Batı Barışı Doğudan Öğrenecek
Batının Doğu ile barışı Anadolu’dan geçer. Batı bu hakikati kabul etmemek için yüzyıllardır direnmektedir.
Uzak tarihiyle geniş Osmanlı coğrafyası, yakın tarihiyle Anadolu üzerindeki işgal, ekonomik, sosyal ve siyasal tüm savaş araçlarını kullanmaktadır.
Batılı ülkeler, kendi devletlerini korumayı bir hak olarak görürken, bizim medeniyetimizin ve inancımızın gereği tarihimiz boyunca hem de kendi soylarından çeşitli inanç ve ırktan insanlara hamilik yapmamızı sürekli görmezden gelmişlerdir.
Bu tahammülsüzlüğün neticesinde yine tarihimiz boyunca devlet-millet olarak içten ve dıştan sırtımızdan vurulmamız hiç eksik olmamıştır.
Devlet-millet karşıtlığı tüm darbeler, terör, anarşi, ekonomik, sosyal ve siyasal hareketlerin merkezi ve planlanması, içimizdeki aktörlerin öncülüğünde Batı’da yapılmıştır.
……………..
Anadolu Selçuklu (231 yıl) ve Osmanlı Devleti’nin yedi yüz yıllık tarihi içerisinde topraklarımıza sığınan, mal, mülk edinmelerine müsaade edilen hatta hibe edilen; ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel olarak sınırsız özgürlüklere sahip olan değişik ırk ve inanca mensup çeşitli kesimler, biraz palazlanınca genlerinin gereği sürekli kargaşa çıkarmışlardır.
Bugün siyasette, sosyal medyada ve çeşitli mecralarda hainlik edenlerin tıynetlerine bakıldığında bunların neseplerinden gelenler olduğu görülebilir.
Devletimizi ve milletimizi benimsemeyen bazı kesimler, Avrupa’dan aldıkları suflelerle; beslendikleri, barındıkları, korundukları ülkemizi, AB’ye muhtaç hale getirmek istemişlerdir.
Avrupa İslam’a duyduğu kinini söndürmelidir. Avrupa artık bir emekliler kıtasına dönüşmüştür. Hiç olmazsa bu hakikatlerini kabullenmeli ve muhasebe yapmalıdır.
Avrupalıların hiçbir zenginliğinde kendi alın terleri yoktur, milyarlarca Müslüman halkların ekmekleri ve emekleri vardır.
………………..
Yüzyılımızda artık medeniyetler savaşmaktan ziyade, barışın yolunu aramalıdır. Çin virüsü bunu da anlatamadıysa daha ne denilebilir.
Bizim bugün Avrupa’ya yaptığımız yardımlar, bir menfaat beklentisiyle değil, tamamen gönül medeniyeti toplumu oluşumuzdandır. Batı bunu idrak etmelidir.
Yerkürede yetmiş iki milleti bir millet bilen başka bir toplum ve inanç yoktur. Cumhurbaşkanımız Erdoğan, milletimiz ve devletimiz adına bu felsefenin, inancın gereğini yapmaktadır.
Eğer “Barış” kavramı “insan cephesinden” ele alınacaksa, Türkiye örnek ülkedir.
Yüz yıldır tepemizden inmeyen iç-dış bozguncular taifesiyle mücadeleden taviz vermediğimiz gibi barışı da sürekli koruyan ahlak merkezli bir medeniyetin sahibiyiz.
Batı ise sömürdüğü ülkelerin doğal kaynaklarını elinde tutabilmek için yıllarca dayatmacı yönetimleri iş başına getirip, yöneticileri halkıyla sürekli kavga ettirmiştir.
Biz de nihayet bu cendereden kurtulalı 17 sene olmuştur. Bu 17 sene içerisinde neler yaşadıklarımız da meydandadır.
Artık devran değişti. Bundan sonra Batı dünyası, Doğu dünyasının irfan ikliminden beslenmelidir. Barışın ve bölüşmenin değerini Doğu kültürü belirler.
……………..
Ezcümle:
Anadolu insanı, inanç sisteminin gereği, gittiği ve geldiği her yerde, kötülüklerin yolunu kesmek, iyiliklerin yolunu açmak için varlığını sürdürmüş ve sürdürmektedir.







