• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
14
Yeniakit Publisher
Antidepresan ve sinirsel hapların kullanımı neden arttı? İletişim uzmanı Taner Akkuş açıkladı...
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Antidepresan ve sinirsel hapların kullanımı neden arttı? İletişim uzmanı Taner Akkuş açıkladı...

2016 yılında 45 milyon 132 bin kutu olan antidepresan kullanımı, 2024 itibarıyla 71 milyon 527 bin kutuya ulaşarak dikkat çekici bir artış sergiledi. Son 10 yılda bu ilaçlara olan talep yüzde 58,5 oranında artarken, yalnızca son bir yıl içinde yaklaşık 6 milyon kutuluk bir yükseliş kaydedildi. Bu çarpıcı veriler, toplumun akıl sağlığına yönelik ihtiyaçlarının giderek arttığını gözler önüne seriyor. Konuyla ilgili olarak Sosyal hizmetler ve İletişim uzmanı Taner Akkuş ile bir röportaj gerçekleştirdik. Akkuş, detaylı bir değerlendirmede bulunarak önemli tespitlerini paylaştı.

#1
Foto - Antidepresan ve sinirsel hapların kullanımı neden arttı? İletişim uzmanı Taner Akkuş açıkladı...

YeniAkit.Com.Tr | İstanbul – Sağlık Soru: Sayın Taner Akkuş, son yıllarda Türkiye’de antidepresan, anksiyolitik (sinirsel ilaçlar) ve ağrı kesici kullanımında ciddi bir artış gözleniyor. Bu durumu yalnızca bireysel ruhsal rahatsızlıkların artışı olarak mı yorumluyorsunuz, yoksa daha derin toplumsal nedenler mi söz konusu?

#2
Foto - Antidepresan ve sinirsel hapların kullanımı neden arttı? İletişim uzmanı Taner Akkuş açıkladı...

Taner Akkuş: Kesinlikle ikincisi. Bu artış, bireysel rahatsızlıkların ötesinde, toplumun derin yapısal zorluklarını ve içsel sağlığın sistematik erozyonunu gözler önüne seriyor. Pandeminin yarattığı travma, ardından gelen ekonomik kriz, kronik işsizlik, yüksek enflasyonun ağır yükü, gelecek kaygısı, göç dalgaları, doğal afetler ve gündelik hayatın giderek ağırlaşan stresi, insanları umutsuzluk ve kaygının pençesine itiyor. İnsanlar daha fazla mutsuz ve çaresiz hissediyor; yardım arayışı artıyor ancak bu arayış çoğu zaman en hızlı ve erişilebilir çözüme, yani ilaç reçetesine yöneliyor.

#3
Foto - Antidepresan ve sinirsel hapların kullanımı neden arttı? İletişim uzmanı Taner Akkuş açıkladı...

Soru: Kullanım rakamları gerçekten dikkat çekici. Son verilere göre tüketim nasıl bir seyir izledi?

#4
Foto - Antidepresan ve sinirsel hapların kullanımı neden arttı? İletişim uzmanı Taner Akkuş açıkladı...

Taner Akkuş: Evet, rakamlar çarpıcı. 2016 yılında 45 milyon 132 bin kutu olan antidepresan kullanımı, 2024 itibarıyla 71 milyon 527 bin kutuya yükseldi. Son 10 yılda artış oranı yüzde 58,5 olurken, yalnızca son bir yılda antidepresan kullanımı yaklaşık 6 milyon kutu arttı. 2014 yılında yaklaşık 39 milyon kutu olan yıllık tüketim, 2024’te 65,6 milyona, 2025 yılında ise 71,5 milyon kutuyu aştı. Bu, son on yılda yaklaşık X,5 ila g’lik bir artış demek. Pandemi sonrası yalnızca iki yılda piyasaya sürülen antidepresan miktarında 10 milyon kutuluk ek bir sıçrama yaşandı. Bugün her 100 kişiden yaklaşık 6’sı düzenli antidepresan kullanıyor; bu oran 2010’ların başında her 100 kişiden 3 civarındaydı.

#5
Foto - Antidepresan ve sinirsel hapların kullanımı neden arttı? İletişim uzmanı Taner Akkuş açıkladı...

OECD verilerine göre de 2013-2023 arasında tanımlanmış günlük doz (DDD/1000 kişi/gün) 36’dan 61-62’ye çıkarak i’luk bir yükseliş gösterdi. Pandemi döneminde (2020-2021) ise günlük dozda %7,36’lık ek artış kaydedildi. Bu ivme, Türkiye’yi OECD ülkeleri arasında antidepresan kullanımında en yüksek artış gösterenlerden biri konumuna getirdi.

#6
Foto - Antidepresan ve sinirsel hapların kullanımı neden arttı? İletişim uzmanı Taner Akkuş açıkladı...

Soru: İlaç neden bu kadar merkezde?

#7
Foto - Antidepresan ve sinirsel hapların kullanımı neden arttı? İletişim uzmanı Taner Akkuş açıkladı...

Taner Akkuş: Bugün içsel ve akıl sağlığı hizmetlerinde birçok insan terapiye değil, en kolay ilaca ulaşabiliyor. Reçete almak, yaşam öyküsünü, kayıpları, ilişkileri ve travmaları ayrıntılı biçimde konuşmaktan çok daha kolay. Kimi ilaçlar reçetesiz de alınabildiği için, birçok kişi doktora başvurmadan ilaç kullanıyor. Böyle olunca da karmaşık ruhsal sıkıntılar, kısa sürede bastırılması gereken belirtilere indirgeniyor.

#8
Foto - Antidepresan ve sinirsel hapların kullanımı neden arttı? İletişim uzmanı Taner Akkuş açıkladı...

Ruhsal sorunlar sadece bireysel biyolojik bir dengesizliğin sonucu değil. Bunlar sosyal baskılar, yoksulluk, yalnızlık, belirsizlik, çaresizlik, güvencesizlik ve taşınamaz hale gelen hayat yükünün bir ürünü olarak da gelişiyor. Antidepresanlar (ve diğer ilaçlar) bazı durumlarda gerekli, hatta hayat kurtarıcı olabilir. Sorun, onları tek çözüm haline getiren bakış açısı. Çünkü ilaç belirtileri azaltsa da, bu etkinin kalıcı olmadığı biliniyor. Üstelik yanlış, gereksiz ya da kontrolsüz kullanım; yan etkiler yaratabilir, sorunları sürdüren psikolojik süreçlere yönelik daha kalıcı müdahalelerin gecikmesine yol açabilir.

#9
Foto - Antidepresan ve sinirsel hapların kullanımı neden arttı? İletişim uzmanı Taner Akkuş açıkladı...

Soru: Bu tabloyu salt tıbbi bir olgu olarak mı görmeliyiz? Taner Akkuş: Hayır, bu salt tıbbi bir olgu değil; toplumsal bir çığlıktır. Ekonomik belirsizlik, geçim sıkıntısı, işsizliğin yarattığı değersizlik duygusu, özellikle 2023 depremi gibi afetlerin bıraktığı kolektif travma ve göçün kopardığı sosyal bağlar, kaygı ve depresyonu kronikleştiriyor. İnsanlar daha fazla kaygı duyuyor, umutlarını yitiriyor ve moralsiz bir iç dünyaya sürükleniyor.

#10
Foto - Antidepresan ve sinirsel hapların kullanımı neden arttı? İletişim uzmanı Taner Akkuş açıkladı...

Olumlu tarafı, yardım arama davranışındaki artışın ruh sağlığı farkındalığının yükseldiğini ve damgalamanın bir ölçüde azaldığını göstermesi. Ancak aynı tablo, sağlık sistemimizin yapısal sınırlılıklarını da açığa çıkarıyor: Kısa süreli poliklinik muayeneleri, yetersiz psikososyal destek altyapısı, terapiye erişimdeki coğrafi ve ekonomik engeller, bireyleri kapsamlı çözümler yerine hızlı ilaç reçetelerine yöneltiyor. Reçeteler, toplumsal yaraları geçici olarak örtmeye çalışan yara bandı haline geliyor; içsel sağlıksızlık ise reçetelere sığmıyor. Soru: Uluslararası veriler ve akademik çalışmalar bu tabloyu nasıl destekliyor? Taner Akkuş: Uluslararası akademik literatür ve OECD raporları, artışın küresel bir eğilim olduğunu ancak Türkiye’deki ivmenin dikkat çekici olduğunu teyit ediyor. OECD’nin Health at a Glance 2025 raporu, 2013-2023 arasında OECD ülkelerinde antidepresan tüketiminin ortalama @’tan fazla arttığını, bazı ülkelerde (örneğin Şili ve Estonya) ikiye katlandığını gösteriyor. Yüksek tüketimde İzlanda (yaklaşık 157 DDD), Portekiz (130+), İngiltere ve Almanya öne çıkıyor. Türkiye mutlak seviyede (61-62 DDD) ortalamanın altında kalsa da artış hızıyla dikkat çekiyor. Bu “düşük başlangıç, yüksek ivme” paradoksu, pandemi ve ekonomik krizlerin Türkiye’deki etkisini yansıtıyor.

#11
Foto - Antidepresan ve sinirsel hapların kullanımı neden arttı? İletişim uzmanı Taner Akkuş açıkladı...

Türkiye’de yayımlanan “Antidepressant Consumption in Türkiye During the Pandemic” (2023-2024) gibi çalışmalar, tüketimin beklenenin çok ötesinde yükseldiğini vurguluyor. Kapanmaların yarattığı yalnızlık, ekonomik belirsizlik ve kayıp travmaları doğrudan tetikleyici rol oynamış. Uluslararası kohort çalışmaları da benzer bulgular sunuyor: COVID-19 enfeksiyonu sonrası antidepresan reçete riski V artabiliyor, yeni reçetelerde -28’lik yükselişler gözlenebiliyor. Bu artışlar, enfeksiyonun nöroinflamatuar etkilerinin yanı sıra toplumsal stresörlerin (izolasyon, iş kaybı, gelecek kaygısı) ruh sağlığını sistematik olarak aşındırdığını kanıtlıyor. Sinirsel ilaçlar (anksiyolitikler) ve ağrı kesicilerdeki paralel artış da önemli. Kronik kaygı somatik belirtilere (baş ağrısı, kas gerginliği, uyku bozuklukları) dönüşüyor; özellikle gençler ve kadınlarda bu trend belirgin. Ekonomik stresin somatizasyonu, ağrı kesici talebini de artırıyor.

#12
Foto - Antidepresan ve sinirsel hapların kullanımı neden arttı? İletişim uzmanı Taner Akkuş açıkladı...

Soru: Peki çözüm ne olmalı? Sadece ilaç kullanımını mı artırmalıyız? Taner Akkuş: Kesinlikle hayır. Olumlu gelişme olarak içsel ve akıl sağlığı farkındalığının artmasını ve yardım arama çekincelerinin azalmasını sayabiliriz. Ancak bu farkındalık, sağlık sistemimizin yapısal yetersizlikleriyle çarpışıyor. Uzun soluklu terapi, sosyal hizmet müdahaleleri ve entegre destek modelleri yerine ilaç odaklı yaklaşım hâkim hale geliyor. OECD karşılaştırmalarında, yüksek tüketimli ülkelerde (örneğin İngiltere) ilaç + terapi + sosyal destek kombinasyonu daha yaygın.

#13
Foto - Antidepresan ve sinirsel hapların kullanımı neden arttı? İletişim uzmanı Taner Akkuş açıkladı...

Çözüm, yalnızca daha fazla kutu dağıtmak değil. Kapsayıcı sosyal hizmet politikaları, erişilebilir psikososyal destek ağları, gençlere yönelik önleyici programlar, ekonomik istikrarı hedefleyen adımlar ve entegre ruh sağlığı hizmetleri şart. Sosyal hizmetler uzmanları olarak bizler, bu dönüşümün mimarları olmalıyız. İlaçlar semptomu dindirir ama acının kaynağını kurutmaz. Toplumsal dayanışmayı, adaleti ve umudu yeniden inşa etmek, her bir bireyin içsel sağlığını yeniden tesis etmenin yegâne yoludur. Aksi takdirde, reçeteler çoğalırken toplumun yaraları derinleşmeye devam edecektir.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23