Ağacın kafeye sıcaklık kattığını ifade eden Tan, "Bu şimdi ağaç akıllık bir ağaç. Kesmeye de kıyamadık. İçimize el vermedi. Zaten adı bu ağacın salkım söğüt. Bu yüzden yaprakları falan göze çok hoş geliyor ama çok da tabii pisliği oluyor. Onu da göz ardı ediyoruz. Buraya da bir sıcaklık verdiğini düşünüyorum. Yani sonuçta o da bir canlı. Hiçbir zaman düşünmedik. Şimdi şöyle ağacımız çok dikkat çekiyor. Hem öğrenciler hem hastaneye gelen hasta yakınları, hastalar. Sanki onlara bir moral, motivasyon gibi bir şey oluyor böyle renkli bir şey görmek" ifadelerini kullandı. Kafe ilkkez ağacı görüp giren Medine Karabatak, "Buradan geçerken ağaç dikkatimi çekti. 'Bir gireyim, bir çay içeyim, bir deneyeyim.' dedim. Özellikle ortadaki ağaç çok dikkatimi çekmişti. Kafenin tam ortasında bir ağaç var. Başkası olsa keser, yer açardı ama onlar kıyamamış, süslemişler. Bu da bizim çok hoşumuza gitti. Sonuçta o da bir canlı. Bu düşünce bizi daha da etkiledi. Çok seviyoruz" diye konuştu.