--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Afrikalı Beş Müslüman Kölenin Hatıraları

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
1

Bu haftaki eser Pınar Yayınlarından. “Afrikalı Beş Müslüman Kölenin Hatıraları” isimli kitabı derleyen Muhammed A. Al-Ahari, tercüme eden ise Buğra Özler.

Arapça ve İngilizce yazılan Müslüman kölelerin anlatımlarını, tarihin tozlu sayfalarından kurtaran bu eser, dünyaya insanlık dersi veren Batılı liderlerle onların sırtından geçinen yahut sırtlarını sıvazlayan seçkinlerin insanlık hallerini(!) oraya koymakta.

Kitapta öncelikle Müslüman köle anlatımlarının tarihi boyutu ele alınmış. Ardından Süleymanoğlu Eyyub’un hatıratı yer almış.

Sırasıyla Orta Afrika Yerlisi Selim Ağa’nın hayatından kesitler sunulmuş. Ağa ile köle yan yana gelmez elbet. Bu ağa sıfatı bizim bildiğimiz cinsten bir ağa değil.

Üçüncü hatırat Orta Afrika Doğu Sudan’dan Bornolu Nikolas Said’in, dördüncü hatırat Kuzey Carolinalı Köle Ömer İbn-i Said’in otobiyografisi. Beşinci sırada ise Timbuktulu Ebu Bekir Şerif’in hayatı var.

………………

Amerika ve AB’de kölelik kavramı, tarih boyunca “insani ve kalbi değil”, “nefsi arzuları” doğrultusunda anlaşılmış ve bu çerçevede kullanılmış, anlatılmış, yazılmıştır.

Ayrıca kölelik kavramı ideolojik bakımdan da yine kimlerin canı neyi nasıl istiyorsa öyle kullanılmış ve anlatılmıştır.

Bugüne kadar köleliğin tarihi şöyle dört başı mamur bir şekilde ortaya konulmamış veya yasaklanmış, yazılanlar da basılmamıştır.

Afrikalı beş kölenin yaşadıkları aynı zamanda bir seyahatname gibi de olmuş.

Örneğin Sudanlı Nikolas Said’in ilginç seyahatleri var. Yolu İstanbul’a da uğramış ve ilginç anekdotlar aktarmaktadır.

Köleliğin tarihi hakikaten tozlu raflardan inmiş gibidir bu kitapta. Bu hususta eserin ilk sayfalarına uğrak vuralım:

…………….

“Amerika kıtasındaki kölelik dönemi boyunca kölelerin eğitim alması birçok bölgede yasaklanmıştır. Ticaretle ilgili eğitim alabilirlerdi fakat okuma-yazma öğrenmeleri yasaktı.

Bunun pek çok sebebi vardı. İlk olarak eğitim, isyana teşvik eden bir araç olarak görülüyordu. Bir diğer sebep ise kölelerin eğitimle kendilerini geliştirebilecekleri bir zekâya sahip olmadıkları yönündeki yaygın kanaatti”.

Bunları okuyunca aklıma şu geldi. Bizde de CHP zihniyeti, Köy Enstitülerini kurarken, köy çocuklarını ancak köylerinde kalmaları şartıyla okutmak istemişler, şehirlere gelmelerini engellemişlerdi. Bunlar halkçı! Kitaba geçelim.

“ABD ve AB’de köleler, toplumsal açıdan hiçbir alanda yükselemeyecekleri bir sistem içerisinde yerleştirilerek, Hıristiyanlaştırılması gereken vahşiler olarak görülüyorlardı.

Kölelerin edindikleri tecrübeleri yazıya dökmeleri yahut insanlık tarihine ilişkin okumalar yapmaları, onları insan türü arasına sokardı ki, böylece eşit sayılmış olur ve köle muamelesi göremezlerdi”.

………………

Milyonlarca Afrikalı köle gemileriyle Amerika kıtasına götürüldü. Önce bedenleri ardından zihinleri prangaya vuruldu.

Kitapta her ne kadar Afrikalı beş Müslüman kölenin hatıraları anlatılsa da kölelik tarihinin bütününü kapsayacak şekilde yazılmış.

Prangaların ve özgürlüklerin hikâyesi kitapta!

Eser hakkında: Pınar Yayınları; 0212-520 98 90 [email protected]

 

Yorumlar

(1)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

doğruları söyleyen insan

24 Haziran 2020 01:28

Sayın Öztürk padişahınıza methiyeler dizmişsiniz maşallah

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle