• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Prof. Dr. Ahmet Maranki
Prof. Dr. Ahmet Maranki
Stratrajik Oyunlar
TÜM YAZILARI

Salgın kuralları kanunlaştırılmalıdır!!?

02 Nisan 2021


Prof. Dr. Ahmet Maranki İletişim: [email protected]

Coronanın dalga geçişleri bitti! Mutantları devam ediyor! Koca yürekli Sağlık Bakanımız; “Kovid 19 artık % 75 mutant virüs halinde görülüyor” dedi. Yani corona tamamen ortadan kalkmış görünüyor! Ama 30 milyon dozluk biontech COVID-19 anlaşmasındaki aşılar ne olacak şimdi!!?

Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın domuz gribi aşısında “Ben aşı vurunmuyorum!” deyince, DSÖ de domuz gribi yalan diye açıklamada bulununca 300 milyon dolarlık aşı ortada kalmıştı da!!?

Aynı zamanda Dünya Sağlık Örgütü de; “Zengin ülkelerin fakir ülkelere aşı dağıtımındaki adaletsizliği kınıyoruz!” dedi. Belki de, Cenâb-ı Allah kimseye zulmetmeyeceği için adalet eder ve zengin ülkeler, üzerinde uzun araştırmalar yapılmış, güvenilirliği % 90’ları geçen aşı bulunarak ve vurunarak korunurken.. “Başta Afrika olmak üzere fakir ülkeler aşı kullanamadığından korunamıyor..!” diyorlar..?

Cenab-ı Allah koruyor!!? Zenginler aşı ile korunduklarını sanırken, Cenab-ı Allah fakirleri aşının tehlikelerinden koruyor mu yoksa!!?

Gelir seviyesi çok düşük olan Afrika ülkeleri, yıllardır savaşla boğuşan Somali, kamp çadırlarında yaşayan 4.500.000 Suriyeli mültecinin aşı vurunamadığı ve sağlıklı olduğu düşünüldüğünde görülüyor ki, her şey bu kâinatı yaratanın kontrolündedir! 

“O, kimseye zulmetmez; adalet eder! Kullar, yaptıklarıyla kendine zulmeder.” 

Belâ ve musibetlere aralanan kapıdan girer! 

Allah (c.c), “Hastalığı sevdiğim kullarıma veririm!” derken kulunun bir ikazla ve belki sebepler dairesinde daha kötü bir duruma düşmemesini kader noktasında diler belki de!!?

Bağışıklığımızı korumalıyız!

Yapacağımız tek şey, hiç kimsenin konuşmadığı “bağışıklık sistemi”mizi, hangi koşulda olursak olalım yükseltmek! Bugünse çok büyük algı operasyonlarıyla millete salınan korkunun, mankurtlaşmasının “iyot eksikliği” sebebiyle anlaşılmaması en stratejik mevzuudur!!!

Allah’tan korkmayanları; kanunlarla mı korkutmak lazım!

Tabii ki devletin maske meselesine farklı bakabilmeli! 

1- Maske!!? Nasıl ki itfaiyeciler miğfer takıyor, asker, polis zırhlarını giyiyorsa bizler de kötü enerjiler, mikroplu insan ortam ve mekânlardan korunmak için sadece elimizi, yüzümüzü burnumuzu değil gözümüzü, yüzümüzü hatta  bütün bedenimizi dahi muhafaza etmeliyiz!

2- MESAFE!!? AMA NASIL?!

Değerli eşim ve hayat yoldaşım, intaniye sorumlusu bir sağlık personeli olarak görev yaptığı günlerde bulaşıcı olan frengi, bel soğukluğu, herpes, AIDS gibi zührevi hastalıklarla “canlı bomba” gibi dolaşanlara bugün de dahil olmak üzere hiçbir mücadele yapılmadığına şahit olmuştur! Doğurganlık % 70 azalmış, düşükler artmış, mutsuz ve umutsuz aile yapımızla ilgili hiçbir mücadele yapılmadığı gibi boşanmalar, tüp bebekler tavan yaptırılmıştır!

Bulaşıcılığı çok yüksek havuz, yurt, otel ve tüm toplu yaşam alanlarında, hatta hiçbir kontrolü yapılmamış Gürcistan, Azerbaycan, Balkanlar, Orta Doğu ve pek çok ülkeden gelen turistten gelebilecek mikroplara karşı tokalaşmak bir yana mesafeli durmak gereklidir!

Sadece salgın günlerinde değil bundan sonra da bu gibi bir halk sağlığını tehdit eden “Yasaklar kesinlikle kanunla sağlanmalıdır!”

Her cuma vaazında, okullarda, her kitabın önünde ruhsal ve bedensel temizlik bilincinin devlet tarafından programlı olarak teşvik edilmesi de zaruridir, kat’idir, elzemdir. 

Yaşam enerjisi kitabımızda yazmıştık!!?

20 yıl önce “Bu milleti en son aşılayarak çipleyecekler ve kontrollü bir döneme geçilecek!” dedik! 

Tabii ki bu aşılarda alüminyum ve cıva gibi ağır metaller başta olmak üzere, hayvan dokularından elde edilen kimyasalların iyileştirici özelliğinin varlığı bir yana, kısa orta ve uzun vadeli etkileri de araştırılmalıdır!!? Türkiye’de neden hiçbir bilim adamı bağışıklığı düşüren gıdaları ve sistemi ıslah edelim diyemiyor!!?

Bütün hastalıkların ana sebebi olan suni şeker mısır şurubunu, emülgatörleri yasaklayamıyoruz!! Bugün obezitenin en büyük sebeplerinden biri MSG-Çin tuzu ve epter GDO’lu tohumları yasaklayamıyoruz!!

Havamızı, suyumuzu, toprağımızı kirleten kimyasalları neden durduramıyoruz!!?

Kim veya kimler var bu kirli işlerin arkasında?  Bu şirketlerin Türkiye’deki şeytani işbirlikçileri kimler? Bir tane Allah’tan korkan İNSAN yok mu ki hakkın hatırı için konuşsun!!?

İnsanlığın ve bilimin çöküşü!

Şeytana tam bir teslimiyet yaşıyoruz!!?

“Telefon, kredi kartı, HES kodu gibi pek çok alanda zaten çiplenmiş durumda mıyız..?!”

Türkiye’de uygulanan antidemokratik uygulamalar, ahbap çavuş ilişkileri ve adaletsizlikte, AB ülkelerinin insan haklarını ‘kanun korkusuyla’ sağladığı görülmelidir! Asıl kanunlara, hayatımızın her alanında Allah (c.c)’nin vazifelileri Kirâmen Kâtibin ve etrafımızdaki meleklere itibar etmediğimizden, dinsizin ürettiği teknoloji, içimizdeki imansızları kontrol ederek düzen sağlar diye düşünüyorum! “Nush ile uslanmayanın hakkı kötektir!” noktasında, taklidi imanla şeytan aklının emrinde ve beyin kodlarımızda olmayan ilaçlarla ve terkiplerle, iyotu hayatımızdan çıkartarak sonunda da dinsiz Çin’in aşısına muhtaç edildiğimiz için “Dinsizin hakkından imansız gelir!” atasözümüzün de gerçekleştiğini görüyoruz! Biz, farkındalığı olan ve dinsizin hiçbir metoduna ihtiyaç duymayan 1.500.000 üyemizle sağlıklı ve huzurlu yaşıyoruz!

Andolsun biz, cinlerden ve insanlardan birçoğunu cehennem için yarattık. Bunların kalpleri vardır ama onlarla kavrayamazlar; gözleri vardır ama onlarla göremezler; kulakları vardır ama onlarla işitemezler. Onlar hayvanlar gibidir, hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır.” (A’râf 179)

Rabbim içimizdeki gafiller sebebiyle bizleri de helak etme âmin.. Vesselam…

WhatsApp İhbar Hattı: 530 200 00 96

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ahmed 61

Teşekkürler hocam....
  • Yanıtla

hiç, alakası yok!

Salgın döneminde, sosyal hayatımızda yapılmak istenen olumsuz değişiklikleri bütün çıplaklığı anlatarak, dik duran yazar da; 180 derecelik bir dönüş ile "aşı olmayana, 3 maske üst üste takmayana, kız bile vermeyelim!" diyen despotlar ile aynı yola girmiş gözüküyor. Allah, "doğruları anlatmaktan vazgeçmeyenlerin, yardımcısı olsun!" Amin!
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23