Ersin Nazif Gürdoğan Kitaplığı
Kitap okumanın zamanı var mıdır? Soruya ne tür cevap verilirse doğrudur.
Kitap okumak; okuyanlar için bir istinat duvarıdır. Fikrinin, düşüncesinin, bilgisinin ve bilgisini aktarmanın dayanağıdır. Bu açıdan kitap en vefalı öğretmendir.
Bu haftaki kitaplar Ersin Nazif Gürdoğan’ın, “İz Yayıncılıktan” çıkan eserleridir.
Düşünce ve fikir hayatımızın sessiz ve güçlü yoğurucularından Ersin Nazif Gürdoğan’ın kitapları, insanın düşünce ve fikir dünyasını yalın bir şekilde aydınlatan ve soru işaretlerine mahal bırakmayan eserledir.
Bu kitapların başında; “Düşünceyi Eylem İçin Bilmek” gelir. Diğerlerinin de isimlerini sayalım.
“Dünya Bir Şehirdir”, “Kültür ve Sanayileşme”, “İki Dünyanın Hesaplaşması”, “Günler Akarken”, “Teknoloji ve Ötesi”, “New York’tan Los Angeles’e Yeni Roma”, “Kirlenmenin Boyutları”, “Görünmeyen Üniversite”, “Hicaz’dan Endülüs’e”, “Zamanı Aşan Şehirler”.
•
Ersin Nazif Gürdoğan, yerli ve milli mayalı düşüncenin fikir ve ideal pınarlarından kana kana içmiş ve aynı pınarları, ihtiyaç duyan herkese yazılarıyla sunmuş birisidir.
Nazif hoca çocukluk yıllarından itibaren, düşünmek ile inanmak arasındaki tereddüt çizgisini hızla geçip, medrese ile mektep arasındaki köprüyü de irfani bir anlayışla kurarak, hayatını kâinatın sahibine inanarak yaşamış; tecrübelerini, dinlediklerini, gördüklerini, okuduklarını anlaşılır bir dil ve akıcı bir üslupla okuyucularına aktarmıştır.
Nazif Gürdoğan’ın bu özelliği, ilkokul yıllarından bugün geldiği noktaya kadar hep rehber olmuş; “iyiden, doğrudan, güzelden, sabırdan, tevekkülden” derlediği düşünceleriyle eylemlerini birleştirmiştir.
Nazif Gürdoğan’ın eserlerinin isimlerini yazdık ama “öncelikle hangisini okumak lazım gelir” diye bir soru akla gelebilir.
“Düşünceyi Eylem İçin Bilmek” başta olmak üzere, Mehmet Zahid Kotku Hz.lerini anlattığı “Görünmeyen Üniversite”, “Kirlenmenin Boyutları”, “Teknoloji ve Ötesi” kitaplar olabilir. Diğerleri de kıymetli eserler ama bugünler için bunları tavsiye edelim.
•
Bizde yahut diğer dünya milletleri içerisinde, mensup oldukları toplumun değerlerine karşı sürekli düşmanlık besleyenlerin ortak özelliği; köksüzlükleri, kimlik bunalımında oluşları ve yerkürenin neresinde yaşarsa yaşasınlar, herhangi bir topluma aidiyet duymamaları sebebiyledir.
Oysa her toplumun kendi insanını yerli ve milli düşünce etrafında “dönüştürücü öncüleri” vardır. Bu hususta Nazif Gürdoğan şunları kaydeder:
“Dönüştürücü öncüleri olmayan bir kültür, zamanın estirdiği fırtınalara direnemez. Büyük öncülerinden beslenmeyen bir toplum, değerlerini koruyamaz.
Onlar temel değerleri, temel değerler de toplumları ayakta tutar. Her dönüştürücü öncü, arasında yer aldığı toplumun, kültür ve ekonomisine yeni açılımlar kazandırır.
Onların görevlerinin başında, toplumları uzun ömürlü kılmak ve geçmişten geleceğe taşıyan temel değerleri zenginleştirmek gelir.
Anadolu’yu dönüştürenler her alanda özveri ve samimiyeti temel değer gören, ‘Düşünce ağacı biziz, eylemin meyvesi bizdedir’ diyen bilgi ve bilgeliğin öncüleri olmuştur”.
•
Eser hakkında: İz Yayıncılık; 0212-520 72 10 Mail: [email protected]







