--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bir mahcubiyetten bir mahcubiyete

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
3

Eh be Süleyman Bey!

Pazar gecesi iki saat, sadece ülkemize değil, dünyaya nefes tutturdunuz.

Elbet nefes tutanlar içerisinde istifaya sevinenler, bayram edenler, hatta “Ben dediydim” diyen Nemrudi taifesinden kimseler de vardı.

Eh be Süleyman Bey!

Bir mahcubiyeti gidereyim derken, son nefesinize kadar bağrınızdan, yüreğinizden, kalbinizden söküp atamayacağınız büyük bir mahcubiyetin ve yükün altına girdiniz.

Ne olacak şimdi? Bu yükü, güveni nasıl taşıyacaksınız bilemem fakat bu “güven emaneti”, Allah sağlıklı ömür versin, yaşadığınız müddetçe sizi hep bir adım geriden ve önden takip edeceği gibi ders niteliğinde yıllarca konuşulacak ve yazılacaktır.

Eh be Süleyman Bey!

Devlet-millet bütünlüğü içerisinde günlerdir alınan tedbirlere toplumun yüzde doksan dokuzu katılmıştı ve katılıyor. Dünyada bir numarayız.

Büyükşehirlerdeki sokağa çıkma yasağında küçük bir azınlığın sokağa çıkması ve ihtiyaç duymadıkları şeylere saldırması an itibariyle zaten magazinleşmişti.

Şimdiye kadar devletine-milletine sadık hiç kimsenin sokağa çıkıp, hırs ve tamahlarını sergiledikleri görülmüş müydü? Görülmemişti!

Ne kadar önlem alırsanız alın, nasıl önlem alırsanız alın, malum güruh ve benzerlerini bala batırıp yağa yatırsaydınız da yine yapacaklarından vazgeçmeyeceklerdi.

Sosyal medya denilen şeytan gayyasının nereden ve kimler tarafından yönetildiğini hepimizden daha iyi bilmektesiniz.

Twitter denilen ihanet şebekesi millet ve devlet düşmanlığını her fırsatta körüklemeye devam etmekte ve her fırsatta söylemektesiniz.

Neyse ki, mahcubiyetiniz anlaşıldı ama aşırı bulundu. Alın işte, aşırı mahcubiyet başınıza daha büyük bir mahcubiyet yükü getirdi. Oh oldu! Geçelim.

Süleyman Bey’e olan güven ve sevginin temeli, elbet Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan’a olan güvenin-sevginin tezahürüdür.

O sevdiği için sevmiş ve soylu milletimiz de bağrına basmıştır.

Sayın Soylu bunu çok iyi bildiği için önce Cumhurbaşkanımıza, sonra aziz milletimize karşı mahcup olduğunu hissetmiş ve gayet insani bir davranışta bulunmuştur.

Milletimizin çok büyük ekseriyeti de bu hareketi yerinde bulmuş ama istifanın da kabul edilmesini kabul edilir bulmamıştır.

Başka memleketleri bilmem fakat bizim memlekette siyaset üstü değerler vardır. İnanılan-sevilen siyasetçiler, bu üst değerler ölçüsünde güvenilir-sevilir.

Siyaset üstü değerleri tekrarda fayda vardır.

“Vatan, bayrak, devlet, millet ve bunların tabanını, çatısını oluşturan dinimizdir”. Bundan öte hiçbir değerin kıymeti yoktur.

Devlet-millet bütünlüğü ancak bu değerlerle sağlanabilir. Yalnız şu ayrıntıyı da hatırdan çıkarmamalı.

Amentüsü sağlam milletimiz, üst değerleri siyasete alet edenleri, hatta bu üst değerlere düşman olanlara yamalık vazifesi görenleri de siyaset çöplüğüne atmıştır-atacaktır.

Ezcümle:

Sayın Soylu! Bu kadar sevgi ve güven yüklü kul hakkıyla nasıl rahat edeceksiniz? Önce Reis’ten sonra milletimizden bol bol helallik almak zorundasınız vesselam.

 

Yorumlar

(3)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Can

14 Nisan 2020 11:59

Masallah bir de o alisverise cikanlara fetö hain gavur küffar yaftasini yapistirmadiginiz kaldi. Dünyada birinci ülkeyiz tabii tabii evet güney kore avusturya daki ölü ve vaka sayilarini hic takip etmedigimizi saniyorsunuz. Her sey vicik vicik yagcilik. Gazetecilik kolay meslek olmus methiye düzmekten baska bir sey gerekmiyor. Böyle yapmak sirf Reis e zarar veriyorsunuz. halka hakaret etmek kolaycilik oluyor. Ayip oluyor. Sirf luppo alan yoktu o güruh dediklerinize.

Alihan

14 Nisan 2020 09:47

Sayın yazar Cuma akşamı sokağa çıkan ve ihtiyaçlarını almak isteyenleri aşağılamaktan vazgeçin. Bizler günübirlik yaşarız. Stok yapmayız.  Çocuğuma bez ve süt aldım evet ben de dışarı çıktım. Bu kararı alanların hiç mi hatası yok. Hatasız olan Allah tir. Hükümlerin hatasını söylemekten korkanlar da dilsiz şeytandır

Eren ersoy

14 Nisan 2020 08:35

İnsanlık bir yolculuk yapıyor... HAY dan gelip HU'ya gidiyor... Ne yazık ki bunun anlamını bilen yok! Oysa sürekli tekrarlıyor... HAY dan gelip HU'ya gidiyoruz... HAY'DAN HABERİ YOK. HU'DAN HABERİ YOK. HAY=> Hakka Uygun olmak... Gerçeğe uymak. "HAY" Anlamı bu... HU ise HAKKA ULAŞMAK... Kısaca Gerçeğe uyacaksın ve ona ulaşacaksın. İLK ŞART BELLİ ... HAKKA UYGUN OLARAK YARATILMIŞ OLMAK. Peki senin için hak ne? Gerçekte sen nesin? Sebze misin? Hayvan mı? Çünkü bunu anlamadan ve bu yaratılış gerçeği ile temizliğini yapmadan! HU yani hakka ulaşmaya gidemezsin. İNSANLIK YOLU İZLEYECEĞİN. Bu sebeptende bu gün attığım eser... ARİF SAĞ... İNSAN OLMAYA GELDİM. Demiş... Bende sayfamda yer alanlara sordum. Hala sayfamda kalmayı kabul edenlerin bilmesi gerekir ki! Bu yolda geri dönüş yoktur. Şimdi şunu bilmeniz gerekir. Bedenen insan olarak anılır olmanız sizi insan yapmaz. Çünkü! Mağara adamı olarak başlanan bir beden yaşamı var. O zamandan bu zamana kadar yenilen sebze meyve var... Kısaca içinizde olan DNA kaydınız ilk olarak bunları anlamanızı sağlamak üzere hayatta kalma dersinizin bir parçasıdır. Ayrıca Yenilmiş hayvan etleride mevcut. Bunların hepsinde DNA kaydı var... Hayatta kalmak için öncelikle tanıman gereken şey işte budur. SEN BİR SEBZE MEYVE VE HAYVAN OLARAK VAR OLDUN. ÇÜNKÜ İÇİNDE YAŞANMIŞ BİR HAYAT BİRİKİMİ YOK Kİ! Bu birikime sahip olmak için... Öncelikle hayatta kalman lazımdır. Kısaca zehirleyen otları tanıyacaksın... Hastalandığında çare olanları bileceksin... Hangisi ne kadar tok tutar öğreneceksin. Elbette bunlar şu an anlatmak için çok basit şeyler. HAY => Hadi AY=> UYGUN HALE GEL. Nasıl becereceksin bu işi? İşte zaten sorun burada başlıyor. ADEM OLMAK İŞİN SIRRI. Ama ADEM sadece bir tane. İkincisi de yok. Kalanlar ADEMOĞLU. İşte dostlar bu sayfada kalmak... ADEME SECDE EDİN ifadesi ile alakalıdır. CESEDİNE GİRİN... Secde edin... Bu kadar basit bir oluşumdur bu. Dostum "biz meleklere ademe secde edin" dedik, derken... Söylenen sözü kim bilir sizce? Birincisi MELEKLER İkincisi ise ÂDEM... Evet, Madem hal böyle... Bu sayfada kalacaksanız. SECDE => Sırrı Ced'e anlamı ile CET yani ATA olarak kabul etmeniz gereken bir ÂDEM var. Ve onun adına HALİFE denilmiş. Yani Hali ifa edecek olan. İŞTE ŞİMDİ SİZ ÂDEM MİSİNİZ? ADEMOĞLU MU? Bunu anlayacaksınız ve secde ifadesi gereği... Sırrı cede dayanan ki! BU ATA demek, BABA demektir. Sayfamda bana niçin baba dediklerini de anlamışsınızdır. Mesele ATA'YI TANIMAK... ATASINI TANIMAYAN KİŞİ KENDİSİNİ TANIYAMAZ. Bu yüzden RIZA LOKMASI YEMEK ZORDUR. Bu yolda kalacak olanlar iyi düşünsün. Sayfamda kalanlar asla dönemeyecekleri bir yola gireceklerdir. Henüz 10 günlük bir zaman var. KARARINIZI VERİN ÇÜNKÜ KALANLAR RAZI OLARAK KALMIŞ OLACAKLARDIR. Ve Beyinleri yanmaya başlayacaktır. Zira GÜNEŞ ile bir arada olmak zordur. Haydi bakalım... TAKİPÇİLER... Aranızda var olan bir sürü sahtekar da mevcut ve onlar bilmem sanıyorlar... Ama inanın hepsini biliyorum ve onlara bir şans tanıdım ... Kalanında ise kararlarına göre ya izlemeye devam edecekler ya da defolup gidecekler... SAMİMİ OLAN BU İLİM YOLUNDA İŞE YARAR. Evet... Uzatmayalım düşünün ve karar verin RIZA LOKMASI... Önce başına gelecek olan herşeye razı olman anlamına gelecek. Hepsini sana kendi DNA kaydın yaşatacak. ALLAH HESABI ÇABUK GÖRENDİR. Bu sözü de unutmayın. Çok kısa bir zaman diliminde yaşanacak olanlara dayanacak beynim var diyenler kalsın... Kalanı ne yapar onlara bağlıdır. İster inanmaz sayfada takibe devam eder yanarlar... İster samimi bir ikrar ile ki bunu bana değil sadece kendilerine yapacaklar yola devam eder. Artık SON PEYGAMBER ÜMMETİ OLMAK İÇİN... 23 nisana kadar yaşanacaklar yaşanacak ve sonra geçiş belli son peygamber ümmeti olmak... 23 nisanda İSA hükümleri tamamlanmış oluyor. ÇOK BİLMİŞLER BUNLARI ANLAMAZ BİR ÇOK SIĞIR DA ZATEN ANLAMADI... Hepsi bifteklik ve onlar kendilerini biliyor. Bazıları dayanamadı kaçtı zaten...

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle