• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
7
Yeniakit Publisher
Dünyada tek örneği Ankara'da: Tam 3 bin 200 yaşında!

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
IHA Giriş Tarihi:

Dünyada tek örneği Ankara'da: Tam 3 bin 200 yaşında!

Ankara’da yer alan Gordion Antik Kenti’ndeki Midas Tümülüsü, barındırdığı 3 bin 200 yıllık ahşap mezar ile dünyadaki tek örnek olarak öne çıkıyor. Polatlı ilçesindeki devasa tümülüs 2023 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınırken, ulaşılan kalıntılar Anadolu Medeniyetleri Müzesi ve Gordion Müzesi’nde sergileniyor.

#1
Foto - Dünyada tek örneği Ankara'da: Tam 3 bin 200 yaşında!

Frig medeniyetinin başkenti Gordion’da bulunan ve halk arasında ‘Midas Tümülüsü’ olarak bilinen tümülüsün Kral Midas’a değil babası Gordias’a ait olduğu belirtildi. 53 metre yüksekliğinde ve 300 metre çapındaki tümülüsün içerisinde yaklaşık 3 bin 200 yıllık ardıç ağaçlarından oluşan ahşap mezarın günümüze kadar korunarak ulaşması dikkat çekerken, mezardan çıkarılan 99 fibula da Friglerin metal işçiliğindeki ustalığını ortaya koydu. Gordion Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Kadim Koç, tümülüsün dünyanın ikinci büyük tümülüsü olduğunu belirterek, Gordion’un sahip olduğu tümülüslerin bölgenin tarihi zenginliğini ortaya koyduğunu ifade etti.

#2
Foto - Dünyada tek örneği Ankara'da: Tam 3 bin 200 yaşında!

Goridon’un aslında tümülüslerle dolu olduğunu kaydeden Gordion Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Kadim Koç, “Bu kadar tümülüsün bir arada bulunduğu ender yerlerden biri. Şu anda Polatlı bölgesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından tescillenmiş 130 tümülüs bulunmakta. Gordion’da 90’a yakın tümülüsümüz var. Bunların en büyüğü herkes tarafından bilinen Midas tümülüsü. Bu tümülüs dünyanın ikinci büyük tümülüsü. Birinci tümülüs de yine bizde. O da Lidyalılar’a ait Manisa’daki tümülüsümüz.” diye konuştu.

#3
Foto - Dünyada tek örneği Ankara'da: Tam 3 bin 200 yaşında!

“İÇERİSİNDE DÜNYANIN TEK ÖRNEK AHŞAP MEZARI BULUNUYOR” Bu tümülüsün 53 metre yüksekliğinde 300 metre çapında devasa bir tümülüs olduğunu kaydeden Koç, “Bu tümülüsün bir özelliği var. Açılmış bir tümülüs. İçerisinde dünyanın tek örnek ahşap mezarı bulunuyor. UNESCO’da buna dayanarak bizleri UNESCO kalıcı listesine dahil etti.” ifadelerini kullandı.

#4
Foto - Dünyada tek örneği Ankara'da: Tam 3 bin 200 yaşında!

TÜMÜLÜS, MİDAS’IN DEĞİL BABASI GORDİAS’IN MEZARI Tümülüsün herkes tarafından Midas’ın tümülüsü zannedildiğini aktaran Koç, “1957 yılında bu tümülüs kazısı yapılıp mezara ulaştığında Ulus Gazetesi Midas’ın babası Gordias’ın mezarı bulundu. Gordias’ın iskeleti bulundu demesine rağmen yıllar içerisinde Midas o kadar ünlü ki antik çağın en ünlü kişiliklerinden birisi. Bunun için de bir türlü babası oğlunun önüne geçemedi. Günümüzde de insanlar halen biz ne kadar ‘Midas’ın babası için yaptığı bir tümülüs, babasının mezarı burası’ desek de insanlar Midas’ı tanıdığı için, Midas’ın renkli kişiliği ön plana çıktığı için hep Midas tümülüsü olarak bilinir.” şeklinde konuştu.

#5
Foto - Dünyada tek örneği Ankara'da: Tam 3 bin 200 yaşında!

“ÇATAL İĞNENİN ANA VATANI BURASI, İLK ÇATAL İĞNELER BURADA ÜRETİLMİŞ” Tümülüsün içindeki bulgulardan sonra çok önemli bilgiler edinildiğine değinen Koç, “Bu bulgulardan sonra anlaşıldı ki Frigler dünyanın en iyi ahşap oymacılığını yapmışlar. En iyi halı dokumacılığını yapmışlar. Bu da çok önemli. İçeriden çıkan bronz maddelere baktığımızda fibulalar yani çatal iğnenin ana vatanı burası, ilk çatal iğneler burada üretilmiş. 99 tane çatal iğne çıktı.” dedi.

#6
Foto - Dünyada tek örneği Ankara'da: Tam 3 bin 200 yaşında!

“ARDIÇ AĞAÇLARININ HALEN ÇÜRÜMEDİĞİNİ VE GÜNÜMÜZE KALDIĞINI GÖRÜYORUZ” Ahşap yapı olarak bakıldığında 6 metre 15 santimetreye 5 metre 15 santimetre ebadında bir mezar olduğunu söyleyen Koç, “Ardıç ağaçlarının halen çürümediğini ve günümüze kaldığını görüyoruz. Ardıç ağaçlarının yaşlarını da hesapladığımızda neredeyse 3 bin 200 yıl önceki bir ağacı bozulmadan görebiliyoruz. Kazı esnasında da çok değişik olaylar yaşamıştık. Bir Türk bilim insanı ve Amerikan bilim insanı birlikte bu kazıyı gerçekleştirmişlerdi ama o zamanki teknikle kazı bir sulu sondajla yapılmıştı. Yani tepeden girilerek aşağı doğru sondajla girilmişti. Sondaj sırasında her ne kadar dikkat edilse de biraz mezara zarar vermiş. Orada olan ahşapla birlikte kumaş dokulara da zarar vermiştir.” ifadelerine yer verdi.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23