Hakiki Şeytanlar Bağlandı, İnsan Şeytanlar Fıldır Fıldır
Özellikle Ramazan ayında hakiki şeytanların bağlandığı söylenir.
Oruç tutan Müslümanlar daha çok ibadetle meşgul oldukları yahut Ramazan ayına hürmetin gereği dünyalık hırslarını ötelerler.
Hakiki şeytanlar bağlansa da bağlanmasa da gerçek şeytanların, insan şeytanlardan utandığı bir devirde yaşamaktayız. İnsan şeytanlar hakikisinden daha tehlikeliler.
Bizim ülkemizde şeytanın vazifesini kimlerin üstlendiğini bilmeyen yoktur. Siyaset başta olmak üzere çeşitli alanlarda şunlar şunlar demek, iştahlarını artırır.
Siyasette ve sosyal medyadaki insan şeytanlar vazifelerini yapmaktalar ve yapacaklar. İşleri bu! Demek ki, sonlarını şeytana hizmetle tamamlamak istiyorlar.
Bunları uyarsanız da uyanmazlar, uyanmamaya direneceklerdir. Hatta uyardığınız için size olan düşmanlıkları daha da artacaktır.
………………
İnsan şeytanların kendilerini açık-seçik anlattıkları en önemli özellikleri, hayâsızlıklarıdır. Hayâsı olmayanın hiçbir kutsalı yoktur.
Hayâsızlık ne din ne milliyet ne hak-hukuk ne devlet ne millet tanır. Mayaları ya kinle karılmıştır veya kendilerini kin deposu haline getirmişlerdir.
Medyada ve sosyal medyada her hayırlı işte; devlete, millete ve dine karşı yaptıkları iftiralar, yalanlar, dedikodular, bühtanlar, saldırılar hayâsızlıklarının gereği ve ispatıdır.
Bu hayâsızlara karşı ne kadar önlem alınırsa alınsın, onlar şeytanlıklarının gereğini yerine getireceklerdir.
Yine hayâsızlığın belirgin yönlerinden birisi de “açık-gizli şirk ve isyan” içerisinde olarak hareket etmeleridir.
Eğer bunlara “insan şeytan” diye bakarsak çok rahat ederiz. Tabi bir de şu ayrıntıyı unutmamalı. Nasıl hakiki şeytana aldanıyorsak, insan şeytanlara aldananlar da olacaktır.
Üstelik öyleleri var ki, şeytanın davulunu çaldıklarını bildikleri halde arka çıkmakta, birlikte hareket etmekte ve daha da vahimi, imanı bütün insanlara karşı durmaktalar.
……………..
Peki, bu durumu nasıl izah etmeli?
Rahmetli dedem şöyle derdi:
- “Oğul, bir mü’minin münafıklık alameti, çıkarları uğruna şeytana uyan ve onun yolundan giden kimselerle yaptığı iş birliğinden belli olur. Böyleleri camiye gelir seninle olur, camiden çıkınca onunla buluşup, sana karşı cephe alır”.
“Başka” diye sorardım. Şöyle derdi:
- “Aile düşmanıdırlar. Aile birliği kuramazlar, kursalar da kısa sürede dağılırlar. Çünkü aile olmak “amentü” meselesidir. Amentünün kutsallığına inanmadıkları için yollarını ayırır ve parçalanırlar.
Bu sebeple de aile bütünlüğüne karşı azılı düşmanlık beslerler. Hırs ve kin deposudurlar. Onlar gibi düşünmeyen herkes kötüdür.
Aile, devletin küçüğü demektir. Ailesine ve amentüsüne sahip çıkmayanların devleti olmaz. Böyle olduğu için de devlete ve millete karşı hep garaz halindedirler.
……………….
Ezcümle:
“Gerçek şeytan, ‘besmele’ veya ‘la havle’ çekince gider” denilir. İnsan şeytanlar ise “besmele” çektikçe, “la havle” dedikçe daha çok insanların üzerine gelmektedir.
“Hayânın temeli arlanmayı bilmektir. Hayâsı olmayanın dini dünyasıdır” der atalarımız.







