Nankörlük Bir Ahlak Zaafıdır
Nankörlük bir ahlak zaafıdır. Şöyle tarif edilir:
“Kişi tüm insani hasletlerinin üzerini “kinle, öfke, iftira ve menfaatperestlikte” örterek, gayri insani hal ve hareketleri sergilemeyi amentüsü sayar ve sahiplenir”.
Nankörlük; vefanın, sadakatin, şükrün, hamdin, nimetin unutulduğu ve inkâr edildiği yerde başlar. Haliyle insani tüm erdemler de sükût etmiş olur.
Bu anlamda nankörlüğün pek çok şubesi vardır.
Siyasetten ekonomiye, kültürden sanata kadar her sahada kendileri gibilerin dışındakilere nankör bir tıynetle bakarlar.
Siyasetteki nankörlük ve muhalefetteki nankörlük ise bu durumun açık delilidir. Nankörlüğün ne olduğunu anlamak için bunların sözlerine ve icraatlarına bakmak kâfidir.
Erdem sahiplerinin dediği gibi; “Ahlakı olmayanın hiçbir kutsalı yoktur. Kişinin topluma karşı ahlaklı olmasından önce kendisine karşı ahlaklı olması esas sayılır”.
İnsan, yaratılış şeklini ve niye yaratıldığını kavraması için kudretten ahlaklı yaratılmıştır. Bu yaratılışın gücünü inkâr ve ret, Allah’a karşı yapılan nankörlük değil midir?
Dolayısıyla İslam’a ve Müslümanlara karşı sürekli husumet halinde olan kimseler, Allah’a karşı nankörlüklerini asli vazifeleri saymaktadırlar. Geçelim.
…………………
Hamdolsun yakın tarihimizin hiçbir döneminde görülmeyen ve yaşanmayan bir devlet-millet iş birliğimiz ve gücümüz var. Şimdi bu hali inkâr nankörlük değil midir?
Mayasında zerre kadar ahlak kırıntısı olan hiçbir insanın reddedemediği güçlü bir devlet ve millet olarak dünya ülkelerinin gıpta ettiği bir konumda değil miyiz?
Nasıl bir kinle beslenmişlerse, tüm dünyanın ve aklıselim sahibi milletimizin takdir ettiği korona virüsü mücadelesindeki başarıyı bile inkâr etmekteler.
Bilgelerimiz nankörlük üzerine çok şey söylemişlerdir. Birini hatırlatalım:
- “Nankörlüğün önünde hiçbir iyiliğin kıymeti yoktur. Şeytanın bile ‘pes’ dediği nice ihanetler sergilenmekten geri durmazlar”.
Kur’an-ı Kerim İnsan Suresi 3. ayette şöyle denilir:
- “Şüphesiz biz onu (ömür boyu yürüyeceği) yola koyduk. O bu yolu ya şükrederek ya da nankörlük ederek kat eder”.
Hacı Bektaş Veli Hz.leri buyururlar ki:
- “En büyük körlük nankörlüktür”. Nankörlük dili kirletir varsa dini kirletir. Dili ve dini kirlenenlerin ise yapmayacakları kötülük yoktur.
Nankörlüğü kendilerine şiar edinmiş kişi yahut kişilerin hayat felsefeleri ve yaşama biçimleri, şu gayri insani ruh haleti içerisinde geçer. “İnkâr, isyan, inat, gurur, kibir, şüphe…” Ve bundan büyük haz alırlar. Ekmekleri aşlarıdır.
…………………
Ezcümle:
Hal böyle olunca doğal olarak sürekli bağnazlık, ihanet, küfür ve şiddete tutkuludurlar ve vazgeçemezler.
Kibir, gurur, haset, kin, öfke ve iftira; hakikati inkâr ederek milletimize hizmet edenlere karşı kullanılan nankörlük hasletleridir.
Her türden iyiliğin azılı düşmanıdırlar. Nerede ve kime karşı olursa olsun, bütün iyilik hareketleri bunları çılgına çevirir. Devlet-millet bütünlüğüne husumetleri de bu yüzdendir.







