--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Polis ve jandarma korkusu yerini güven ve sevgiye bıraktı

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
8

Bizim neslin bugünleri göreceğine inanmazdım. Bizim nesil derken tarihi biraz genişletelim. 1940 ila 1965 doğumlu olan nesil.

Bu nesil en güzel yıllarını, polis ve jandarma korkusu içerisinde geçirdi. Hele bizden biraz daha ileri yaşta olanlar hepten polis ve jandarma deyince başı öne eğik yaşadı.

Hamdolsun ve nihayet millet ve devlet olarak, CHP zihniyetinin ve zulmünün bir ürünü olan vesayet rejiminin baskı, şiddet ve tehditlerinden kurtulduk.

Polisimiz ve jandarmamız, Hakkın ve halkın yanında olarak devlet-millet bütünlüğümüzü sağlamaktadır. Endişe-korku yerini güven ve sevgiye bırakmıştır.

Vesayet rejiminin sahiplerinin, savunucularının, takipçilerinin, destekçilerinin anladığı ama anlamak istemedikleri, imtiyaz ve seçkinliklerinin aracı olarak kullandıkları polis ve jandarma teşkilatı, gerçek hüviyetini sahiplenmiştir.

Polis ve jandarma teşkilatı derken elbet kahraman ordumuzu da kastetmekteyiz. Türk Silahlı kuvvetlerimiz de içindeki “vesayetçi” yahut “Amerikancıları” temizleyerek, halkın ve Hakkın yanında yer almıştır.

……………….

Polisimizi ve askerimizi, “imtiyazları” ve “seçkinlikleri” için istedikleri gibi kimi zaman devletin tepesine, kimi zaman milletin tepesine bindirenler, şu gerçeği asla görmek istemediler.

Bizde askerin adı asırlardır “Mehmetçiktir”. Polis ise Mehmetçiğin kardeşi olarak görülür ve öyle inanılır. Polis ile askerin arasındaki fark; görev, yetki ve kıyafet farkıdır.

Polisin de askerin de içeride ve dışarıda; “vatan, millet, devlet savunmasındaki birinci önceliği; Allah, Peygamber, Kur’an, Devlet, Millet ve Bayraktır”.

Akıllarını, mantıklarını, duygularını, midelerini, nefislerini, cüzdanlarını vicdanlarının üzerine kapatıp put edinip, kendileri dışında hiç kimseye hak-hukuk tanımayan, ancak onlara yamananlara ise “hizmetli vatandaş” muamelesi yaparak yaşamalarına müsaade eden zihniyetlerin anlamadığı işte bu hakikattir.

……………….

Devleti kuran milletimizdir. Milletimiz kurduğu devletinin güvenliğini polisiyle, jandarmasıyla, askeriyle evladına teslim etmiştir. Nihayet teslimiyet yerini bulmuştur.

Yaşları 50 ve daha yukarı olanlardan jandarma ve polis korkularının hikâyesini dinlerseniz, bugün polisimiz ve jandarmamızın nasıl Hakkın ve halkın yanında olduğunu anlayabilirsiniz.

Hele şu günlerde, polis ve jandarma teşkilatımızın nasıl canhıraş şekilde en ücra köylerdeki kimsesizlere kadar ulaştığını görüp de duygulanmayan insan olabilir mi?

Bu arada terörle mücadele eden kahramanlarımızı da unutmuş değiliz.

Özel harekât polislerimiz başta olmak üzere, cephedeki bütün Mehmetçiklerimizi dua ve tebrikle analım.

Bizim yaşadıklarımızı yaşamayan genç arkadaşlar, bu ifadeleri abartılı bulabilirler. Bir de anne-baba veya daha büyüklerine sorsunlar neler görüp yaşadıklarını.

Çocuklar polisle korkutulur, jandarmayla korkutulur, normal vazifeler için polis yahut jandarma aracının görüldüğü yerlerde, insanlar yıllarca kaçacak delik aramıştır.

…………………

Ezcümle:

Polis teşkilatımızın 175. yılı münasebetiyle İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu nezdinde bütün güvenlik görevlilerimize Rabbim hayırlı güç kuvvet nasip etsin. 

 

Yorumlar

(8)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Muzaffer

9 Nisan 2020 01:29

Abi artık poliste dayanacak güç kalmadı, söylediğiniz zamanlarda polis milletin anasını ağlatmış doğru fakat şimdi milletin en ahlaklı insanları polisler fakat milletin ahlak seviyesi eski insanlarımızdan çok aşağıda, düşünsene o kadar çok polis var ki faiz var diye bankadan kredi çekip ev almak yerine kirada oturmayı tercih ediyor. Bu insan birine kötü davranabilir mi ama buna karşın 15 yaşında bi velet polise artisliği marifet edinmiş. Dizilerde polis adeta şaklaban, üç kuruşluk torbacı polise hiç çekinmeden her türlü hakareti ediyor, her gün hakaret, küfür, mukavamet canımızdan can gidiyor, Teşkilat içindeki adam kayırmacılık, adaletsizlik hat safhada fetö kırıldı diye sevinemiyoruz,aynı şeyler halen devam ediyor, kimse meşru sınırlar içinde özgür davranamıyor, heran işimi kaybedebilirim duygusuyla yaşıyor. Allah rızası için bu teşkilatı adalete kavuşturun, polise mukavamet hakaret, tehdit artık bitsin. Polislerimizin %99 u anadolu çocuğu, islam kültürüne sahip jakoben düşünceden uzak insanlar. Devletini milletini ülkesini canından cok seven insanlar.

Mehmet

8 Nisan 2020 19:50

Ne askeri ve sevgisi devlet bunlarla yönetilmez.Devletin dini adalettir.Guc kanunlarda olursa devlet güçlü aksi takdirde adaletsizlik,liyakatsizlik ve zulüm olur.Birilerini kutsayarak devlet için yazı yazilmaz

polis

8 Nisan 2020 19:26

Sayin yazar poliste jandarmada maymun a döndü. Yakında dürüst vatandaşlar polise jandarmaya yetki istiyoruz diye meydanlarda bağırmaya başlarsa

Abc

8 Nisan 2020 16:25

Ellerine bir düşte gör. Arkası güçlü birisiyle sorun yaşadıysan vay haline.

Hayta

8 Nisan 2020 09:39

Hocam ne yapsınlar o yıllar ornek 12 Eylül'de askerler her ne kadar darbe kötü isede her taraf komünist ve elinde silah olan kaynıyordu mecbur asker sert olmaya ve şimdi farz edin ki hortlasa kkministler ve terör gene sert olucak sonuçta asker bu dadı değil ve yahu herşeyi bu zamana endekslediniz bizim peder bey gibi sanki eskiden birşey yoktu saygılar

Ayşe ARMAN

8 Nisan 2020 06:34

Fetö'nün anası sabatayist, babası ermeni. Sabatayist generaller yüzünden ülkemiz ne acılar yaşamadı ki! 22 Mart Kuzu Bayramı piçleri yani babası belli olmayan bu taife erata ve halka çok çektirdi. Fetöcü unsurlar yani ermenileşmiş yahudi dediğimiz pakradunilerin ve Kazım kARABEKİR'in ermeni eytamdan da orduya subay yetiştirmesi ile bu ermeni subayların kökenlerini öğrendikten sonra nelere imza attıkları bir doktora tezi konusu olabilir. Öte yandan alevi generallerin de darbe teşebbüsünde bulunacakken içlerinden vatansever alevi generalin ihbarıyla önlendiğini de biliyoruz. AllahCC, Reis'imizi ve Devletimizi bu pisliklerden muhafaza eylesin

Baybars

8 Nisan 2020 06:18

Sabatayistler yüzünden Peygamber Ocağı işkencehaneye dönmüştü. 28 Şubat döneminde askerlik vazifelerini ifa edenler çok iyi bilir. Ankara'nın merkezi yerinde oturan yorumcu bırak jandarma korkusunu, köylü milletin efendisidir deyip köylüyü Başkentin merkezine sokmadıklarını da bilmiyordur yahut bilip bimezlikten geliyordur. Allah'a şükür 15 -16 Temmuz alçak darbe teşebbüsü sonrası belleri kırıldı, ancak tam olarak değil. Allah CC,onların da belasını versin tez zamanda inşallah.

Sayın yazar

8 Nisan 2020 04:22

1945 doğumluyum. Polis ve jandarmadan korktuğumuz bir dönemi hiç hatırlamıyorum. Çocukluğum Ankara , Kurtuluşta bir evde geçti. Evimizin tam karşısında karakol vardı. Mahalleli ile araları çok iyiydi. Ramazanda komşular karakola tepsilerle börek, etli pilav falan gönderirlerdi. Polisten falan korku diye bir şey yoktu. Karakoldan bir kaç ev sonra Kurtuluş camisi vardı. Biz çocuklar imamla müezzin amcanın oturduğu tek katlı evlerin bahçesindeki ağaçlara tırmanıp meyve çalardık. Onlar da bizi sopayla kovalarlar, polis amcalar da halimize gülerlerdi. Güzel günlerdi. Ne zaman ki 27 Mayıs darbesi oldu işte o zaman kötü günler başladı. Kederliydik. Yüreklerimiz taş gibi ağırdı. Mahalle sessizliğe büründü. Her akşam radyonun başına toplanıp Yassıada duruşmaları mı içimiz kan ağlayarak dinlerdik.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle