Piyasadaki bazı karma ürünlere eklenen kalsiyum, yüksek sodyum ve koruyucu maddelere de dikkati çeken Çiçek, kontrolsüz ve yüksek kalsiyum içeren ürünlerin damar sertliği riski bulunan kişilerde damar yapısını olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Çiçek, “Kalp yetmezliği, hipertansiyon, diyabet veya böbrek rahatsızlığı bulunan hastaların hekimlerine danışmadan bu ürünleri kullanmasını kesinlikle istemiyoruz” dedi. Kronik hastalıkları ve düzenli kullanılan ilaçları dikkate almadan kolajen takviyesine başlanmaması gerektiğini vurgulayan Çiçek, “Doktor kontrolü olmadan, ‘Komşum kullandı, ben de alayım’ denilerek kullanılmamalı. Böbrek veya karaciğer fonksiyonlarındaki hafif bir aksama, dışarıdan alınan ekstra protein ve takviye yüküyle ağırlaşabilir. İlaç etkileşimleri yaşanabilir. Mevcut hastalıklar göz önüne alınmadan atılan her adım ciddi bir sağlık riskidir” ifadelerini kullandı. Cilt sağlığı için en pahalı kolajen takviyesinden daha etkili bir önlem bulunduğunu belirten Çiçek, “Güneş, cildimizdeki mevcut kolajeni en hızlı tahrip eden faktördür. Bu nedenle ultraviyole ışınlarından korunmak hayati önem taşıyor” dedi. Doğal kolajen için bunları tüketin Prof. Dr. Çiçek, vücudun doğal kolajen üretimini destekleyen besinleri şöyle sıraladı: C vitamini: Turunçgiller, kivi, çilek, biber ve yeşil yapraklı sebzeler. Kaliteli protein: Balık, yumurta, et, tavuk, süt ürünleri ve baklagiller. Mineraller: Çinko ve bakırdan zengin kuruyemişler, tam tahıllar ve deniz ürünleri. Kemik ve tavuk suyu: Dengeli beslenmenin parçası olabilir ancak içindeki kolajenin doğrudan cilde gittiği düşünülmemeli.