• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Prof. Dr. Ahmet Maranki
Prof. Dr. Ahmet Maranki
Stratrajik Oyunlar
TÜM YAZILARI

Kozmik bilinç! Mürşid!

07 Aralık 2021


Prof. Dr. Ahmet Maranki İletişim: [email protected]

İnsanı en büyük inşaa, imar ve İRŞAD edici aslında, kâinat kitabını okumaktır! Onu anlamaktır! Onda bahsedilen hayvanların, bitkilerin, yaratılan mahlukun ve her şeyin hareketini gözleyip ibretler çıkarmaktır! Bulutları, onları hareket ettiren rüzgârları, yeryüzüne yağmur tanelerinin indirilişindeki nizam ve intizamı seyredip, letafetinde kaybolmaktır. Toprağın nimetlerini ve bu nimetlerin ihtiyacına binaen gönderilen-süzdürülen dereleri düşünmektir. Yüzlerce vazifesinden biri olarak denizlere ulaşması, güneşin etkisiyle yoğunlaşıp buharlaşmasıyla yeniden gökyüzüne yükseltilmesini temaşa etmektir. Yoğunlaşan su zerrelerinin, rüzgârların emrine girerek, “kendilerini aktıran, membâı deryasıyla kavuşturan, oradan da yükseltip-yüceltip semada inşaa eden” Yaratıcısının emriyle vazifelerine devam etmesini müşahede etmektir. İşte, en büyük iRŞAD budur! Mürşit, bütün bu kâinatı idare edendir! Mürşidimiz, en büyük değil “tek büyük” kadir-i mutlak zât-ı zül celâl’dir!

Onun mesajını anlamak, hayata geçirmek ve yaşayarak izhar etmektir!

YETERSİZ AİLE SENDROMU!?

Yaratıcı indinde, herkesin hayatı ve sorumluluğu kendinindir! Bir kimse için hayatın fedâ edilmesi, saçın süpürge yapılması çok yanlıştır! Yaratıcı, yaratılış planında bunu emretmemiştir! Birkaç yüzyıldır aslından dönen insanlığın, “fabrika ayarı” na dönmesiyle temel ihtiyaçları değişmez. Burada en mühim nokta, bütün idareci ve yöneticilerin, hatta en önemli idareciler olan ebeveynin, “yaratılış gâye ve gâilesi”ni hatırlatmasıdır! Sadece hatırlaması kâfidir. Zira, geri kalmış bu ibretlik hâli, silkinip kendine gelmesine vesiledir.

DİRİLİŞ ASLI, HATTA TAMAMI “İLK ADIM”DIR!

Bütün canlılar ebeveynlerinden, hayattan lezzet alma, huzur ve mutluluk bulma noktasında ilk aşamada bu ilgiyi beklemektedir. Bir adım sonraysa, önüne sunulandan ziyade; hedefe ulaşmak için destek beklenir. Bu dayanışma bilincinden uzaklaştıkça boşlukta savrulan nesiller, nefsi-“hayvani bilinçte“ kapalı kalır. Yani doğar büyür doğurur, yiyip içip yatar ve sonunda da hesap gününe kadar yatar..! Bilincini, yaşam seviyesini ve kalitesini öte noktalara ulaştıramaz. Bugünkü toplumun bir paçası olarak mutsuz, umutsuz, kendiyle-ebeveyniyle-çevresiyle uyumsuz ve huzursuz şekilde yok olur.

İnsan bir şey öğrenmek istiyorsa, zihni duygularına temas etmelidir! Öncelikle kendine, hemen akabinde topluma faydalı olacak bilgi ve tecrübelerle faydalı işler görmelidir! 

Aksi hâlde mâleyâne-kof malumatla, bilgi kirliliğiyle, yaratlışında “sâf” olup, hakikâti kavrayabilecek derinlik ve güçte yetenekteki zihni karışır! Doğruyu yanlışı ayırd edemez olur, “düşünemeden-sorgulayamadan-kıyaslayamadan” yanlış kararlar verir! Konuştuğu, yediği-içtiği, giydiği, gördüğü, duyduğu, bedenine ruhuna zerkettiklerinin nihayetini, “ilâhi adalet” noktasında sefa ya da bugün hemen herkesin ahvâli gibi cefa olarak görür.

 “Helâl yaşam, keyfe kâfidir!” 

Modern kölelik düzeninin, insanlığa sunduğu “standart” algısından bihaber olan, “sonsuz” gördüğü ihtiyaç silsilesinin girdabında heba ve helak olmaya mahkumdur! Mutluluk-huzur için beklentileri makul düzeyde tutmak gerekir. Antropolojde görülüyor ki, kadim- eskimez kültürlerdeki bilgeler, mürşitler-irşat edicilerin hayatı, kâinat kitabının nizam-mizan ve intizamına azami düzeyde tabii olmuşlardır. Arzularını en düşük seviyeye indirgeyip kemalâta ulaşmışlardır 

Bugün maalesef gizli bir el tarafından, kraliyet gibi babadan oğula geçen bir düzene evriltilen bu yol göstericilik, artık maksadını tamamen aşmıştır. Âlim, bilge adam, aksaçlı, aksakal olanlar atanan bu güruhun, temsil ettikleri inanç ve kültüründen uzak ruhsuz insanların düzenine geçilmiştir. Tamamen köle reptilian-mavi kanlılar, zihinsel eksiklikleri sebebiyle “hayvan bilinci” noktasında yaşayıp, “habitat, flora ve faunanın yok edilmesi”ne seyirci kalmaktadır!

NAS! İSLAM’DA UYGULANAN BİR EMİRDİR!

Bugün Türkiye’de uygulanan “her yanı faize bulaşmış sistem”i, “NAS!” ile anlatmaya çalışırsak, siyasi İslâm sisteminin bozukluğunu kitab-i İslam’a bağlamış oluruz! ki; bunun hesabını kimse, dünyada da ahirette de veremez! Buna açıklık getirilmesi zaruridir elzemdir mutlaktır!

Kâinatı yaratan mutlak güç, ilâhi kitabında:

“Doğrusu Biz, cinler ve insanlar arasından, kalpleri ve akılları olup da, onlarla gerçeği kavramayan; gözleri olup da, onlarla doğruları görmeyen; kulakları olup da, onlarla hakîkati işitmeyen nicelerini, bu inatçı, önyargılı, kibirli tavırlarından dolayı cehennemlik yapmışızdır. İşte onlar, inanç, ahlâk ve erdemlilikten yoksun olmaları yönüyle tıpkı hayvanlar gibidirler; hattâ daha da aşağı..! Çünkü bunlar -hayvanların aksine- kendilerini hakîkate ulaştıracak akıl ve idrâk yeteneğine sahip oldukları hâlde özgür iradeleriyle inkâra saplanmışlardır. Gaflet bataklığında yüzenler de, işte bunlardır!” Arâf 179

Bugünkü duamız: “Ya Rabbi! Sen içimizdeki bu gafiller sebebiyle bizleri de helak eyleme..!” Âmin. 

WhatsApp ihbar hattı: 0530 200 00 96

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Bu fâiz

Belâsını bu ümmetin içine sokanların, ateşleri bol olsun, azapları hiç dinmesin.. Amin.!
  • Yanıtla

tüt

karışımlarda zam oranı ne oldu?
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23