--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ötüken’den Söğüt’e

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
3

Bu haftaki eserler, Ötüken Neşriyat’tan. Kitaplara geçmeden yazının başlığındaki Söğüt ismi üzerine uğrak vuralım.

Malum Söğüt beldesi, Devlet-i Aliye’nin temellerinin atıldığı Bilecik ilimizin ilçesi ve kuruluşun ilk tohumlarının ve rüyalarının görüldüğü yerdir.

Söğüt, Ötüken Neşriyat’ın kurucularından ve mütefekkirlerimizden Nevzat Kösoğlu’nun 1968 ila 1971 yılları arasında çıkardığı derginin adıydı.

Ötüken Neşriyat yetkilileri bu dergiyi yeniden ve o yıllara göre daha çok muhtevalı bir şekilde yayınlamaya başladı.

İki ayda bir çıkacak olan derginin ilk sayısı, Ocak-Şubat olarak piyasaya sunuldu. Adına dergi denilse de harika bir muhtevayla kitap gibi olmuş ve her yazı, okuyanı Söğüt’ten yola çıkararak bugüne getirmekte.

Bu arada yine Ötüken’den çıkan Milli Mecmua Dergisi de Ocak-Şubat sayısını Erol Güngör’e ayırmış.

Merhum Erol Güngör’ü tanımadan, anlamadan bu ülkeyi anlamak ve anlatmak zordur diyerek kitaplara geçelim.

………………

Son çıkan eserlerden birisi de Orta Asya’dan fetihlerle başlayan büyük yolculuğun, Söğüt’te konakladığı zaferlerle dolu tarihimizin ana kütlesini oluşturan “Malazgirt 1071” ismini taşıyor. Eseri kaleme alan Oğuz Ünal!

Yazarın ifadesiyle bu kitap, Anadolu’daki varlığımızın ve medeniyetimizin, “millî, İslâmî ve insanî esasları” yönünden, 21. yüzyılın şafağında yepyeni bir çağın başlamakta olduğu ve bu çağın Türkiye, Türk dünyası ve İslam alemi için yeni bir hamle, yeni bir yükseliş evresi olacağı ve bu mübarek vatanın teşekkülünde, ledünnî bir sırrın gizli olduğu inancıyla kaleme alınmıştır.

……………….

Bu haftaki ikinci eser ise “Tarihi ve Güncel Boyutlar” çerçevesinde, “Azerbaycan Türkiye Stratejik Ortaklığı” ismini taşıyor. Eserin yazarı Cavid Veliyev.

Bu hususta sözü kitabın yazarına bırakalım:

“Türkiye-Azerbaycan stratejik ortaklığından sürekli bahsedilse de kitap, bu ilişkileri ‘stratejik ortaklık’ kavramı çerçevesinde bütün boyutlarıyla ele alan ve inceleyen ilk eserdir.

Kitapta Türkiye-Azerbaycan stratejik ortaklığı; tarihî, kültürel ve etnik boyutları dikkate alınarak iki ayrı dönemde incelenmiştir: 20. yüzyılın başından itibaren 1920’ye kadar olan dönem ve 1991-2018 arası dönem.

İki ülke arasındaki bugünkü stratejik ortaklığın tarihî boyutunu ele almadan değerlendirmek, eksik bir yaklaşım olacağı için bugünkü Türkiye-Azerbaycan stratejik ortaklığına bakış, XIX. yüzyılın sonu, XX. yüzyılın başlarından başlatılmıştır.

Türkiye ve Azerbaycan ilişkileri, Ankara ve Bakü’nün son dönemlerde artan bölgesel ve küresel önemleri nedeniyle sadece iki devlet arasındaki ilişkiler anlamına gelmemektedir.

İki devlet arasında ortaya çıkan stratejik ortaklık, Orta Asya-Güney Kafkasya-Karadeniz-Akdeniz bölgesinde gelişen olaylara bir cevap mahiyetindedir.

Bu bağlamda bu kitap, sadece iki ülke arasındaki ilişkileri değil, yukarıda bahsi geçen bölgesel olayların anlaşılması açısından da önemli bir muhtevaya sahiptir.

……………..

Eserler hakkında: Ötüken Neşriyat: 

0212-251 00 12 Email: [email protected]

 

Yorumlar

(3)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

bahri

23 Mart 2020 08:11

Bilecik merkezdeki üst kısmı kesik gibi duran minareler niye öyle duruyor. Belkide ibret alınsın diye belkide teknoloji yetersiz. Söğüt de ki ertuğrul gazi türbesinde ki yunan askerlerinin türbe kepenklerindeki kurşun delikleri her okul öğrencisinin görmesi gereken noktalar

Mustafa

23 Mart 2020 07:54

En'âm Sûresi 40 - De ki: "Kendinizi hiç düşündünüz mü, Allah'ın azabı size gelse veya kıyamet vakti gelse, Allah'tan başkasına mı yalvarırsınız? Eğer sözünde doğru kimselerseniz cevap verin". 41 - Hayır, yalnız o Allah'a yalvarırsınız. O da dilerse kaldırılmasını istediğiniz belayı kaldırır ve o zaman ortak koştuğunuz şeyleri unutursunuz. 42 - Şüphesiz ki senden önceki ümmetlere de peygamberler gönderdik. Bize yalvarsınlar diye onları darlık ve sıkıntı ile yakalayıp cezalandırdık. 43 - Hiç olmazsa kendilerine baskınımız geldiği zaman olsun, yalvarmalı değiller miydi? Fakat kalbleri katılaştı ve şeytan yaptıklarını kendilerine güzel gösterdi. 44 - Kendilerine hatırlatılanları unuttuklarında, onlara her şeyin kapısını açtık. Nihayet kendilerine verilen o nimetlerle sevinip zevke dalınca onları azabımızla ansızın yakalayıverdik. Hemen ümitsizliğe kapılıp şaşkına döndüler. 45 - Böylece zulmeden kavmin kökü kesildi. Âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamdolsun

Okuyucu

23 Mart 2020 06:56

Size tesekkur ediyorum...

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle