Nurettin Topçu
“İslam, yalnız secde halinde değil, secdeye eğilen başımızdadır. Yalnız camide değil, ezan sesleriyle dolan evlerimizdedir. Yalnız Kur’an’da değil, onunla nurlanan yüzlerimizdedir. Onu imhaya çalışanlar bilmeliler ki bu ev yıkılmaz; bu baş koparılmaz; bu yüz yüzlerimizden çalınmaz”. Nurettin Topçu.
Dün Mahir İz hocadan söz etmiştik. Bugün de milli mefkûremizin temelini atan ve ören büyük ustalarımızdan Nurettin Topçu’yu hatırlayalım.
20 Kasım 1909’da İstanbul Süleymaniye’de doğan Nurettin Topçu, 10 Temmuz 1975 yılında rahmeti rahmana kavuşmuştur. Ruhu için el-Fatiha.
•
Nurettin Topçu, lise tahsilini İstanbul Erkek Lisesi’nde tamamlar ve 1928 yılında Avrupa’da öğrenim görmek amacıyla girdiği imtihanı kazanarak Fransa’ya gider.
Yurtdışına gidip öğrenim görenler arasında kaybolmayan nadir isimlerdendir Nurettin Topçu. Felsefe eğitimi alırken, Batı’yı ve Doğu’yu sentezler.
1934 yazında Türkiye’ye döner ve Galatasaray Lisesi’nde felsefe öğretmeni olarak göreve başlar. Bir ahlak abidesi olan Nurettin Topçu’ya dair şu ayrıntıyı da not edelim:
Merhum Topçu, Erzurum mebusu Hüseyin Avni Ulaş’ın kızı Fethiye Hanımla evleneceği gün Galatasaray Lisesi Müdürü Behçet Gücer, Topçu’dan bazı öğrencilere geçer not vermesini ister.
“Hak edilmeyen notu vermeyeceğini” söyleyen Topçu’nun tayini, düğün günü İzmir Lisesine çıkarılır. Bu anlamda Topçu’nun “İsyan Ahlakı” kitabının okunmasını tavsiye edelim.
•
İzmir’de bulunduğu 1939 yılında “Hareket” dergisini yayınlamaya başlar. Derginin 4. sayısında yayınlanan ve Cumhuriyet’i kuran kadroyu eleştirdiği ileri sürülen “Çalgıcılar” hikâyesinden dolayı önce İstanbul Vefa Lisesine, ardından Denizli Lisesine tayin edilir.
Topçu’nun bu hikâyesinin yer aldığı “Taşralı” kitabıyla birlikte tüm kitaplarını hararetle tavsiye edelim. Zaten bir kitabını okuyan diğer kitaplarını okumadan rahat edemez.
Topçu’nun bir kabahati daha vardır. Öğretmenlik yaptığı şehirlerdeki İmam Hatip Liselerine ücretsiz derse girmesidir ve ücretleri kabul etmemesidir.
Milli ve manevi değerlere düşmanlığın had safhaya ulaştığı bu devirlerde, Topçu da sürgündün sürgüne gider lakin yazının başına alıntıladığım fikirlerinin yayılmasını ve sahiplenilmesini engelleyemezler.
•
Ezcümle Nurettin Topçu’dan:
“-Milletin şuuru, millet iradesinin gözüktüğü yerdir. Devleti meydana getiren üç temel öğe; ‘birlik halinde bir halk kütlesi, vatan toprağı ve idare edici iktidardır’.
-“İnsanın yükseliş çizgisi, yukarıdan aşağıya, Allah’tan insana doğru hâkimiyet kavramı etrafında tezahür eder.
Bu aynı zamanda siyasî bir kavram olan egemenlik fikrinin, Allah’ta temerküz ettiğini ve oradan âleme, devlete, insana yayıldığını gösterir.
-“İnançsızlık ve liberal eğilimlerin ortaya çıkardığı hürriyet kavramı, bir hile değilse anarşiden başka bir şey olamaz.
-“Bu medeniyet, Anadolu’nun yani güneşin doğduğu yerden doğmazsa kararacaktır. Çünkü her taraf sislerle örtülüdür.
Bize düşen, Anadolu çocuğunu, içine yuvarlandığı Batı hayranlığından kurtarıp yeni doğan güneşe teslim etmektir”.







