--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Menderes’in Naaşı İlk Defa Ne Zaman Getirilmek İstendi -2-

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
6

Aydın Menderes’in ifadeleriyle dünkü yazı şöyle noktalanmıştı:

“Demirel’in başında bulunduğu hükümet yardımcı olmaktan ziyade, bu işten nasıl sıyrılırım havası içerisindeydi”. 

Aydın Bey’den devam edelim:

“Bir müddet sonra bir yer daha bulunur. Kasım ayı başıydı. Fatin Rüştü Zorlu’nun annesi Güzide hanımefendi annemi aradı ve şunları söyledi:

‘Bize ayrılan yeri gidip gördüm, mezar bekçisinin kulübesinin olduğu yer, ayrıca adamın kullandığı tuvalet de o kulübenin içinde. Ne siz ne ben, can parelerimizi böyle bir yere defnedemeyiz.

Annem ve Güzide hanım mezar yerine baktıktan sonra Demirel’le görüşmek istediler. Demirel kaç gündür randevu taleplerine hiç cevap vermemişti. Oysa ilk günden beri Sayın Demirel Başbakandı.

Bu süreç boyunca Demirel’in telefona çıkmaması, cevap vermemesi, görüşme talebini kabul etmemesi, bizim açımızdan ne kolay izah edilebilir ne de hazmedilebilir bir olaydı.

Naaşları mı vermek istememişti, yoksa verir gibi gözüküp, işi çıkmaz sokağa yöneltmek mi istemişti. Bunların cevabını hâlâ bilmediğimi açıkça söylemeliyim”.

Burada araya gireyim. Aydın Bey’in anlattığı gibi Demirel siyasi hayatı boyunca hiç risk almamıştır.

Tüm riskleri başkasına aldırmış, başarı elde edilmişse kendisi üstlenmiş, başarısızlık varsa risk alanın üzerinde kalmıştır.

1974 yılında hükümetin MSP kanadı naaşların uygun bir yere defni hususunda çalışmalar başlatmıştı. Demirel bunu haber alır almaz, Zorlu’nun yakınlarından birine ulaşarak şunları söyler:

- “Bunların teklifini kabul etmeyin, yakında ben iktidara geliyorum, o cenazeleri üç muhrip, iki hücumbotla alıp getireceğim” demiş ve kandırmıştı.

Oysa aynı Demirel, iki defa hükümete geldi. Birinci MC, İkinci MC. Üstelik hiç kimsenin de itirazı yoktu ama yine ipe un serdi. Yukarıdaki hadiseyi Aydın Bey de anlatır.

Bilmeyenler için hatırlatalım.

Rahmetli Menderes, Zorlu ve Polatkan’ın naaşlarını, 30 yıl sonra milletimizin büyük desteğiyle kim getirtti?

Biraz geriden gelelim. Amerika ve CHP işbirliğiyle yaptırılan 1960 darbesinde, DP’li bakanların ve milletvekillerinin yanı sıra adı sanı bilinen DP’liler, CHP kanadından gelen talimatlarla yargılandı.

Mahkeme heyetinin; “Seni buraya getiren güç böyle istiyor” sözü her şeyi anlatır.

Bu hukuksuzluğun neticesinde, Polatkan ve Zorlu 16 Eylül’de, Menderes de 17 Eylül 1961 günü idam edilerek aynı yere defnedildiler.

O tarihten beri getirilmek istenen naaşlar, 30 yıl sonra 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’a nasip oldu.

Önce 11 Nisan 1990 yılında Menderes, Polatkan ve Zorlu’nun itibarları iade edildi, ardından 17 Eylül 1990’da yüzbinlerce vatandaşın katıldığı bir törenle İstanbul/Topkapı’daki anıt mezara nakledildiler.

17 Nisan 1993 yılında vefat eden rahmetli Özal da, vasiyetinin gereği aynı yere defnedildi. Cümlesinin ruhu için el-Fatiha.

 

Yorumlar

(6)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Hikmet Yılmaz

29 Mayıs 2020 14:07

Aydın Menderes'in "Pazara kadar değil, Mezara kadar" deyip, yol arkadaşlarını yarı yolda bıraktığını bilmeyenlere hatırlatmakda dürüstlük olur kanısındayım. Lütfen, okuyucununda sizin kadar bilgili ve yaşanmışlarıda bildiğini bilin.

Abdullah

29 Mayıs 2020 11:32

Nur içinde yatsınlar. Allah'ın rahmeti, merhameti üzerlerine olsun.

Mardinli

29 Mayıs 2020 09:56

Ben 1960 ta on beş yaşındaydım güzel hatırlıyorum.Hatte idam edildiklerinde çok üzülmüştüm.Bu Demirel den daha hayin iki yüzlü kimse yoktur zaten bir meşhur bir sözü vardır dün dündür bugün bugündür böyle yalancı böyle hayin kimse olmaz devlet adamı dürüst olmalıdır.Ama dürüstlük bunda ne arar birde o aydın Mendes ten çok kicik alıyordum rafahtan millet vekili seçilir doğru yolpartisine geçmesi beni çok üzmüştü nankörlük yapti

hüseyin

29 Mayıs 2020 09:06

Demokrasi Adası mı açıldı, çiftlik mi? Yassıada 60 yıl sonra dün bir açılışa sahne oldu.Adanın adını 'Demokrasi ve Özgürlükler Adası' koydular.Ne güzel isim; Demokrasi ve Özgürlükler..** Adında "Özgürlükler" var ama;Betona gömüldüğü için, iki adım atıp nefes alabileceğiniz yer yok..Hele şu fotoğrafa bir bakın Allah aşkına.. Kendinizi "Özgür" hissedebileceğiniz bir yer mi?Küçücük adayı betona gömdüler. Dikildiği söylenen 40 bin bitkinin nefes alması bile zor. Git de kendini özgür hisset..**Peki ya adındaki "Demokrasi.."Açılış yapılıyor.. Muhalefetten tek bir lidere davet gitmiyor. Türk siyasi tarihinin en önemli mekanlarından, ders çıkarılması gereken mekanlarından biri, ama sanırsın "Çiftlik" açılıyor.Devleti ve ülkeyi çiftlik gibi gören bir zihniyet, yanına ortağını alıyor ve baş başa "Demokrasi Adası"nda açılış yapıyor.Zerre demokrasi kültürü olsa, sadece iktidar partileriyle açılış aklının ucundan bile geçer mi insanın?Adında demokrasi var, fotoğrafında yalnızca iktidar.Buyurun fotoğraf bu;Biz bize, diz dize açılışın fotoğrafı bu.  İktidar ve ortağı var, muhalefet yok, demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri yok.. Ama adı Demokrasi adası..Türk demokrasi tarihinin, Türk siyasetinin en önemli mekanı deniyor, açılıştaki tek eksik "Türk demokrasisinin, Türk siyasetinin" fotoğrafı.Ülkeyi çiftlik gibi görürseniz, "Demokrasi ve Özgürlükler Adası"nın açılışını da çiftlik açılışına çevirirsiniz.Adında demokrasi var ama açılışında demokrasinin unsurları yok..Adında özgürlükler var ama, betondan gayrı nefes alabileceğiniz yer kalmamış..Ak Parti iktidarının demokrasi anlayışının resmidir bu..Ak Parti iktidarının özgürlük anlayışının özetidir bu.."Demokrasi dedim de aklıma ben geldim" diyen bir aklın icraatı, "Özgürlük dedim de, aklıma inşaatım geldi" diyen bir sistemin inşasıdır bu..Yassıada'nın inşaat planları pek iyi incelenmiş belli.Açılıştaki hal ve hareketlere bakınca dedi ki içimdeki ses;Yassıada'daki mahkemenin ruhu ezberlenmiş, hatta özümsenmiş de, oradaki savunmaya göz ucuyla bile bakılmamış..Bu kadar basit..

kehanet

29 Mayıs 2020 07:22

demirel münafık tipli bir masondu. sağ gösterip sol vururdu. hayati din düşmanlığı ve vatan hainleriyle işbirliği içinde geçti. ona parti kurma emrini 60 ihtillacileri verdi. onların ajanıydı. tabi naaşı da taşıtmaz. 28 şubatıda o icad edip geriden yönetti.

Süleyman Sırrı Dinçer

29 Mayıs 2020 04:19

Aziz ruhları şad olsun.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle