Ezanlar istiklalimizin ilahi fermanıdır
Ruhumun senden, İlâhî, şudur ancak emeli:
Değmesin ma’bedimin göğsüne nâ-mahrem eli!
Bu ezanlar-ki şehadetleri dinin temeli,
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli! İstiklal Marşımızdan.
Mehmet Akif’in İstiklal Marşımızı büyük bir iman vecdiyle yazdığını ve Birinci TBMM’de 12 Mart 1921 günü kabul edildiğini bilmeyenimiz yoktur.
Bu tarihten 11 yıl 41 gün sonra 30 Ocak 1932 tarihinde ilk Türkçe ezan, Fatih Camii’nde okunur.
3 Şubat 1932 gününe denk düşen Kadir Gecesi’nde ise Ayasofya Camii’nde Türkçe Kur’an, tekbir ve kamet okunur.
Bütün Türkiye’de Türkçe okunması ise 18 Temmuz 1932 tarihinde, Diyanet İşleri Riyasetinin genelgesiyle ezanımız esaret altına alınır.
CHP’lilere bu genelge yetmez ve 1941 yılında İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanı, Refik Saydam’ın da başbakan olduğu 1941 yılında çıkarılan bir kanunla esaret kesinleşir.
Bundan sonraki yıllarda esarete karşı çıkanlara uygulanan cezaların ve işkencelerin ise haddi hesabı yoktur.
•
Ezanımızın aslına uygun ne zaman okunduğunu da hatırlatalım.
Rahmetli Adnan Menderes, ülkemizi ve milletimizi CHP zulmünden kurtardığı gün olan 14 Mayıs 1950 tarihinde iktidara gelir gelmez, 16 Haziran 1950’de ezanımızı hürriyetine kavuşturmuştur.
Ezanımızın özgürlüğüne kavuştuğu gün, Türkiye’de yediden yetmişe bayram edilmiştir. Menderes’in bugün hâlâ rahmetle-Fatihalarla anılmasının ve böylesine çok sevilmesinin sebebi ezana olan sadakatidir.
14 asırdan bu tarafa bütün bir İslam coğrafyasında okunan ezan, sadece bizim topraklarımızda 18 yıl esaret yaşamıştır.
Hem de 1924 yılına kadar yine tüm İslam âlemine 500 yıl Halifelik yapan bir ülkede.
Biliyorsunuz Covid-19 vesilesiyle, sadece İslam coğrafyasında değil, Batılı ülkelerin pek çoğunda da ezanlar okunmuştur. Geçelim.
Ezanlar bizim istiklalimizin ve istikbalimizin ilahi fermanıdır. Öyle bir ferman ki, İstanbul’un fethine müteakip, ilk ezan fethin sembolü Ayasofya’da okunmuştur.
•
Ayasofya Camii yeniden ibadete açılacaksa ki o yönde milletimizin de devletimizin de umudu oldukça yüksektir.
Elbet açılma takvimi bellidir veya değildir orası bilinmiyor ama eğer bir takvim belirlenecekse, İstiklalimizi devlet-millet birlikteliğiyle kazandığımız 15 Temmuz günü Ayasofya Camii ezanlarla ibadete açılabilir.
Ayasofya Camii’nin de hürriyetine kavuşması, aynen 16 Haziran 1950 günü olduğu gibi nice kurbanlar kesilecek, dualar edilecek, şükür secdelerine kapanılacaktır.
16 Haziran günü unutulmaz camilerden birisi de Sultanahmet Camii’ndeki ilk ezandır. Sultanahmet Camii’nin dört minaresinin 16 şerefesine çıkan 16 müezzin ezan okumuştur.
Ayasofya Camii’nin ibadete açıldığı gün yine iki camiyle birlikte bütün Türkiye’de aynı anda ezanlar okunabilir. Böylece binlerce ezanla Ayasofya selamlanmış olur.
•
Ezcümle:
Dünyada diniyle mücadele edilmeyecek tek millet varsa o da bizim toplumumuzdur. Bunu anlamak ve idrak etmek bu kadar zor olmamalı.







