir yöntem olarak öne çıkıyor. Doç. Dr. Turgut, “Ameliyat izi oluşmaz, bez kaybı riski minimaldir. İşlem günübirlik olup hasta çoğu zaman aynı gün günlük yaşamına dönebilir. Gerektiğinde güvenle tekrarlanabilir” açıklamasını yapıyor. Bu yöntem sadece ağız kuruluğunu hafifletmekle kalmıyor, bez dokusunun ilerleyici hasarını durdurarak yaşam kalitesini artırıyor. Bilimsel araştırmalar da erken dönemde uygulanan sialendoskopinin tükürük akışını artırıp tekrarlayan enfeksiyonları azaltabildiğini gösteriyor.

#5
Foto - Sialendoskopi yöntemi öne çıktı: Susuzluk değil, uyarı: Ağız kuruluğu hafife alınmamalı

Sjögren sendromu, bağışıklık sisteminin kendi dokularına saldırdığı bir hastalık olarak biliniyor. Hastalık tükürük ve gözyaşı bezlerinin işlevini bozarken, konuşma, yutkunma ve sindirim gibi günlük fonksiyonları da zorlaştırabiliyor. Tedavi edilmeyen vakalarda diş kayıpları, sık enfeksiyonlar ve kalıcı bez hasarları görülebiliyor. Doç. Dr. Turgut, “Tekrarlayan tükürük bezi şişliklerinde altta yatan kanal tıkanıklıkları mutlaka araştırılmalı” uyarısında bulunuyor.

#6
Foto - Sialendoskopi yöntemi öne çıktı: Susuzluk değil, uyarı: Ağız kuruluğu hafife alınmamalı

Geleneksel yöntemlerin aksine sialendoskopi, milimetrik kamera sistemiyle tükürük kanallarına girilerek daralmış bölgelerin balon veya mikro aletlerle açılmasına olanak tanıyor. İltihaplı alanlara doğrudan ilaç uygulanabiliyor, böylece sistemik yan etkiler minimuma indiriliyor. Doç. Dr. Turgut, “Bez tamamen alınmadan fonksiyon korunuyor. Erken tanı ve deneyimli ekiple yapılan müdahaleler, milimetrik bir dokunuşla yaşam kalitesinde büyük fark yaratıyor” şeklinde konuşuyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23