--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kirlenmeden Uzak Bir Ramazan

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
0

Fani dünya bir kuru kavgadan ibaretmiş, insan olabilmekmiş tüm maharet. Bu ifadenin aslı Yavuz Sultan Selim’e aittir ama değişik şekillerde dile getirilmektedir.

Ramazan-ı Şerif’in başlangıcından bu yana sahura kadar yatmamaya, okumaya, çalışmaya ve yazılarımı yazmaya gayret ettim.

Rahmetli babam yedi yaşından itibaren oruç tuttuğumu söylerlerdi. Aradan 50 yıl geçmiş ve Allah’ıma hamdolsun ilk defa orucun muhtevasına uygun bir Ramazan nasip oldu.

İlk defa kirlenmeden bir Ramazan yaşadım. Özelime dair paylaşımda bulunmayı benimsemem ama müsaadenizle biraz anlatmak isterim.

Çin virüsünün başladığı Mart ayının ortalarında, İstanbul’dan kısa bir süre uzaklaşalım diye Anadolu’nun sevimli bir kasabasına gelmiştik.

Birkaç gün geçirip dönecektik lakin büyük şehirlere giriş-çıkış yasaklanınca kaldık ve İstanbul’a dönemedik. Nasipse bayramdan sonra dönmeye gayret edeceğiz.

Bu sefer dilimiz de gözümüz de bedenimiz de zihnimiz de oruç tuttu. Gerçi yazılarımda şeytan taşladığım kadar tavaf da yaptım ama yine de orucun hakkını verdiğim kanaatindeyim.

Bir kere gözler kirlenmeyince, dil kirlenmiyor, dil kirlenmeyince zihin kirlenmiyor. Haliyle beden ve ruh temiz kalıyor. Binlerce şükürler olsun.

¥

Kaldığımız evde televizyon bozuktu. Tamir ettirmemeye karar verdik. Bolca kitap vardı. Sosyal medyanın iyisinden kötüsünden hepsinden ısrarla uzak kaldık.

Meğer ne büyük bir huzurmuş. İnsanın ömrünü tüketiyor ve insanı kendisine bırakmıyormuş.

Toprağın ve ağaçların dirilişlerini gün gün izleme imkânı bulduk. Ölümden sonra dirilişin hakikatini baharın anlattığına şahit olduk.

Önce beyazlara bürünen bahçelerin, birkaç gün arayla yeşile boyandığını, bir rüzgâr esip çiçekleri döktüğünü, kısa süre sonra çiçeklerin yerini yaprakların aldığını, yaprakların arasında meyvelerin zuhur ettiğini gördük.

Kur’an-ı Kerim’in tarif ettiği ölüm ve dirilişin icrasıyla, “Gökten ve yerden sizler için nimetler yarattık” ifadesinin nasıl gerçekleştiğini yaşadık.

Kur’an-ı Kerim’i inkâr edenlerin yahut yaratılışa “tabiat kanunu” diyenlerin, inançlarını değiştirmeden Kur’an’ı bir kez olsun incelemelerini tavsiye ederim. Geçelim.

¥

Hani bir hikâye anlatılır. Veli makamına ermiş iki kardeş varmış. Birisi şehirde, diğeri dağda yaşarmış, şimdi hikâyeyi anlatmayayım da sonucunu söyleyeyim.

“Esas olan şehirde veli olabilmekmiş. Dağda veli olmak kolaymış” denilir. Olsun, yine de dağdaki veliden yana oy veririm.

Bu hikâye gerçekten yaşanmış mı yaşanmamış bilemem ama onların zamanındaki şehirler kim bilir nasıldı?

Ayrıca şimdi şehre gerek yok ki, medyanın her türlüsünün girmediği delik kalmadı, bu yüzden yine dağdaki veli olmak yeğdir derim.

¥

Ezcümle İmam-ı Gazali Hz.lerinden:

“Kendisinde ikamet edeceğin kadar dünya için, kendisinde baki kalacağın kadar ahiret için çalış.

Kendisine ihtiyacın olduğu kadar Allah’a ibadet et! Cehennem ateşine dayanabileceğin kadar da günah işle!”

 

Yorumlar

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu siz yazın — yukarıdaki formu kullanabilirsiniz.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle