• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
25
Kâfirler üzerine yapılacak gazâdan daha üstün tuttular… Uyanış Büyük Selçuklu’daki ‘tokat’tan sonra bu ayrıntı çok konuşulur!

2021-01-01 18:08:47
Kâfirler üzerine yapılacak gazâdan daha üstün tuttular… Uyanış Büyük Selçuklu’daki ‘tokat’tan sonra bu ayrıntı çok konuşulur!

TRT 1 ekranlarında nefes kesen Uyanış Büyük Selçuklu 15.bölüm önizlemesi bomba etkisi yaptı.

#1
Foto - Büyük beğeni toplayan bölümde yer alan ve Selçuklu ordusunun Melikşah önderliğinde Bizans ordusuna karşı savaştığı sahneler büyük beğeni toplamıştı.

Büyük beğeni toplayan bölümde yer alan ve Selçuklu ordusunun Melikşah önderliğinde Bizans ordusuna karşı savaştığı sahneler büyük beğeni toplamıştı.

#2
Foto - Yeni bölümde Melikşah ve Hasan Sabbah karşı karşıya geldi. Diziyi izleyenler arasında asıl olay şimdi başlıyor yorumları yapıldı.

Yeni bölümde Melikşah ve Hasan Sabbah karşı karşıya geldi. Diziyi izleyenler arasında asıl olay şimdi başlıyor yorumları yapıldı.

#3
Foto - Uyanış Büyük Selçuklu’nun 15.Bölümüne az bir zaman kala ‘Hasan Sabbah’ ile ilgili hikayenin ön planda tutulacağı tahmin ediliyor.

Uyanış Büyük Selçuklu’nun 15.Bölümüne az bir zaman kala ‘Hasan Sabbah’ ile ilgili hikayenin ön planda tutulacağı tahmin ediliyor.

#4
Foto - Dizi takipçileri Hasan Sabbah kimdir? Hasan Sabbah ile Sultan Melikşah arasındaki temas? Hasan Sabbah devletin içinde neler yapmıştır? Gibi soruları araştırdı. Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi’nde Hasan Sabbah ile ilgili çarpıcı bilgiler yer aldı.

Dizi takipçileri Hasan Sabbah kimdir? Hasan Sabbah ile Sultan Melikşah arasındaki temas? Hasan Sabbah devletin içinde neler yapmıştır? Gibi soruları araştırdı. Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi’nde Hasan Sabbah ile ilgili çarpıcı bilgiler yer aldı.

#5
Foto - Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah, İslâm dünyası için ciddi bir tehlike oluşturan Hasan Sabbâh ve adamlarıyla mücadeleyi bir devlet politikası haline getirdi. Bir yandan Nizâmiye medreseleriyle Sünnîliği takviye ederek onlarla ilmî sahada mücadele verirken öte yandan Alamut ve Rûdbâr bölgesindeki komutanlarından Yoruntaş’a Hasan Sabbâh ve adamlarını şiddetle tenkil etmesi için emir verdi.

Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah, İslâm dünyası için ciddi bir tehlike oluşturan Hasan Sabbâh ve adamlarıyla mücadeleyi bir devlet politikası haline getirdi. Bir yandan Nizâmiye medreseleriyle Sünnîliği takviye ederek onlarla ilmî sahada mücadele verirken öte yandan Alamut ve Rûdbâr bölgesindeki komutanlarından Yoruntaş’a Hasan Sabbâh ve adamlarını şiddetle tenkil etmesi için emir verdi.

#6
Foto - Yoruntaş’ın Alamut’u kuşattığı bir sırada ölmesi (484/1091) harekâtın sonuçsuz kalmasına sebep oldu. Ancak Bâtınîler’le mücadeleyi sürdürmek kararında olan Sultan Melikşah, Emîr Arslantaş ile Emîr Koltaş’ı büyük bir orduyla Hasan Sabbâh ve başdâî Hüseyin Kâinî üzerine sevketti. Amîr Kızıl Sarığ’ı da Arslantaş’a yardım etmek üzere Alamut’a gönderdi.

Yoruntaş’ın Alamut’u kuşattığı bir sırada ölmesi (484/1091) harekâtın sonuçsuz kalmasına sebep oldu. Ancak Bâtınîler’le mücadeleyi sürdürmek kararında olan Sultan Melikşah, Emîr Arslantaş ile Emîr Koltaş’ı büyük bir orduyla Hasan Sabbâh ve başdâî Hüseyin Kâinî üzerine sevketti. Amîr Kızıl Sarığ’ı da Arslantaş’a yardım etmek üzere Alamut’a gönderdi.

#7
Foto - Fakat önce Vezir Nizâmülmülk’ün Ebû Tâhir Arrânî adında bir fidâî tarafından öldürülmesi, arkasından Sultan Melikşah’ın henüz otuz sekiz yaşında iken şüpheli bir biçimde ölümü (485/1092) harekâtın başarıya ulaşmasını engelledi. Bazı eserlerde Sultan Melikşah ile Hasan Sabbâh arasında mektup teâtisinden bahsedilmektedir.

Fakat önce Vezir Nizâmülmülk’ün Ebû Tâhir Arrânî adında bir fidâî tarafından öldürülmesi, arkasından Sultan Melikşah’ın henüz otuz sekiz yaşında iken şüpheli bir biçimde ölümü (485/1092) harekâtın başarıya ulaşmasını engelledi. Bazı eserlerde Sultan Melikşah ile Hasan Sabbâh arasında mektup teâtisinden bahsedilmektedir.

#8
Foto - Buna göre Sultan Melikşah, Hasan Sabbâh’ı yeni bir din icat etmekle ve bazı cahilleri aldatmakla suçluyor ve eğer hatasında ısrar ederse kalelerini yerle bir edeceğini ifade ediyordu. Hasan Sabbâh ise verdiği cevapta Müslüman olduğunu, Abbâsîler’in hilâfeti gasbettiğini, hilâfetin gerçek sahibinin Fâtımîler olduğunu söylüyor, sultanı Nizâmülmülk’ün entrikalarına karşı uyarıyor ve Selçuklu Devleti’ni tehdit ediyordu. Ancak İbrahim Kafesoğlu, böyle bir mektuplaşmanın olmadığını ve bunun daha sonraki dönemde propaganda amacıyla uydurulduğunu söylemektedir (Sultan Melikşah Devrinde Büyük Selçuklu İmparatorluğu, s. 134-135).

Buna göre Sultan Melikşah, Hasan Sabbâh’ı yeni bir din icat etmekle ve bazı cahilleri aldatmakla suçluyor ve eğer hatasında ısrar ederse kalelerini yerle bir edeceğini ifade ediyordu. Hasan Sabbâh ise verdiği cevapta Müslüman olduğunu, Abbâsîler’in hilâfeti gasbettiğini, hilâfetin gerçek sahibinin Fâtımîler olduğunu söylüyor, sultanı Nizâmülmülk’ün entrikalarına karşı uyarıyor ve Selçuklu Devleti’ni tehdit ediyordu. Ancak İbrahim Kafesoğlu, böyle bir mektuplaşmanın olmadığını ve bunun daha sonraki dönemde propaganda amacıyla uydurulduğunu söylemektedir (Sultan Melikşah Devrinde Büyük Selçuklu İmparatorluğu, s. 134-135).

#9
Foto - Bâtınîler, Sultan Melikşah’ın ölümünden sonra hânedan mensupları arasında başlayan taht kavgaları ve Haçlılar’ın bazı Müslüman topraklarını işgal etmeleriyle oluşan ortamdan faydalanarak nüfuz sahalarını genişletip faaliyet ve cinayetlerini arttırdılar.

Bâtınîler, Sultan Melikşah’ın ölümünden sonra hânedan mensupları arasında başlayan taht kavgaları ve Haçlılar’ın bazı Müslüman topraklarını işgal etmeleriyle oluşan ortamdan faydalanarak nüfuz sahalarını genişletip faaliyet ve cinayetlerini arttırdılar.

#10
Foto - 1096 veya 1102’de Lemeser’in bir baskınla ele geçirilmesi Hasan Sabbâh için önemli bir başarı oldu ve bu sayede Rûdbâr’daki hâkimiyetini daha da pekiştirdi. Aynı tarihlerde Girdkûh, Şahdiz ve Hâlincân kalelerini de zaptetmeleri Bâtınîler’in stratejik konumunu büyük ölçüde kuvvetlendirdi. Devleti’nin başlıca merkezlerini propaganda ile baskı altında tutuyordu. Bu karışık ortamdan faydalanarak hemen her gün beş on Müslümanı öldüren fidâîler, Bâtınîler’e düşman birini vezir tayin ettiği için Sultan Berkyaruk’a da saldırıp yaraladılar.

1096 veya 1102’de Lemeser’in bir baskınla ele geçirilmesi Hasan Sabbâh için önemli bir başarı oldu ve bu sayede Rûdbâr’daki hâkimiyetini daha da pekiştirdi. Aynı tarihlerde Girdkûh, Şahdiz ve Hâlincân kalelerini de zaptetmeleri Bâtınîler’in stratejik konumunu büyük ölçüde kuvvetlendirdi. Devleti’nin başlıca merkezlerini propaganda ile baskı altında tutuyordu. Bu karışık ortamdan faydalanarak hemen her gün beş on Müslümanı öldüren fidâîler, Bâtınîler’e düşman birini vezir tayin ettiği için Sultan Berkyaruk’a da saldırıp yaraladılar.

#11
Foto - Daha sonra Berkyaruk ile Muhammed Tapar arasındaki mücadele sırasında Berkyaruk’un ordusuna sızarak ordu içinde nüfuzlarını arttırmaya başladılar. Hasan Sabbâh’ın siyasî, dinî ve askerî şahsiyetleri öldürtmesi bir terör havası oluşturdu; ona muhalif emîr ve kumandanlar elbiselerinin altına zırh giymeden evlerinden dışarı çıkamaz oldular.

Daha sonra Berkyaruk ile Muhammed Tapar arasındaki mücadele sırasında Berkyaruk’un ordusuna sızarak ordu içinde nüfuzlarını arttırmaya başladılar. Hasan Sabbâh’ın siyasî, dinî ve askerî şahsiyetleri öldürtmesi bir terör havası oluşturdu; ona muhalif emîr ve kumandanlar elbiselerinin altına zırh giymeden evlerinden dışarı çıkamaz oldular.

#12
Foto - Hasan Sabbâh’ın faaliyetlerine ve tertip ettiği cinayetlere şahit olan Enûşirvân b. Hâlid, o devirde Müslümanların içinde bulunduğu durumu tam bir felâket şeklinde nitelendirir ve yollarda emniyetin kalmadığını, fidâîlerin hiç çekinmeden cinayet işlediklerini, sultanların onlara karşı bir çare bulamadığını, halkın sürekli korku içinde yaşadığını ve Sultan Berkyaruk’un Bâtınîler’i ortadan kaldırmaya karar verdiğini görenlerin kendi düşmanlarını Bâtınîlik’le itham edip haksız yere adam öldürülmesine sebep olduklarını söyler (Bündârî, s. 67-68).

Hasan Sabbâh’ın faaliyetlerine ve tertip ettiği cinayetlere şahit olan Enûşirvân b. Hâlid, o devirde Müslümanların içinde bulunduğu durumu tam bir felâket şeklinde nitelendirir ve yollarda emniyetin kalmadığını, fidâîlerin hiç çekinmeden cinayet işlediklerini, sultanların onlara karşı bir çare bulamadığını, halkın sürekli korku içinde yaşadığını ve Sultan Berkyaruk’un Bâtınîler’i ortadan kaldırmaya karar verdiğini görenlerin kendi düşmanlarını Bâtınîlik’le itham edip haksız yere adam öldürülmesine sebep olduklarını söyler (Bündârî, s. 67-68).

#13
Foto - Hasan Sabbâh’ın fidâîlerinin estirdiği bu terör havasından endişeye kapılan devlet adamları, Sultan Berkyaruk’u uyararak vakit geçirmeden tedbir alınmadığı takdirde telâfi edilemeyecek zararlara uğrayacaklarını söylediler.

Hasan Sabbâh’ın fidâîlerinin estirdiği bu terör havasından endişeye kapılan devlet adamları, Sultan Berkyaruk’u uyararak vakit geçirmeden tedbir alınmadığı takdirde telâfi edilemeyecek zararlara uğrayacaklarını söylediler.

#14
Foto - Bunun üzerine Sultan Berkyaruk Şâban 494’te (Haziran 1101) Bâtınîler’e karşı harekete geçti ve 300 kişiyi öldürttü. Halife Müstazhir-Billâh’a da haber gönderip Bağdat’ta Bâtınî oldukları bilinenlerin yakalanmasını istedi. Aynı yıl Emîr Bozkuş’un sevk ve idaresindeki büyük bir ordu Kuhistan üzerine gönderildi; ancak Bâtınîler Emîr Bozkuş’u rüşvet karşılığında muhasaradan vazgeçirdiler.

Bunun üzerine Sultan Berkyaruk Şâban 494’te (Haziran 1101) Bâtınîler’e karşı harekete geçti ve 300 kişiyi öldürttü. Halife Müstazhir-Billâh’a da haber gönderip Bağdat’ta Bâtınî oldukları bilinenlerin yakalanmasını istedi. Aynı yıl Emîr Bozkuş’un sevk ve idaresindeki büyük bir ordu Kuhistan üzerine gönderildi; ancak Bâtınîler Emîr Bozkuş’u rüşvet karşılığında muhasaradan vazgeçirdiler.

#15
Foto - Emîr Çavlı da bu yıl içinde Fars ve Hûzistan’daki Bâtınîler’e karşı bir sefer düzenledi ve 300 kişiyi öldürtüp mallarına el koydu. Emîr Bozkuş 497’de (1104), Horasan askerleriyle gönüllülerden oluşan bir ordu ile Tabes Kalesi’ne saldırdı; kale ve civarındaki köyler tahrip edilerek Bâtınîler’in bir kısmı öldürüldü, bir kısmı da esir alındı.

Emîr Çavlı da bu yıl içinde Fars ve Hûzistan’daki Bâtınîler’e karşı bir sefer düzenledi ve 300 kişiyi öldürtüp mallarına el koydu. Emîr Bozkuş 497’de (1104), Horasan askerleriyle gönüllülerden oluşan bir ordu ile Tabes Kalesi’ne saldırdı; kale ve civarındaki köyler tahrip edilerek Bâtınîler’in bir kısmı öldürüldü, bir kısmı da esir alındı.

#16
Foto - Hasan Sabbâh’ın fidâîleri, Berkyaruk’tan sonra tahta geçen Sultan Muhammed Tapar devrinde de cinayetlerini sürdürdüler.

Hasan Sabbâh’ın fidâîleri, Berkyaruk’tan sonra tahta geçen Sultan Muhammed Tapar devrinde de cinayetlerini sürdürdüler.

#17
Foto - Hasan Sabbâh’la uğraşmayı kâfirler üzerine yapılacak gazâdan daha üstün tutan Muhammed Tapar onunla ciddi bir şekilde mücadele etmek üzere harekete geçti. Sultan ilk seferini Şahdiz Kalesi üzerine düzenledi ve burayı kısa bir kuşatmadan sonra zaptetti; kale hâkimi Ahmed b. Abdülmelik b. Attâş öldürüldü. Bu zafer Müslümanlar arasında büyük bir sevinçle karşılandı ve her tarafa fetihnâmeler gönderildi.

Hasan Sabbâh’la uğraşmayı kâfirler üzerine yapılacak gazâdan daha üstün tutan Muhammed Tapar onunla ciddi bir şekilde mücadele etmek üzere harekete geçti. Sultan ilk seferini Şahdiz Kalesi üzerine düzenledi ve burayı kısa bir kuşatmadan sonra zaptetti; kale hâkimi Ahmed b. Abdülmelik b. Attâş öldürüldü. Bu zafer Müslümanlar arasında büyük bir sevinçle karşılandı ve her tarafa fetihnâmeler gönderildi.

#18
Foto - Sultan 503 (1109) yılında veziri Ahmed b. Nizâmülmülk’ü büyük bir ordu ile Alamut’a sevketti, ancak kış yüzünden sonuç alınamadı. 505’te (1111) Emîr Anuştegin Şîrgîr Bâtınîler’e ait Bire Kalesi’ni ele geçirdi.

Sultan 503 (1109) yılında veziri Ahmed b. Nizâmülmülk’ü büyük bir ordu ile Alamut’a sevketti, ancak kış yüzünden sonuç alınamadı. 505’te (1111) Emîr Anuştegin Şîrgîr Bâtınîler’e ait Bire Kalesi’ni ele geçirdi.

#19
Foto - Muhammed Tapar, ayrıca Halep Meliki Alparslan el-Ahras ile Reîsülahdâs Saîd b. Bedî‘den şehirdeki Bâtınîler’in öldürülmelerini istedi. Bunun üzerine Ebû Tâhir es-Sâiğ, İsmâil ed-Dâî ve Hakîm el-Müneccim’in kardeşi gibi Hasan Sabbâh’ın Suriye’deki vekilleriyle çok sayıda Bâtınî öldürüldü (507/1113).

Muhammed Tapar, ayrıca Halep Meliki Alparslan el-Ahras ile Reîsülahdâs Saîd b. Bedî‘den şehirdeki Bâtınîler’in öldürülmelerini istedi. Bunun üzerine Ebû Tâhir es-Sâiğ, İsmâil ed-Dâî ve Hakîm el-Müneccim’in kardeşi gibi Hasan Sabbâh’ın Suriye’deki vekilleriyle çok sayıda Bâtınî öldürüldü (507/1113).

#20
Foto - Muhammed Tapar Alamut’u ve Hasan Sabbâh’ı ele geçirmek üzere yine Emîr Anuştegin Şîrgîr’i görevlendirerek Karaca, Gündoğdu, İlkavşut ve Bozan gibi birçok kumandanı onun emrine verdi. 11 Rebîülevvel 511’de (13 Temmuz 1117) başlayan Alamut kuşatması Zilhicce ayına (Nisan 1118) kadar sürdü. Hasan Sabbâh ve adamları açlıktan perişan bir duruma düşmüşlerdi.

Muhammed Tapar Alamut’u ve Hasan Sabbâh’ı ele geçirmek üzere yine Emîr Anuştegin Şîrgîr’i görevlendirerek Karaca, Gündoğdu, İlkavşut ve Bozan gibi birçok kumandanı onun emrine verdi. 11 Rebîülevvel 511’de (13 Temmuz 1117) başlayan Alamut kuşatması Zilhicce ayına (Nisan 1118) kadar sürdü. Hasan Sabbâh ve adamları açlıktan perişan bir duruma düşmüşlerdi.

#21
Foto - Kale alınarak fitne fesat yuvası temizlenmek üzere iken Sultan Muhammed Tapar’ın ölüm haberi geldi ve askerler kuşatmayı kaldırıp İsfahan’a döndüler. Muhammed Tapar’ın yerine geçen Sencer, Horasan meliki olduğu sırada Bâtınîler’e karşı yürüttüğü mücadeleyi devam ettirmek istedi.

Kale alınarak fitne fesat yuvası temizlenmek üzere iken Sultan Muhammed Tapar’ın ölüm haberi geldi ve askerler kuşatmayı kaldırıp İsfahan’a döndüler. Muhammed Tapar’ın yerine geçen Sencer, Horasan meliki olduğu sırada Bâtınîler’e karşı yürüttüğü mücadeleyi devam ettirmek istedi.

#22
Foto - Ancak Hasan Sabbâh onun hizmetindeki bir câriyeyi kandırarak bir gece yatağının başucuna bir hançer saplattı ve onu öldürtebileceğine dair haber gönderdi. Böylece gözü korkutulan Sultan Sencer Hasan Sabbâh ve Bâtınîler’le uğraşmadı ve onlara belli şartlarda eman verdi. Atâ Melik Cüveynî, Alamut’un Moğollar tarafından zaptı (1256) sırasında kütüphanede Sencer’in birkaç fermanını gördüğünü ve bu fermanlarda sultanın onları dostluk ve barışa çağırdığını, kendileriyle iyi geçinmek istediğini söyler (Târîh-i Cihângüşâ, III, 127).

Ancak Hasan Sabbâh onun hizmetindeki bir câriyeyi kandırarak bir gece yatağının başucuna bir hançer saplattı ve onu öldürtebileceğine dair haber gönderdi. Böylece gözü korkutulan Sultan Sencer Hasan Sabbâh ve Bâtınîler’le uğraşmadı ve onlara belli şartlarda eman verdi. Atâ Melik Cüveynî, Alamut’un Moğollar tarafından zaptı (1256) sırasında kütüphanede Sencer’in birkaç fermanını gördüğünü ve bu fermanlarda sultanın onları dostluk ve barışa çağırdığını, kendileriyle iyi geçinmek istediğini söyler (Târîh-i Cihângüşâ, III, 127).

#23
Foto - Parlak bir zekâya, teşkilâtçılık vasıflarına sahip, basiretli, kabiliyetli, cebir, geometri, astronomi, sihir ve dinî ilimlere vâkıf bir kişi olan ve düzenli örgütüyle, etrafa dehşet saçan fidâîleriyle insanların düşünce ve inanç dünyasına hâkim olmak isteyen Hasan Sabbâh 6 Rebîülâhir 518 (23 Mayıs 1124) tarihinde, aralıksız otuz beş yıl faaliyet gösterdiği Alamut Kalesi’nde öldü. İsmâilî kaynakları onu çilekeş, kanaatkâr, ciddi bir insan olarak tanıtır ve oğullarından birini şarap içtiği, diğerini de Hüseyin Kâinî cinayetinden sorumlu tuttuğu için öldürttüğünü kaydeder.

Parlak bir zekâya, teşkilâtçılık vasıflarına sahip, basiretli, kabiliyetli, cebir, geometri, astronomi, sihir ve dinî ilimlere vâkıf bir kişi olan ve düzenli örgütüyle, etrafa dehşet saçan fidâîleriyle insanların düşünce ve inanç dünyasına hâkim olmak isteyen Hasan Sabbâh 6 Rebîülâhir 518 (23 Mayıs 1124) tarihinde, aralıksız otuz beş yıl faaliyet gösterdiği Alamut Kalesi’nde öldü. İsmâilî kaynakları onu çilekeş, kanaatkâr, ciddi bir insan olarak tanıtır ve oğullarından birini şarap içtiği, diğerini de Hüseyin Kâinî cinayetinden sorumlu tuttuğu için öldürttüğünü kaydeder.

#24
Foto - Tarihçi Bernard Lewis Hasan Sabbâh’ın hüccet (imamın temsilcisi) ve dâî olduğunu, asla imamlık iddiasında bulunmadığını söyler. Hasan Sabbâh’a göre otoritenin temel kaynağı Allah tarafından tayin edilen imâm-ı ma‘sûmdur; şeriat ve ilâhiyat ancak hakikatin temsilcisi olan imamın tâlimiyle öğrenilebilir. Sadakat ve itaati esas alan bu öğreti Hasan Sabbâh’ın elinde güçlü bir silâha dönüştü ve mevcut düzen için siyasî, içtimaî ve dinî bakımdan büyük bir tehlike haline geldi. Onun çağdaşı olan Gazzâlî, Bâtınîliğin bu görüşlerini reddetmek amacıyla Feḍâʾiḥu’l-Bâṭıniyye adlı bir eser yazmıştır.

Tarihçi Bernard Lewis Hasan Sabbâh’ın hüccet (imamın temsilcisi) ve dâî olduğunu, asla imamlık iddiasında bulunmadığını söyler. Hasan Sabbâh’a göre otoritenin temel kaynağı Allah tarafından tayin edilen imâm-ı ma‘sûmdur; şeriat ve ilâhiyat ancak hakikatin temsilcisi olan imamın tâlimiyle öğrenilebilir. Sadakat ve itaati esas alan bu öğreti Hasan Sabbâh’ın elinde güçlü bir silâha dönüştü ve mevcut düzen için siyasî, içtimaî ve dinî bakımdan büyük bir tehlike haline geldi. Onun çağdaşı olan Gazzâlî, Bâtınîliğin bu görüşlerini reddetmek amacıyla Feḍâʾiḥu’l-Bâṭıniyye adlı bir eser yazmıştır.

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23