Avrupa açlıktan geberir
Afrika’nın pek çok ülkesini dolaştım. İçlerinde Fransa’nın, İngiltere’nin, İtalya’nın da sömürdüğü ülkeler vardı.
Güya hepsi de bağımsızdı ama “dilleri, yasaları ve parlamentoları” başta olmak üzere hükümetlerin hiçbirisi bağımsız değildir. Olan masum halka olmaktadır.
İçeriden ve dışarıdan kuşatılmışlık yaşamaktalar ve halkın özgürlüğü, sömüren efendilerine bağlılık gösterdikleri sürece onların belirlediği şekildedir.
Avrupa ülkelerinin bütünü, Afrikalı Müslüman halkların kanlarıyla beslenen vampirlerdir. Bu sebeple saldırgan ve hırçındırlar.
Bizden de alacakları var. Bize olan kinleri Afrikalılara olan kinlerinden daha fazladır. Birinci Dünya Savaşı ve Milli Mücadele’den bu yana kudurganlıkları bitmiyor.
Doğu Akdeniz’de kobayları Yunanistan’ın üzerinden havlamalarının sebebi; büyüyen, gelişen, kendi kendine yeten, yettiği gibi tüm dünya nezdinde hızla yükselen ülkemizin Afrika ülkeleriyle yaptığı iş birliğidir.
Libya Afrika’ya açılan kapılarımızdan birisidir. Fransa’nın kudurganlığını anlamak zor değildir. Suriye, Libya babalarının malı değildir.
Bugün Fransa’nın her türlü yönetimi elinde tuttuğu 20 Afrika ülkesi vardır. Bu ülkelerle Türkiye olarak ekonomik, sosyal, dini ve tarihi bağlarımız vardır.
Afrika ülkelerini kemirmeseler, aç ayı Yunanistan’ı doyurma güçleri yoktur. Afrikalılar akıllarını başlarına alıp, Avrupa’ya “dur” deseler, AB açlıktan geberir.
•
İngilizlerin “Ortadoğu” diye isimlendirdiği oysa esas adı “Ön Asya” olan geniş Osmanlı coğrafyamızda bütünüyle bağımsız tek Müslüman ülke biziz.
Bu özelliğimiz ve gücümüz, Avrupalıların ve Amerikalıların hiç görmek istemedikleri rüyadır. Gördüklerinin ve yaşadıklarının rüya olmadığını anlayınca içeriden ve dışarıdan sürekli saldırmaktadırlar.
Alçaklar kendilerini öyle bir konumda bulundurmakta ve öyle tepeden bakmaktalar ki, yüz yıllardır başka milletlerin kursaklarındaki yiyecekleri, içecekleri, topraklarının altındaki ve üstündeki kazançlarını çalmayı kendilerine hak olarak görmekteler.
Avrupa; hırsızlar, gaspçılar, eşkıyalar, katiller tarafından yönetilen ülkelerdir. Tarihlerinin hiçbir noktasında insanlığa dair en ufak bir kırıntı bulunamaz.
Aksini düşünenler için sadece bir ülkeden örnek verelim. Halkı Müslüman Cezayir’den! Fransa’nın Cezayir’de işlediği vahşetlerin bir örneği daha yoktur.
Şu hakikati unutmamalı! Bugün Afrika’nın hangi ülkesinde kargaşa, kaos ve darbe varsa, hepsini bu yılan soylular çıkarmaktadır.
•
Ezcümle:
Biz Avrupa’yı yağa batırsak, bala batırsak, her dediklerini yapsak. Veya onlar bizim her dediğimizi anında yerine getirse, ne biz onlara ne de onlar bize yar olmaz.
1683 yılından bu yana, 1911’de dokuz ayrı cephede başlayan ve 1918’de bittiği sanılan ama bu sırtlanların yeniden şehir şehir saldırıya geçerek, İstanbul başta olmak üzere memleketimizi işgal edip, büyük bir mücadele ile kovulmalarını unutmaları mümkün değildir.
Bizim de yüzyıllardır verdiğimiz şehitlerimizi ve kaybettiğimiz topraklarımızı unutmamız imkânsızdır.
Biz medeniyetimizin gereği barış yanlısı olarak diyalog çağrımızı sürdürürken, bunlar genlerinin gereği sürekli ihanet peşindeler.