Yerli Batıcılar ve Ayasofya Camii
Önce “yerli batıcılar” ile onlara “yama” vazifesi gören ve şaşkınlık içerisinde izlediğimiz “müslim lafızlı yeni Lawrensleri” rahatlatalım.
“Ayasofya Camii”, yakın tarihte ibadete açılmayacaktır. Yalnız bu ifadem, tamamen tecrübelerime ve tahlillerime dayanmaktadır, bir bilgi ve duyum değildir.
Eğer Ayasofya Camii’nin ibadete açılma ihtimali olsaydı, bizdeki yerli batıcılardan ve kendilerini yeni açık eden Lawrenslerden önce, ahı gitmiş vahı kalmış insanlıkları yerlerde sürünen batılılar homurdanır, bizdekilere fırsat kalmazdı.
Gerçi batı ahlaksızdır. Belki de içerideki yoldaşlarını kullanmaktadırlar. Çünkü pek hevesli daldılar mevzuya, hele bir de ellerindeki yeni oyuncakları taze Lawrensleri buldular ki, televizyonlarında, gazetelerinde, sosyal medyada kullanıp durmaktalar.
•
“Ayasofya Camii” ibadete açılsa da açılmasa da halkı Müslüman bir coğrafyada bulunması itibariyle burası milletimizin nezdinde camidir ve fethin sembolüdür.
Şimdi burada aklıselim sahibi insanlarımızın hayret ettikleri husus şu! Diyorlar ki:
“Yerli batılıları anlıyoruz, İslam’a ve halkımıza olan öfkelerini, Ayasofya üzerinden kusuyorlar da esas anlamakta güçlük çektiğimiz, kendilerine bile deva olamayan devasız bir kısım eğreti siyasetçi kimselerin, içlerindeki öfkelerini bugünlere kadar nasıl gizlemişler onu anlamakta zorlanıyoruz.”
Hakikaten şimdiye kadar nasıl gizlemiş ve çok uyumlularmış gibi kinlerini, öfkelerini açık etmemişler, şaşırmamak elde değil. Rabbim şerlerinden korusun. Geçelim.
•
Ayasofya Camii’nde namaz kılınması için bir engel yok. Vakti, saati, günü geldiğinde ibadet başlayacaktır. Asırlardır minarelerinden ezan okunuyor, içinde Kur’an okunuyor.
Geçtiğimiz 29 Mayıs’ta yine okundu. Camiye dost olanlar şükürle izlediler, düşman olanlar da küfrettiler.
Eğer batıcı batıllar, namaz eda edilmeye başlandığı günü görmek istemiyorlarsa, şimdiden Ayasofya’yı ziyaret etmelerinde fayda vardır.
Namaz ikame edilmeye başladığında ziyaret etmek istemeyebilirler. Bu da en doğal haklarıdır. Ayrıca iyi de olur, hiç olmazsa ruhen ve bedenen camiyi kirletmemiş olurlar.
O gün geldiğinde, ne dışardakilerin ne içerideki figüranların ne de Lawrenslerin gücü yetmeyecektir. Çünkü Ayasofya’nın sahibi milletimizdir.
•
Fethin sembolü olarak Ayasofya Camii’nin böyle kalması bir başka açıdan da faydalıdır. İstanbul’a gelen turistlerin fethi anlaması için en iyi şahittir.
Böyle söylediğim için “iyi yürekli, temiz imanlı insanlarımız” yanlış anlamasınlar, Ayasofya’yı gezen yabancılar, burasının artık bir kilise ve müze olmadığını bilmektedirler.
İçimizdeki batıcılar ile Lawrensler bu yüzden onlara da kızmakta ve “Ayasofya’ya sahip çıkın” diye sürekli fişeklemektedirler.
Oysa batı âleminde tüm kiliseler önemini kaybetmiştir. Kimsenin din ve din adamı taktığı yoktur. Kiliseler birer nostalji kurumuna dönüşmüştür.
•
Ezcümle:
Bir hususun altını çizmekte fayda vardır.
“Ayasofya açılsın” diye sosyal medyada gündem oluşturanların yüzde sekseni art niyetli organizedir. Amentü sahibi insanlarımız bu organize tuzağa düşmemelidir.







