İbrahim Saraçoğlu diyor ki

12 Ocak 2019 Cumartesi

Şifa dostu saygı değer ilim adamı Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu ile yaptığımız sohbet iyice derinleşmişti. Kendisinden bana anlattıklarını sizlerle de paylaşmak için yazıya dökmesini talep ettim. Sağolsun kırmadılar. Yazdıkları şimdi okuyacaklarınızdır:

Sağlık hizmetinde bitkilerin ve özlerinin tıbbi kullanımı, insan toplumu tarihi kadar eskidir. Eski zamanlardan beri, doğal ürünler (örneğin bitkilerden, hayvanlardan, minerallerden elde edilen ürünler), dünyadaki birçok kültürde insan hastalıklarının tedavisinin temelini oluşturmuştur. Bitkilerin veya ekstrelerin tıbbi kullanımının başlangıcı, insanların hastalıkları iyileştirmek veya hastalığın sebep olduğu etkileri gidermek için bitkileri kullanmaya çalışmaları ve yıllar sonra bile kesin olarak ayırt edilemeyen rastgele çabalarıyla bitkilerin tedavi edici güçleri hakkında bilgi edinerek nesilden nesile aktarmalarına dayanmaktadır. 

Bitkilerin tıbbi kullanımı ile ilgili arkeolojik kanıtlar Paleolitik döneme (en az 60.000 yıl önce), yazılı kanıtlar Sümerlere (5000 yıldan daha önce) dayanmaktadır. Bu kanıtlar Papirüs, pişmiş toprak tabletler, parşömenler, el yazması bitkileri, vb. örneklerde bitkilerin tıbbi kullanımı üzerine kaydedilmiş eski belgelerde yer alarak günümüze kadar gelmiştir.

Farklı antik kültürler (Osmanlı, Ayurveda, Unani, Homeopati, Çin vb.) bulundukları coğrafi konum dolayısıyla iklim, toprak, su, biyolojik kaynak çeşitliliği açısından farklı özellikleri barındırmalarından dolayı birbirlerinden bağımsız olarak kendi bitkisel tedavi sistemlerini geliştirmişlerdir. Şifalı bitkiler dünya genelinde Osmanlı, Ayurveda, Unani, Homeopati, Çin gibi geleneksel tıp sistemlerinde ve ayrıca yerli bitkilerin tıbbi sistemlerinde yaygın olarak kullanılmaktadır.

Bitkilerin bu tedavi edici gücünden yola çıkarak, günümüzde kullanılmakta olan aktif ilaç moleküllerinin bitki özünden izole edilmesine yönelik arayışı, on dokuzuncu yüzyılın başlarında başlamış ve doğal ürünlere dayalı ilk saf sentetik ilaçlar, on dokuzuncu yüzyılın ortasında formüle edilmiştir 

Tıbbi bitkiler, modern tıbbın ilaç bileşenleri, öncü bileşikleri, eksipiyanları vb. kaynaklarıdır. Tıbbi bitkilerin sekonder metabolitleri (örneğin, alkaloitler, fenolikler, terpenoidler, vb.) bitkisel ilaçların aktif bileşen kaynağıdır ve doğal tıpta 180’den fazla terapötik madde modern tıpta kullanılır (örneğin, ajmalisin, allisin, aspirin, artemisinin).

Günümüzde modern tıpta çok sayıda bitki türevi aktif bileşik, biyosentetik ilaç üretiminin hammaddesi olarak kullanılmaktadır ve bu bileşiklerin modern terapötik kullanımları ile kaynak bitkilerin geleneksel kullanımı arasında pozitif bir korelasyon vardır. Salisin (sentez çalışmaları sonrasında salisilik asit olarak geliştirilmiştir), atropin, afyon, digitalis, dioksin, kodein, morfin, kinin, vb. tıbbi bitki bileşenleri geleneksel ve modern tıbbın tedavi araçları arasında uzun bir kullanım geçmişine sahip olan bitkisel aktif maddeler arasındadır. Sentetik ilaç üretiminde inülin, digoksin, morfin ve kodein, kinin gibi ilaç etken maddeleri sırasıyla dahlias, foxglove, haşhaş, cinchona bitkilerinin uzun yıllar hastalıklara karşı kullanımları sonucu etkili oldukları hastalıklar üzerindeki gösterdikleri olumlu etkiler sonucu elde edilmiştir.

Tıbbi bitkiler, modern biyosentetik laboratuvarda üretilen ilaçlara göre çok daha etkili olan alkaloitler, terpenoidler, fenolikler dahil olmak üzere binlerce farklı biyoaktif bileşeni, bulunduğu iklim koşulları, toprak zenginliği ve ortam florasından etkilenerek kendine özgü olarak sentezlemektedir. Bundan dolayı bitkilerden veya bitki kısımlarından (örneğin bütün otlar, kökler veya yaprak tohumlarından) belirli fitokimyasalları izole etmeden ekstrelerin doğru yöntemlerle elde edilerek kullanılması, bitkilerin hastalıklarla oluşan semptomların giderilmesindeki veya hastalığın tedavisindeki güçlü rolünü ortaya çıkarmaktadır. Bu güçlü etkiyi elde etmenin ana etmenlerinden birkaçı; doğru bitki, doğru coğrafi bölge, doğru hasat zamanı, doğru ekstraksiyon yönteminin bir araya gelmesidir. Bu etmenler göz önünde bulundurularak elde edilen ekstre, tıp hekiminin koymuş olduğu hastalık tanısı ve tıp hekiminin takibi eşliğinde uygulanan bitkisel tedavinin başarıyla sonuçlanması kaçınılmaz sondur. 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • konuyla ilgisiz yoran:konuyla ilgisiz yoran:3 ay önce
    ... Biz ki, lüzumsuz yaşar nursuzlardan, zekeriya renklilerden illallah demişiz, devletten...nen bu yenilerini görmek istemiyoruz. İşsizlik problemini Akit' in bu köşesinden mi çözecek?
  • Yaşlı DoçentYaşlı Doçent3 ay önce
    Sayın Cumhurbaşkanımız; Malumunuz, Profesör olmak için Doçent olarak 5 yıl beklemek gerekmektedir. Oysa 25-30 yıl boyunca Üniversitelerimizde öğretim elemanı olarak çalışmış; 10 binlerce öğrenci mezun edip deneyim kazanmış Yaşlı Doçentler olarak, koskoca 5 yılı boşu boşuna tüketip biyolojik ve psikolojik olarak ezilme sürecine girmemek adına; yaşlılıkta beklenmesi bir ömür kadar uzun olan söz konusu bu 5 yıllık bekleme süresi belasından, emeklilik hakkını elde etmiş biz Yaşlı Doçentleri kurtarmanızı saygılarımızla istirham ediyoruz.
  • kimyacı tabip mi oluyor?kimyacı tabip mi oluyor?3 ay önce
    İbrahim Saracoğlu, Ahmet Mandıraake, vs, bunlar çok demode kişiler; tıbda yerleri yok. Bi kere hekim değiller!
  • receprecep3 ay önce
    kadir ananda bir zamanlar cana can katmıyormu idi yazarın yazadıkları ile senin yorumun arasında ne alaka var puştluk olsun diye yazıyorsan başka siteler var
  • receprecep3 ay önce
    mustafa sen biraz kafa yapmışsın biraz okuyup araştırarak yazmanı tavsiye ederim bu gün o ot çöp dedigimiz altarnatif tıp dediğimiz batı ünüversitelerinde asas tıp olarak okutulmaya başlandı hollandada alternatif tıpı asas tıp olarak imtahanları veremezsen sınıfta geçemiyorsun bunlarıda geç binlerce senedir uzak doguda kullanılan alternatif tıp bu gün dünyanın uyguladıgı tıptır senin gibi yazanlar sanırım ilaç sanayicileri ile yandan anlaşması olanlar yapanlarda biliniyor
  • Deli KadirDeli Kadir3 ay önce
    Saraya bir baş danışman al ve kız olsun ! Yaşı yeni yetme ! Cana can katsın !
  • OsmanOsman3 ay önce
    Hayrola ...
  • ermanerman3 ay önce
    Daha yakın zamana kadar bitkisel tedavi ye kocakarı ilacı deniyordu. Ekranlarda biri sırtıma kupa tutturdum dediginde bile kırmızı görmüş boga gibi çıldıranlar birden niye değişti adı altarnatif tıp oldu. Ne zaman oldu asyadaki afrikadaki anadoludaki yerel tedavi metodlarını arastırıp sonrada abd ve avrupalı işe küresel endüstri boyutuna geçince bizim çağdaş aydın mandacılar da altarnatif tıpçı oldu çıktılar yani gericilige direksiyon kırdılar.
  • MustafaMustafa3 ay önce
    Biri sizi kafaya almış, vaktinizi çalışmış, yazıcı birde siz okuyun bence insanlığa faydalı hiç bir bilgi yok, tarihtenbir kaç kısır bilgi o kadar. İsraf haramdır, bu günki köse tamamen israf edilmiş durumdadır.
  • Hayrettin HatunoğluHayrettin Hatunoğlu3 ay önce
    .. Ben o İbrahim Saraçoğlu'nun tavsiye ettiği bitki kürlerini çok dikkatli bir şekilde yaptım ve uyguladım. Hiçbir faydasını göremedim...
  • akıbet malum:akıbet malum:3 ay önce
    Ot yiyin diyor; ki haklıdır da: sağlıksız bir inek görmedim nitekim ben; lâkin onu da kesiyorlar be âbi, hayat vefasız!

Günün Özeti