Rızkın onda dokuzu cesarettir
“Yedi kat yer gök âlem kuruldu Bismillah ile
Cümle eşyaya destur verildi Bismillah ile”. Âşık Ruhsati.
“Rızkın onda dokuzu cesarettir”. Cesaretin başı da “Besmeledir”. Böyle inanırız.
Tabii “cesaretten” kasıt; akıl ve zekâyı dışlayan beden gücü ve kaba kuvvet değildir. Rızık için akıl ve muhakeme çerçevesinde harekete geçmek demektir.
“Rızık Seyyahları” adında bir çalışma yapmıştım. Bu vesileyle “çerçi esnafından” büyük ticaret sahalarına kadar araştırma ve incelemelerde bulundum.
Gördüm ki rızık seyyahlarının ortak özelliği, önce kişinin rızkın esas sahibine teslim olması, sonra bu teslimiyetle kendine güvenmesi ve mutlaka “endişeden, korkudan” uzak durup, hayat merdivenini “birden” değil, “birer, birer” çıkması imiş.
Rızık seyyahları, tüccarı şöyle tarif ederler:
“Basiret, kanaat, tevazu ve iz’an sahibidirler”. Böylelerinde hırs ve tamah, yerini paylaşmaya, dayanışmaya ve insanlara faydalı olmaya bırakır. Geçelim.
•
Covid-19 kısıtlamalarının bitmesiyle beraber, tatil beldelerinde ve Anadolu’da büyük bir hareketlenme var. Yollar ve her türden tatil beldeleri dolu.
Yollar deyince, önce Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a, sonra Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Adil Karaismailoğlu’na ve yollarımızda emekleri bulunan herkese ayrı ayrı teşekkür etmeli.
İstanbul’dan Anadolu’nun ne tarafına giderseniz gidin, eğer geçmişi biliyor ve vicdanınızı kendinize hâkim yapabiliyorsanız, eski Türkiye’den eser kalmadığını görebilirsiniz.
Hele şu Kuzey Marmara Otoyolu, denizde boğulan birine can kurtaran görevlisinin yetişmesi gibi büyük bir sevinç vermekte. Gerçi ülkemizin bütün yolları böyle mükemmel!
Yollarımız ve trafiğe çıkan araçlar, bir ülkenin gelişmişliğinin en önemli göstergesidir. Geçtiğimiz hafta, biz de doğaya ve yeşile seyahat için yollara düştük.
•
Yol güzergâhımızda uğrak vurduğum yerlerden birisi Berceste’dir. Yusuf Akdoğan yönetimindeki Bercesteler, rızık dağıtan ve kazananlar açısından arı gibi işleyen tesislerdir.
Ülkemizin ne kadar bereketli ve zengin olduğunu görmek isteyenler, yemeseler-içmeseler bile, sadece A’dan Z’ye kuru-yaş yiyecekleri görmeleri yeterlidir.
Diğer dünya memleketlerine göre gerçekten çok bereketli topraklara sahip bir ülkeyiz. Kendi kendine yetecek bir hazinenin üzerindeyiz.
•
Güzergâhımızı, Geyve, Taraklı, Göynük ve Mudurnu’ya çevirdik. Bolu ve civarı, yeşilin ve temiz havanın bitmek bilmeyen şifa deposu gibidir maşallah.
Mudurnu’dan Akyazı’ya giderken, Mudurnu’nun Taşkesti Beldesinde, adını bildiğim ama görmediğim şifalı sularıyla ünlü Sarot Termale yolumuz uğradı.
Yine Türkiye olarak termal zenginiyiz. Sarot Termalde onlardan birisi. Mehmet Emin Yerdelen idaresindeki termal, devre mülk ve otel şeklinde hizmet vermekte.
Yeşilin ortasındaki bu tesiste de yüzlerce insan hem rızkını kazanmakta hem de rızkını kazananlar, rızıklarıyla şifa bulmaktalar.
•
Ezcümle:
Rızık, halka halka yayılan, büyüyen ve bereketlenen bir ikram nimetidir. İnsanın rızkı kaderine, kaderi rızkına yoldaştır. İkisinin de kıymetini bilmeli vesselam.