--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Maalesef eğitim öğretim yorgunuyuz

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
8

Eğitimin gayesi, “ideal ve irade sahibi insan yetiştirmek” değil midir? Hele başında bir de “Milli” kavramı varsa.

Eğitimin başlıca amaçlarından birisi de kendisini bu topraklara ait hisseden insanlarımızın “ana kucağından mezar ocağına kadar” milli değer yargılarıyla devletine, milletine muti olmak değil midir?

Bu satırları okuyanların acı acı güldüğünü, kimisinin dudak büktüğünü ve “Sen nerede yaşıyorsun” dediklerini kulaklarımı rahatsız edecek şekilde hissediyorum.

Hakikaten de öyle! Sanki atmosferin bilinmeyen bir tabakasında yaşıyor ve dünyaya hiç gelmemiş, hatta Türkiye’de yaşamayan birisi gibi yazdığımı kabul ediyorum.

“Eğitimin öncelikli gayesi her yaştan her insana tefekkür etmeyi” öğretmek değil midir? İşte eğitimin-öğretimin ve ÖSYM’nin başında bulunanlar bu hakikati anlamamak için direnmekteler.

“Direndiklerini nereden çıkarıyorsun efendi” sorusuna cevap vereyim. Üniversite giriş imtihanında Türkçe sorularından dört tanesine bakılmasını öneririm.

……………..

Oysa kendi öz kaynaklarıyla eğitimde milli değerlere uygun sistemini oluşturmuş eğitimcilerimiz, müteşebbislerimiz var.

Bu isimlerden birisi de Pazartesi günkü yazımda “Sahne Senin” adlı kitabını paylaştığım Dr. Kemal Tekden’dir.

Sağlık alanından sonra eğitim sektörüne de “yerli-milli pencereden” baktıklarını ifade ederek şunları söylüyor:

- “Gençleri düşünmekten uzaklaştırıp uyuşturmanın bir başka yolu da bence onları bilgiye boğarak uyuşturmaktır.

Eğitim sistemiz içinde neye yaradığını anlatıp cazip hale getirmeden o kadar çok bilgi yüklemek istiyoruz ki çocuklara, sorgulamak bir yana onları sonunda kitap okumaktan bile nefret eden insanlar haline getirmeyi başarıyoruz maalesef.

Bıkkınlık içindeki çocuklar sonunda bu bilgilerin ne işe yarayacağını düşünmeye bile gerek duymuyorlar ve sadece diploma için gerekli olduğunu düşünüyorlar.

Onlara göre; bilgi sınav içindir, sınav geçince kitapları yakabilirsiniz bile, işi bitmiştir çünkü. Burada gençleri suçlamanın doğru olmadığını belirtmek istiyorum. Çünkü biz onlara ne verirsek onun karşılığını alıyoruz ancak”.

……………….

Mesela şöyle bir soru sorsak, günümüzde ilk ve orta öğrenciler içerisinde okulunu seven kaç öğrenci vardır? Söyleyelim. Eylül’de okullar açılmasın diye bekliyorlar.

Üniversiteler için de aynı kanaat söz konusu. Üniversiteler öğretim ve öğrenimden çok farklı etkinlikler için gidip gelinen mekânlar olarak görülmekte.

Çünkü eğitim sistemimiz taptaze fidanları, toprağına uygun şekilde sulamadığı, yetiştirmediği ve zihinlerdeki yabancı otları çapalamadıkları için mesele çıkmaza girmektedir. Burada sözü yine Kemal Tekden’e bırakalım:

“Bilgi teorik düzeyde kaldığı ve bize etki yapmadığı sürece boşa gidecek bir çaba olarak kalacaktır. Benimsenmemiş bilgi unutulacaktır ve bizi yormaktan başka işe yaramayacaktır”.

Ezcümle:

Maalesef eğitim-öğretim yorgunuyuz. Nasıl yorgun olduğumuzu televizyonlardaki bilgi (!) yarışma programlarını izleyerek görebilirsiniz.

Nice iki üniversite bitirmiş kimseler, Çanakkale Kahramanımız Seyit Onbaşı’nın adını duymadığını söylüyor. Daha ne cehaletler…

 

Yorumlar

(8)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Mustafa - Adıyaman

2 Temmuz 2020 00:31

AK Parti her konuda müthiş işler yaptı ama milli eğitimi ve milli tarımı bir türlü düzeltemedi. Yazık.!

Kemal Şahin

1 Temmuz 2020 19:46

Toprak uygun olmalı, tohum toprağa uygun olmalı, tohum mevsiminde toprağa atılmalı, yerli, yerinde ve zamanında en uygun bakım yapılmalı, bundan sonra vakti ve zamanında hasat yapılmalıdır. Kâr etmek isteyen bu konuda en ince hassasiyetleri dikkat eder. Eğitim sistemimiz böylemidir? Keşke evet diyebilsek. En kolay ve hoyratça harcadığımız, en değerli varlıklarımız olan, gerekirse ebeveynler olarak gözümüzü kırpmadan canımızı feda edebileceğimiz, geleceğimiz, yavrularımız, çocuklarımızdır.Yollar,köprüler yapıyoruz. Bu gidişle o yolları ve köprüleri kullanacak genç kalmayacak. Olacak ama, sadece nefes alıp veren bir organizma olacak. Yaşam standardı iş, araba, konut ilemi sınırlıdır? İnsan olmasını beceremeyen birisini dünya ya sultan yapmak kazanımmıdır?

Adil

1 Temmuz 2020 11:06

HEM YORGUNUZ HEM DE ÜNIVERSITE KAPATIYORUZ: BIR IKI LAF TA SEHIR ÜNIVERSITESININ KAPATILMASI ILE ILGILI BIR SEYLER SÖYLESENIZ:

Yasemin

1 Temmuz 2020 10:50

Dini değerlerime ak parti döneminde kavuştum yeterlimi? yeterli değil, ama. ALLAH cc nankör etmesin, KUR AN AZİMUSSAN bu dönemde Okullara girdi. ve sıralarda, okutuluyor hafızlık eğitimi veriliyor, yiğenim hafızlık eğitimi aldı , bunlar benim için çok büyük kazanımdır.Emekl lise öğretmeniyim. kızıma KUR AN AZİMUSSAN eğitimi alabilmesi için şehrin dört bir yanında dolaştım,saatler uygun değildi, KUR AN dersini lise bittikten sonra aldı,anaokulunda, KUR AN AZİMUSSAN dersi verilmelidir. Fatih Sultan Mehmet e Osmanlı padişahlarına nasıl bir eğitim veriliyorsa onun yolları aranmalıdır. çünkü küçük yaşta süper zekâ atmış yaşındaki insanın yapamiyacagi şeyler yapıyorlar,bir çağ açıyor bir çağ kapiyorlar.simdiye baktığımızda, Avrupa Birliği delegesyon başkanı christion berger.Avrupada dijital mühendislik övgüsü bu beceriye sahip tek ülke TÜRKİYE bu kadar çok mühendislik becerisine sahip büyük ve genç kalifiye havuzu olan tek ülke TÜRKİYE demiş. Türkiye de ilk kez yerli milli biyobenzer parathormon uretidi, dünyada bir kutusu üçbinikiyuz dolar 29 Haziran 2020pazartesi akit yazdı, 80 yıl niye hiçbir alanda sıçramamis, bugün pandemi döneminde Okullarda, dezenfektan kabinleri, ultraviyole ile dezenfeksiyon kabinleri yapıldı,maske yapan makina sanayi geliştirildi dezanfakton yapıldı tonlarca yurt içinde tüketildiği gibi yurt dışına ihraç ediyoruz. fabrika gibi geliri olan okullar çıktı meydana bugün İHA SİHA ventilator,akıncı, aksungur kargu. yapılıyorsa,Mili Eğitim de bir gelişme nin olduğunu gösteriyor,İHA SİHA larimiz ile güç dengelerini değiştirdik bunu ben değil süper sandığımız devletler söylüyor. yıllarca İHA SİHA için kafiri bekledik vermediler bugün geldiğimiz durum geçmişe seksen yıl koca bir sıfır bugün 3 boyutlu yazıcı ile yapay zeka projeleri yapılıyor,çocukların elinde

Ömer

1 Temmuz 2020 10:14

Milli eğitim adı üstünde milli olmalı basit ve etkili dinine milletine bağlı bir nesil yetiştirilmeli . Ne yazık ki imkanlar genişledikçe eğitimin kalitesi düşüyor . Ne eski hocalar kaldı ne de eski talebeler . Hükümetimizin muazzam bir yatırımı mili eğitime maddi açıdan oldu . Ama köklü bir değişiklik ve CHP zihniyeti ortadan kaldırılamadı maalesef . Yine de yeni nesilden tüm olumsuzluklara rağmen ümitvarız inşallah yanılmış olmayalım.

Hayrettin Hatunoğlu

1 Temmuz 2020 09:43

Sayın yazar, Ben 64 yaşında 40 yıllık bir öğretmenim. Bu ülkede gerçek bir eğitimin yapılmasını en başta Milli Eğitim Bakanlığı engelliyor. Yapılması gereken eğitimi yaptırmıyor. Bakanlığın adını ''AVUTUM BAKANLIĞI''koysak yerinde olur. Formalite ve bürokrasisi güzel işliyor ama eğitim yapılıyormuş gibi davranılıyor. yani anlayacağının içimizde birbirimizi kandırıyoruz.

Şahin 66

1 Temmuz 2020 09:25

Ak partiye oy veren biri olarak 20 yıldır eğitim sistemi rezalet beceriksiz bir nesil yazık

AYDIN ÇEVİKCAN

1 Temmuz 2020 07:22

SEYİT ONBAŞI'YI NEDEN DUYMAMIŞLAR? ÇÜNKÜ EĞİTİM-ÖĞRETİM YILLARINDA HEP PUTPEREST ÖĞRETMENLERLE KARŞILAŞMIŞLAR. VATANSEVER ÖĞRETMENLER ELİNDEN GELENİ YAPAR, 18 MART'TA SEYİT ONBAŞI'YI KUTLAMA VE ANMA PROGRAMINA ALIRLAR, ÖĞRENCİLERİNE YA RESMİNİ YAPTIRIR YA DA AFİŞ ŞEKLİNDE PANOLARA ASTIRIRLAR. PUTPEREST ÖĞRETMENLERİN ÇOĞUNLUKTA OLDUĞU OKULLARDA VARSA YOKSA KAMAL! MERHUM CEVAT PAŞA'NIN ESAMESİ OKUNMAZ! FETÖCÜ SUBAYLARDAN BİRİ DE KALKIP SEYİT ONBAŞI'NIN VARLIĞINI İNKAR ETMİŞTİ. ALLAH CC PUTPEREST ÖĞRETMENLERİN DE, GÖREVİNİ LAYIKIYLA YAPMAYANLARIN DA BİNBİR BELASINI VERSİN!

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle