--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Mahzunluğun bitti Ayasofya

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
1

Hamdolsun Ayasofya’nın mahzunluğu bitti. Ülkemizdeki ve tüm dünyadaki ehli iman Müslümanlar da büyük bir mahcubiyetten kurtuldu.

Bizim için Ayasofya’nın ne manaya geldiğini anlamak için öncelikle iyi bir tarih şuuruna sahip olmak lazım.

Tarih şuurundan yoksun olanlar için yerkürenin hiçbir yerinde hiçbir şeyin önemi yoktur. Tarih şuuru, tarihini bilenlerin ve kabul edenlerin inançlarıyla bütünlük arz eder.

Tarihinden yoksun olanlar, tarihinden uzak duranlar, tarihini öteleyenler, yaşadıkları topluma da ülkesine dost olamazlar.

Bu sebeple Ayasofya’nın cami hüviyetine kavuşmasının ne demek olduğunu anlamakta güçlük çeker ve kabulde zorlanırlar.

Her Müslüman vatandaşımızın ve diğer dünya Müslüman halklarının bildiği gibi İstanbul’un fethi, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in hadisi şerifiyle işaret buyrulmuştur.

Ayasofya’dan söz ederken bu hadisi işiten ve işareti alan ilk sahabe efendimizle, yine bu işareti açıklayan velimizi hatırlamak ve yâd etmek lazım gelir.

İstanbul’un Müslüman askerler ve Müslüman bir komutan tarafından fethedileceğini duyan ve 90 yaşında Medine’den gelen Ebû Eyyûb el-Ensârî Hz.leri, kıyamete kadar İstanbul’un bekçi misafirlerindendir.

Kendisi fethi göremediyse de ruhu şerifi fethe şahitlik etmek için mübarek naaşı İstanbul’un fethinin yapıldığı noktadadır ve halen İstanbul’un banisi olarak adını taşıyan Eyüp’te, aralıksız ziyaretçi kabul etmektedir.

Yine biliyorsunuz İstanbul’un fethedileceğine dair hadisi şerifin müjdesini sözlü olarak Fatih’in babası II. Murad’a sözlü olarak beyan eden de Hacı Bayram Veli Hz.leridir.

Detaya boğulmadan şöyle anlatalım:

II. Murad’ın da İstanbul’un fethine niyeti vardır ve hazırlıklar yapmaktadır ama istişare etmek amacıyla Hacı Bayram Hz.leriyle Edirne’de söyleşirken büyük veliye İstanbul’un fethine dair sualler sorar.

Hacı Bayram Hz.leri de Edirne’ye birlikte gittiği talebesi Akşemseddin Hz.lerini işaret ederek; fetih, “Bizim köse ile oğlunuz II. Mehmed’e nasip olsa gerektir” der.

Gerisini merak edenlerin tarih okumaları gerekir. Bu müjdeden sonra II. Mehmed olarak tarihin şanlı sayfalarındaki yerin alan ve İstanbul başta olmak üzere Balkanlarda yaptığı fetihlerle “Fatih Sultan Mehmed” unvanı alacak olan Fatih’in eğitimine, değişik hocalar tarafından küçük yaşta başlanır. Fatih 19 yaşına geldiğinde altı dil konuşmaktadır.

İstanbul’un fethinin ve Ayasofya’nın camiye dönüşmesindeki ilk şahitlerden birisi de Akşemseddin Hz.leridir. Rivayetlere göre ilk namazı kıldıran odur.

Bu arada şu bilgileri de aktaralım. Biliyorsunuz Akşemseddin Hz.lerinin kabri şerifi Bolu’nun Göynük ilçesindedir.

Covid-19 salgını sebebiyle türbesi ziyarete kapatılmıştı. Göynük müftülüğü Ayasofya’nın tekrar cami hüviyetine kavuştuğu gün hem kurbanlar kestirmiş ve halka ikramlarda bulunmuş hem de Akşemseddin Hz.lerinin türbesini ziyarete açmış.

Ezcümle:

Şunu bilmeliyiz, bilmeyenlere de hatırlatmalıyız.

-“Biz millet olarak kendi tarihimizle yaşarız. Başka milletlerin tarihiyle yaşayamayız”. 

 

Yorumlar

(1)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Hocam

28 Temmuz 2020 14:38

Girmişsiniz bir tarih girdabına çıkmak ne mümkün.  

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle