Avrupa’nın bize bakışı değişir mi?
Yerkürede her şey tepetaklak gidiyor. Çin virüsü tüm dünyanın ve insanlığın dengesini altüst etti. Yalnız bu genellemeden kendimizi sıyırmamız lazım.
Çin virüsünün sarıp sarmaladığı ülkeler ve halklar içerisinde, devlet-millet olarak bir tek biz aklıselim şekilde mücadele etmekteyiz.
Silah ve uyuşturucu tüccarlığı yaparak savaşlarla dünyanın dengesini sürekli bozan ve kendilerine süper güç ismi veren ABD ve Rusya ile bunların “ayakçılığını” yapan Avrupa fena şekilde çuvalladı.
Çin virüsü karşısındaki en temkinli, tedbirli ve mücadeleci ülke biz varız.
Eğer azıcık tökezleseydik ve Avrupa ülkeleri böylesine çaresiz kalmasaydı, içimizdeki hainlerle birlikte çoktan ensemizde boza pişiriyor olurlardı.
Siyaset adı altında; “Biz muhalefetiz elbet iktidarın hiçbir işine onay vermeyiz” diye iman ettikleri amentüleriyle CHP ve yamakları, Avrupa’dan medet umarak neler etmezlerdi.
Baksanıza yine bütün dünyanın takdir ettiği, hayran kaldığı devlet-millet bütünlüğümüze karşı dillerindeki ve zihinlerindeki kirlerini oluk oluk akıtmaktalar.
Gerçi bunlar kendilerine verilen rolü oynuyorlar. İnançlarının gereği bu işi üstlenmek durumundalar. Geçelim.
…………….
Türkiye büyük bir devlet olarak dünyaya insanlığını göstermeye devam ediyor.
Şükretmemiz gereken öyle çok sebeplerimiz var ki, bugünler rüya olarak anlatılsaydı, kesinlikli kimse inanmazdı. Rüyayı anlatanın ruhi rahatsızlık içerisinde olduğu söylenirdi.
Oysa rüya değil gerçek. Düne kadar her fırsatta AB’nin ötelediği devletimiz-milletimiz, şimdi AB’ye insani yardım yapıyor.
Peki, bu sebeple gururlanmak doğru mu? Değil elbet! Ama hakkı da söylemek lazım!
Çünkü bizim inanç merkezli insanlık medeniyetimizde, hiçbir konuda yapılan yardımlardan dolayı gururlanılmaz.
Eğer karşı taraf azıcık insaflı ve insani melekeler taşıyorsa, hakikati görerek düne kadar düşmanlık besledikleri milletimizi anlarlar.
İnsan merkezli medeniyetimizin temelinde; istikbalin kulağına söylenecek söz, gözüne gösterilecek istikamet, vadesini tamamlamamış bir tarih hazinesi yaşamaktadır.
Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan ve hükümetimiz ve tabii devletimizin tüm birimleri, bu inanç ve samimiyetle çalışmaktadır.
Avrupa belki de Türkiye’yi ve insanımızı bu vesileyle yeniden tanımış olacak ve yeniden anlamaya çalışacaklardır. Geçelim.
………………..
Yanlış yorumlanmasın. “Aman bizi anlasınlar” diye elbet bir gayemiz yoktur. Hele hele Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın asla böyle bir niyeti ve düşüncesi olamaz.
Haşa! Nasıl ihtiyacımız olabilir ki? Biz yer kürede esaret görmemiş, sömürge olmamış, sömürmemiş, her devirde kendi devletini kurmuş bir milletiz.
Ön yargı ve peşin hükümlülerin hatırlatacağı gibi yakın tarihimiz içerisinde elbet AB kapılarında 70 cent aradığımız dönemler olmuştur. Onun sorumluları da bugün AB’ye muhtaç olmamızı isteyen ve bu hususta çırpınıp duranlardır.
Ezcümle:
İngiltere başta olmak üzere, diğer ülkelere yapılan yardımların tamamı inanç merkezli insani amaçlı yardımlardır. Bunun idrakine varsınlar yeter!







