Çok az kişi biliyor! İşte İstanbul ilçelerinin isim hikayesi
İstanbul tarihi, doğal güzellikleri ve eşsiz manzaralarıyla milyonları hayran bırakıyor.
İstanbul tarihi, doğal güzellikleri ve eşsiz manzaralarıyla milyonları hayran bırakıyor.
Tarihi yapıları içerisinde birçok hikayeyi barından İstanbul'un en çok da tarihi ilçelerinin isimleri merak konusu oldu.
İŞTE TEK TEK TARİHİ GÜNÜMÜZE TAŞIYAN HİKAYELER...
BAKIRKÖY Gözde semtlerden biri olan Bakırköy, Bizans’ın son döneminde “Uzunköy” anlamına gelen “Makrohori” adıyla, daha sonra “Makriköy” olarak anılmaya başlandı. Bunun yanında 1925’te ulusal sınırlar içindeki yabancı kaynaklı adların değiştirilmesiyle ise Atatürk’ün isteğiyle şimdiki adına kavuştu.
BEŞİKTAŞ Dolmabahçe gibi mükemmel bir ev sahipliği yapan bu semtimiz de dünyanın en iyi ilçelerinden biri konumunda. Beşiktaş İstanbul’un fethi sırasında küçük bir Rum köyüydü. Barbaros Hayrettin Paşa’nın gemilerine demir attırıp halatlarını bağlamak amacıyla diktirdiği 5 adet taş direkten geldiği söyleniyor.
TAKSİM Turistlerin gözde yerlerinden biri olan Taksim, yüz binlerce kişiyi ağırlıyor. 1. Mahmut döneminde yapılmış olan meydanın köşesindeki sivri kubbeli yapıdan adını alıyor. Bu yapının ismi ise kente ilk defa kuzey ormanlarından su getirilip, suların taksim edildiği yer olarak bilinen “Maksem”den geliyor.
EMİNÖNÜ Çok bilinen, çok ziyaretçi çeken bir diğer semt ise Eminönü. Sahil kenarı, balıkçıları, pazarlarıyla keyifli zaman geçirilen bu ilçenin ismi, Fatih Sultan Mehmet döneminden itibaren “Gümrük Eminliği” binası bulunduğu için “Eminlik Önü” diye anılıyordu. Ancak daha sonra semtin adı zamanla bugünkü haline dönüştü.
BEBEK Elit ilçelerden biri olan Bebek ise, ismini Sultan Fatih’in Rumeli Hisarı’nın yapımı ve kuşatması sırasında bölge asayişini sağlamak için “Bebek Çelebi” lakaplı bir bölük başı tayin etmesinin ardından aldı.
KABATAŞ Kabataş, yıldırım düşmesi sonucu Güngörmez Kilisesinin havaya uçan taşlarından birinin buraya düşmesinden geliyor.
GÖZTEPE Göztepe ise 1329'da bölgede bir Ahi tekkesi kurulmuş, burada Bizans'ı gözleyen ve devlete bilgi aktaran dervişlere de 'Gözcü Babalar' denmiştir. Bunlardan biri olan Gözcü Baba'nın burada gönüllü olmasından dolayı bölgeye 'Gözcü Baba Tepesi' denmiş, zamanla Göztepe halini almıştı.
KALAMIŞ Kalamış isminin kökeni, Rumca “kalamis” kelimesine dayandırılıyor. “Sazlık” veya “kamışlık” anlamına gelen bu kelime, bazı kaynaklarda “kalamati” olarak da geçiyor. Yaklaşık 65-70 yıl öncesine kadar bölgede yoğun biçimde bulunan kısa ve sık sazlıkların, semte bu ismin verilmesinde etkili olduğu düşünülüyor.
ŞAŞKINBAKKAL Bu ilçeyi çoğu kişi bilmez, ancak ismi oldukça garip. Rivayete göre, burada henüz yerleşimin olmadığı dönemlerde, bir zat, bu alabildiğine uzanan bomboş kırlık alanda, sadece bir kaç çiftlik evi için bakkal benzeri bir yer açmaya karar vermiş ve bu kararını uygulamıştır. Adama da bundan ötürü Şaşkın Bakkal denmiş.
BOMONTİ Tahmin de edileceği üzere bu ilçenin adı bir bira markası. İsmini çok eski dönemlerde, 1890'da kurulan Bomonti Bira Fabrikası'ndan alıyor.
MECİDİYEKÖY Yine İstanbul’un en yoğun olan ilçelerinden birinden bahsediyoruz. Rivayetlere göre semtin adı, bu bölgede ilk iskan Sultan Abdülmecid döneminde (1839lar), muhacirlere (Balkan göçmenlerine) toprak verilmesiyle başladığı için padişahın isminden yola çıkarak verilmiştir.
NİŞANTAŞI Osmanlı döneminde atış talimi veya yarışlarda atılan okun düştüğü yere hatıra olarak dikilen kitabeli taşlara 'nişantaşları' denilirdi. Bu yerlerden birisi de III.Selim ve II.Mahmud'un ilgi odağı olan bugünkü Nişantaşı civarıydı.
CADDEBOSTAN 18. yüzyılda tarla ve ağaçlarla kaplı bir alan olan Caddebostan, zamanla kaçakların saklandığı bir yer hâline geldi. Bu durum, bölgede devriye gezen Bostancı birliklerinin sıkı denetimleriyle sonuçlandı. O dönemde halk arasında “Cadı Bostanı” olarak anılan semtin adı, ilerleyen yıllarda Cemal Paşa’nın burayı sahiplenmesiyle birlikte “Caddebostanı”na evrildi.
MERTER Tekstilin kalbi Merter’de ise daha önceleri Ahmet Merter'e ait 'Merter Çiftliği' bulunuyordu. Rivayetlere göre bu geniş arazinin iskana açılması ile semt 'Merter' olarak anılmaya başladı.
UNKAPANI Burası için iki rivayet olduğu söyleniyor. İlk rivayete göre Osmanlı döneminde bölgede 'kapan' denilen büyük teraziler olduğu ve sahilinde buğday yüklü gemiler demir attıkları için denmiştir. Diğer rivayete göre ise semt, buranın esnafa un dağıtım yeri olmasından almıştır
TOPKAPI Rivayetlere göre İstanbul’un fethinden sonra bölgenin “Topkapı” adını almasının sebebi, Fatih Sultan Mehmet’in buraya yerleştirdiği toplardır. Fetihten önce otağını bu bölgeye kurduran Fatih, surların dövülmesinde kullanılan büyük topları İstanbul alındıktan sonra da uzun süre burada bırakmıştır. Zamanla bu silahların bulunduğu alan, halk arasında “Topkapı” olarak anılmaya başlanmıştır.
HORHOR Rivayete göre Fatih Sultan Mehmet burada yürürken yerin altından su sesleri duyar ve yanındakilere, 'Buraya bir çeşme yapın baksanıza 'hor hor' su sesleri geliyor' der ve buraya bir çeşme yapılır. Bundan dolayı, Horhor adını alan çeşme, bulunduğu semte ismini verir.
ARNAVUTKÖY Son olarak Arnavutköy'ün en eski adı Hestai'dir. Bizans döneminde Promotu ve Anaplus olarak da bilinirdi. Fatih Sultan Mehmet'in Arnavutluk ve Epir'e egemen olduktan sonra, 1486 yılında getirilen Arnavutların buraya yerleştirilmesinden dolayı bölge Arnavutköy adını almıştır. Kaynak: Ekonomim.com
WhatsApp İhbar Hattı
+90 (553) 313 94 23