Eve Dönüş Ne Kadar Sürer
“Evde Kal”, “Evde Hayat Var” kamu spotları yüzde 60 civarında faydalı oldu ve Covid-19 salgınının önüne geçildi.
Dünyanın her yerindeki aklıselim sahibi insanlar; Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve hükümetin, devlet-millet bütünlüğü içerisinde ulaştığı başarıyı takdir etmekte.
Dışarıdan ve içeriden böylesine büyük takdirlerin olduğu yerde art niyetli olarak eleştirenler, bekledikleri ve istedikleri kargaşa ve kaosa sebep olamadılar.
En pervasız olanlar da muhalefet adı altında her türlü çirkinliği sergileyen soldan sağdan partilerle, sözde sivil toplum örgütleri ve sosyal medya ile malum medya oldu.
Böyle bir ortamda, milletimizle-devletimizle birlikte olmak varken, mayalarındaki ihanet damarlarını çatlatırcasına topluma zehrini kusanlara karşı da kavi şekilde duruldu.
………………
Covid-19, evlerimizde kaybettiklerimizi dışarıda aramamamız gerektiğini öğretti. Ruhumuzdaki “ev ve aile” mefhumunu hatırlattı ve yaşanmasına sebep oldu.
Elbet bu hal herkes için geçerli değil ama “aile” kavramını az-çok bilen ve kaybetmeyen insanlarımız için yeniden eve dönüş oldu.
Evlerde kaybedip de dışarıda aradığımız şey ruhi dinginlikti. Oysa evinde ruhunu ve bedenini dinlendiremeyenler, dışarıda asla dinlendiremezler ve sadece pansuman yaptırırlar.
Evler birer eşya mağazası gibi. Eşyalara hükmetmek yerine eşyaların hükmü altına girilen evler, sere serpe kullanılmaktan yoksun kaldığı için evlerde de hayat yoksullaşmıştı.Eşyalarımıza, otomobilimize, cep telefonumuza sahip çıktığımız ve koruduğumuz kadar aile üyeleri birbirlerine sahip çıkmaktan gittikçe uzaklaşmıştı.
Covid-19 bize iç yönetimimize sahip çıkmamızı sağladı. İç yönetimimizi dışarıdan alıp eve taşımamızı söyledi.
……………..
İç yönetimin sahası geniştir. Aklın, duyguların, vicdanın, merhametin, sevginin, bağışlamanın, yardımlaşmanın ve daha nice insani değerleri, dış etkilerden kurtararak, öze dönülmesini, kendimizle, aile üyelerimizle hemhal olmamızı hatırlattı.
Elbet tam bunların tersinin de olduğunu söylemek lazım. Evde kalmayı bilmeyen, evlerinin yatak odalarını pansiyon, salonları da lobi olarak kullananlar, geçici haz yüklü maddi menfaatlere dayalı olarak süren birliktelikler dağıldı.
Gerçi böyle birliktelikler eninde sonunda zaten dağılmaya mahkûmdur. Covid-19 olmasa başka sebeplerle yine dağılacaktır.
Çünkü ruhların anlaşamadığı yerde, bedenler geçici hazlarla anlaşır ve o hazlar yok olunca da ayrılık çanları çalar. Covid-19 ayrılmanın görünen sebebidir. Burayı geçelim.
Covid-19 salgınından kurtulmak için evde kalmamızın ve “evde hayat var” sloganının faydalarından birisi de kendimizle yüzleşmemizi, hesaplaşmamızı tembihlemiş olmasıdır.
Bir nevi aile olmanın bilinciyle kendi sınırlarımızı öğrendik. Tanıdığımızı, bildiğimizi sandığımız en yakınlarımızı yeniden tanıdık, unuttuklarımızı hatırladık.
Başkalarının sınırlarında dolaşmaktan yorulduğumuzu ve hanemize, halimize, soframıza döndük.
…………………..
Ezcümle:
Birbirimizi sahiplenmez, katlanmazsak, hariçten bize katlanacak kimseler, evlerimizin dış gölgesi kadar sahiplenirler. Evin gölgesine değil, içine sahip çıkalım.







