İnsan Hakları ve Batı Öyle mi?
Batının “insan merkezli sistemi” ahlaksızdır. Bunun için tarihlerinden milyonlarca delil tüm dünya insanlığının önündedir.
Bizdeki batı hayranları gibi yine dünya toplumları içerisinde bu sistemin ahlaksızlığını görmeyen veya gördükleri halde höykünmeyi ve tapınmayı sürdürenler olacaktır.
Sözümüz onlara değildir. Sözümüz, kendisi olabilenlere, kendi inanç değerlerini, geçmişini, geleceğini, ruhunu ve bedenini ahlaksızlığa, inkâra ve şirke hibe etmeyenleredir.
Başta Amerika olmak üzere Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden insan hakları ihlal ve itlaflarına dair binlerce yaşanmış hadise vardır ve olmaya devam etmektedir.
Amerika’da olup bitenleri bütün dünya izlemekte! İşte en sıcak hadise siyahi Amerikalı George Floyd’un öldürülmesidir.
Sadece bu mesele bile batının ahlaksızlık göstergesi olarak yetmez mi?
¥
Bir kere Amerika kanla kurulmuş bir sisteme sahiptir. Kuruluşundan bugüne kadar gelen tarihlerine bakılırsa, sistemin kurucularının ve adamlarının dışında, insan dâhil hiçbir canlı varlığın kıymeti yoktur.
Avrupa onlardan farklı mıdır? Hayır! Avrupa ülkeleri üzerinde kısa bir tur yapalım ve sömürmeden zengin olmamış, “kendi varlıklarıyla” zengin olmuş, kalkınmış bir Avrupa ülkesi gösterelim. Bulamazsınız!
İşin tuhafı şu ki, maalesef ve ne yazık ki, öyle bir rezalet ki, öyle bir kimliksizlik ve kişiliksizlik ki, Türkiye hariç, neredeyse bütün bir İslam dünyasının yöneticilerinin gözünde Amerika ve Avrupa bir kurtuluş kapısı gibidir! Bunu anlamak zor, galiba bu gidişle de anlaşılacak gibi değil.
İşte Covid 19 salgınında gördük hallerini. Sapır sapır döküldüler. Belki biraz insanlıktan nasiplerini alırlar diye yine imdatlarına biz yetiştik.
Lakin utanmak, arlanmak, akıllanmak, iyilik, dayanışma, paylaşma gibi kavramlar, batı sisteminin içerisinde düşman olarak görülen insani değerlerdir.
¥
Batının insan hakları (!) sistemi, sadece sistemin kurucularını, besleyicilerini, yöneticilerini ve güttüklerini kapsar. Bunların dışında herkes düşmandır.
Düşmanlıklarını da maşa olarak kullandıkları, besledikleri, büyüttükleri ve yerine göre koordine ettikleri, sevk ve idare ettikleri yahut ettirdikleri terör örgütleriyle sürdürürler.
Tüm hainliklerini kültürel, sosyal, siyasal ve ekonomik yollarla her fırsatta diğer dünya ülkelerine sürekli empoze eder ve kendi halkıyla, o ülke halklarını inandırırlar.
Hem öyle inandırırlar ki, aklın, mantığın, izahın, düşünmenin, muhakemenin zerresine rastlayamazsınız. Bir örnek verelim.
Bilim insanımız Aziz Sancar’ın Los Angeles’ta yaşadığı bir konuşma, dün sosyal medyada yer almıştı. Aziz Sancar şöyle yazmıştı:
Los Angeles’ta bir marketten alışveriş yaptım. Kasiyer kimlik sordu. Türk ehliyetimi gösterdim. ‘Haa siz Türk’sünüz. Midnight Express’i izledim, faşistsiniz’ dedi. Ben de dedim ki: ‘Ben de Hiroşima’daki atom bombasını izledim. Film değil gerçekti’.
¥
Ezcümle:
Batı medenidir, uygardır, insanidir, geri kalan devletler ve milletler geridir, barbardır, gayri insanidir! Öyle mi?







