PTS ve Kaçış Güzergahı Şüphesi: 06 SNL 10 plakalı aracın Tunceli’den çıkış kaydı olmaksızın Elazığ’dan geri dönüş yapması, sevk yazısında "suç delillerini nakletme veya cesedi gizleme faaliyeti" olabileceğine dair makul şüphe olarak nitelendirildi. Sonel'in bu teknik bulguyu cevapsız bırakması, tutuklama gerekçeleri arasında sayıldı. Kuvvetli Suç Şüphesi ve Baz Birliği: Başsavcılık, daraltılmış baz raporlarının şüpheye yer bırakmayacak kadar net olduğunu vurguladı. Gülistan Doku’nun son görüldüğü saatlerde Sonel’in, diğer şüpheliler Umut Altaş ve Şükrü Eroğlu ile aynı noktada (Sarı Saltuk Viyadüğü) bir arada olduğunun teknik olarak kanıtlandığı, bu durumun "tesadüf" ile açıklanamayacağı belirtildi. Delilleri Yok Etme ve Karartma Girişimi: Sevk evrakında, Gülistan Doku’ya ait sim kartın usulsüz şekilde ele geçirilip Ankara’ya gönderilmesi ve dijital verilerin silinmesi sürecinde Sonel’in ve yakın çevresinin doğrudan rol oynadığına dair somut bulgulara yer verildi. Yargı, şüphelinin serbest kalması halinde henüz ulaşılamayan dijital verilere ve tanıklara müdahale etme riskini "yüksek" gördü. OĞUL SONEL’İN MAĞDURİYET VE EMPATİ ÜZERİNDEN YÜRÜTTÜĞÜ SAVUNMA STRATEJİSİ TUTMADI Mustafa Türkay Sonel’in ifadesi boyunca sürdürdüğü "Sınavlarıma hazırlanmam gerekirken buradayım" şeklindeki profesyonel mağduriyet dili, başsavcılığın sevk yazısında karşılık bulmadı. Yargı makamları, bir genç kızın hayatına mal olan olaydaki "kamu düzenini sarsan ağır suç şüphesini", şüphelinin kişisel konforundan ve eğitim hayatından üstün tuttu.