Menderes’in Naaşı İlk Defa Ne Zaman Getirilmek İstendi -2-
Aydın Menderes’in ifadeleriyle dünkü yazı şöyle noktalanmıştı:
“Demirel’in başında bulunduğu hükümet yardımcı olmaktan ziyade, bu işten nasıl sıyrılırım havası içerisindeydi”.
Aydın Bey’den devam edelim:
“Bir müddet sonra bir yer daha bulunur. Kasım ayı başıydı. Fatin Rüştü Zorlu’nun annesi Güzide hanımefendi annemi aradı ve şunları söyledi:
‘Bize ayrılan yeri gidip gördüm, mezar bekçisinin kulübesinin olduğu yer, ayrıca adamın kullandığı tuvalet de o kulübenin içinde. Ne siz ne ben, can parelerimizi böyle bir yere defnedemeyiz.
Annem ve Güzide hanım mezar yerine baktıktan sonra Demirel’le görüşmek istediler. Demirel kaç gündür randevu taleplerine hiç cevap vermemişti. Oysa ilk günden beri Sayın Demirel Başbakandı.
Bu süreç boyunca Demirel’in telefona çıkmaması, cevap vermemesi, görüşme talebini kabul etmemesi, bizim açımızdan ne kolay izah edilebilir ne de hazmedilebilir bir olaydı.
Naaşları mı vermek istememişti, yoksa verir gibi gözüküp, işi çıkmaz sokağa yöneltmek mi istemişti. Bunların cevabını hâlâ bilmediğimi açıkça söylemeliyim”.
•
Burada araya gireyim. Aydın Bey’in anlattığı gibi Demirel siyasi hayatı boyunca hiç risk almamıştır.
Tüm riskleri başkasına aldırmış, başarı elde edilmişse kendisi üstlenmiş, başarısızlık varsa risk alanın üzerinde kalmıştır.
1974 yılında hükümetin MSP kanadı naaşların uygun bir yere defni hususunda çalışmalar başlatmıştı. Demirel bunu haber alır almaz, Zorlu’nun yakınlarından birine ulaşarak şunları söyler:
- “Bunların teklifini kabul etmeyin, yakında ben iktidara geliyorum, o cenazeleri üç muhrip, iki hücumbotla alıp getireceğim” demiş ve kandırmıştı.
Oysa aynı Demirel, iki defa hükümete geldi. Birinci MC, İkinci MC. Üstelik hiç kimsenin de itirazı yoktu ama yine ipe un serdi. Yukarıdaki hadiseyi Aydın Bey de anlatır.
•
Bilmeyenler için hatırlatalım.
Rahmetli Menderes, Zorlu ve Polatkan’ın naaşlarını, 30 yıl sonra milletimizin büyük desteğiyle kim getirtti?
Biraz geriden gelelim. Amerika ve CHP işbirliğiyle yaptırılan 1960 darbesinde, DP’li bakanların ve milletvekillerinin yanı sıra adı sanı bilinen DP’liler, CHP kanadından gelen talimatlarla yargılandı.
Mahkeme heyetinin; “Seni buraya getiren güç böyle istiyor” sözü her şeyi anlatır.
Bu hukuksuzluğun neticesinde, Polatkan ve Zorlu 16 Eylül’de, Menderes de 17 Eylül 1961 günü idam edilerek aynı yere defnedildiler.
O tarihten beri getirilmek istenen naaşlar, 30 yıl sonra 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’a nasip oldu.
Önce 11 Nisan 1990 yılında Menderes, Polatkan ve Zorlu’nun itibarları iade edildi, ardından 17 Eylül 1990’da yüzbinlerce vatandaşın katıldığı bir törenle İstanbul/Topkapı’daki anıt mezara nakledildiler.
17 Nisan 1993 yılında vefat eden rahmetli Özal da, vasiyetinin gereği aynı yere defnedildi. Cümlesinin ruhu için el-Fatiha.







