Devlet; umut, güven, çare demektir
Hamdolsun Türk milleti olarak devlet kurmak üzere tarih sahnesine çıktığımız günden bu yana ne vatansız ne de devletsiz kalmadık.
Yine tarih sahnesine bizden önce veya sonra çıkan devletlere bakılırsa, çoğunun; savaşların, afetlerin, darbelerin neticesinde parçalandıkları, tarihten silindikleri görülür.
Ayrıca yerküre üzerinde bizim üzerimize gelindiği kadar hiçbir ülkenin ve milletin üzerine gidilmemiştir.
Atalarımız Selçuklular ve Osmanlılar döneminde de Haçlı Savaşlarının hemen hepsinin önceliği topraklarımızın işgali ve parçalanması üzerine olmuştur.
Son yüzyılımızdaki savaşların, afetlerin, darbelerin senaryosu da yine devletimizi ve milletimizi parçalamak, bölmek, yutmak ve Batı’ya teslim etme üzerine kurgulanmıştır.
Millet olarak tüm zorlukları aştık. Ne savaşlarda tükendik ne teröre boyun eğdik ne de darbelere geçit verdik. Kazaya uğradık ama yok olmadık.
Çünkü millet olarak bizim varlığımız, dünyada kalmak değil, ahirete yolcusu olduğumuz ve orada hesap vereceğimiz üzerine bina edilmiştir.
•
Kelime-i Tevhid sancağının sahipliği ve taşıyıcılığı, devlet ve millet olma ilkemizin ana gayesi ve gücümüzün merkezidir.
Bugün bu gücün ve inancın en açık delilini idrak etmekteyiz. Millet-devlet bütünlüğünün, gücünün ve kucaklaşmasının zirvesini yaşamaktayız.
Dünyanın büyük kesiminin mücadele ettiği “korona virüsüyle” biz de millet ve devlet olarak başa çıkmaya çalışmaktayız.
Defalarca şükretmemiz gerekir ki, milletimize güven veren, umut veren ve çare olan bir devletimiz ve irademiz vardır.
Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca, İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu başta olmak üzere devletimiz köylerden şehirlere kadar bütün kurumlarıyla iş başında ve bir seferberlik halinde çalışmaktadır.
•
İstanbul’daki tedbirlerin aynısı en küçük yerleşim yerlerinde de var. Bu yerleşim yerlerinden birisi de Osmanlı bakiyesi Bolu’nun Göynük ilçesi.
Göynük ülkemizin sakin şehirlerindendir. Bu sefer daha sakindi. Kaymakamlık bütün tedbirleri yakından takip etmekte ve Göynüklüler de tedbirlere uyumu sağlamakta.
Göynük yerlileri mütevekkil insanlardır zaten. Akşemseddin Hz.leri ile Ömer Sıkkîn Hz.lerinin manevi varlıkları, mütedeyyin insanlar üzerinde tesirlidir ve bu yüzden de tevekkül insanıdırlar.
Aslında mütevekkil olma hali toplumumuzun büyük ekseriyetinde mevcuttur ve şimdilerde daha çok görünür olmuştur. Tedbir içerisinde tevekkülü barındırır çünkü.
•
Göynük’te gözlem yaparken birkaç dost tarafından önemli bir husus hatırlatıldı.
Ben de İçişleri Bakanımız Soylu ile Sağlık Bakanımız Koca’ya ileteyim.
Malum mevsim bahar, toprak uyandı. Göynük’te olduğu gibi bütün bir memleket çapında bağ, bahçe, tarla işlerinin vaktidir.
Kırsal bölgede yaşayan 65 yaş ve üzeri insanlarımız, topraklarla uğraşmaktan veya çalışacak olanlara yol yordam göstermeleri gerekir.
Bu insanların evde kalmaları onlar için çok zordur. Devlette çare tükenmez, elbet bu hususta da yapılacaklar vardır.
Vesselam.







