• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Atilla Özdür
Atilla Özdür
TÜM YAZILARI

Atatürk ve Cehennem ateşi...

22 Haziran 2015
A


Atilla Özdür İletişim: [email protected]

Yeni Mesaj’dan Muharrem Bayraktar’ınyazılarını Haydar Baş ağırlığından ayırarak okumak, hoşuma gidiyor, kafamda tebdil hava etkisini  yaratıyor. Rahatlık veriyor... “Atatürk ve Cehennem Ateşi” başlıklı yazısı gibi... 

Geçenlerde artist bozuntularından birinin uydurduğu “oruç tutmadıkları için taşlandıkları” masalına ek olarak, birileri de “milli eğitim müdürlerinden birine yükleyivermiş Atatürk’ü, aklınca içinde yaşattığı uyduruk cehenneminden gönderdiği mesajında, “Sıcak diye orucunuzu bozmayın, burası daha sıcak”, diyerek...

Muharrem Bayraktar’ın demesine göre “Kendilerini İslamcı olarak adlandıran kesimin önemli bir kısmı için Atatürk, bu ülkenin dinine, maneviyatına büyük darbe vurmuştur, onun yeri Cehennemdir”...

Doğru yanlış, haklı haksız bir kısım insanımız böyle düşünmüş, düşünüyor olabilir...

Nitekim, önünü ardını hesaplamadan atılacak taşın ürkütülecek kurbağaya deyip değmeyeceğini kestiremeyenlerin yıllar öncesinde çok görülmüştür,  heykelleri taşlamaları... 

Bayraktar’ın demesiyle nasıl ki “Atatürk, harpten çıkmış, yokluk ve sefalet içindeki bir ülkeyi yeniden var ederken batıya tamamen sırt çevirdi. Onların tek bir kuruşunu, tek bir yardımını kabul etmedi. Bursa’daki Amerikan Kolejini “çocuklarımızı Hıristiyan yapıyorlar”  diye kapattı”ysa; kendi devrinde girişilen din ve diyanetle ilgili tüm icraatları da bizatihi Atatürk’ün kendi elinin emeği olarak gören kimi insanımız, bu icraatlarından ötürü öte dünyadaki yerini Cehennem olarak düşünmüş olabilir .

Amma kişilerin, öte dünyadaki yerlerini belirleyici mutlak irade, bahusus Allahımızın zatına aitmiş, bunu nasıl idrak edebilsin ki eğitilmemiş, öğretilmemiş, eğilip bükülmemiş kafalar...

Bu cehalet, kişiliği yok sayılan kafaların mı  hatasıdır yoksa, eğiticilerin,  öğreticilerle  toplumu çekip çeviricilerin mi suçudur ? 

Diyor ki, Muharrem Bayraktar;

İçki içen ama bu ülkeyi emperyalistlerden kurtaran bir adam, oruç tutan ama bu ülkeyi emperyalistlere satanlardan çok daha şereflidir, çok daha mümindir”...

Doğru söze bir şey diyemezsiniz. “Zalim ve yan tutucu olup da seccadeden kalkmayanı olacağına, Adil ve insaflı bir kiliseli tarafından çekilip çevrilmek daha evladır” gibi bir şey...

Hiç tereddütsüz düşünmeksizin imzamızı atacağımız bu satırlarının ardından Muharrem Bayraktar şunları da yazıyor ki, insan okuyunca haylice hüzünlenerek, Sen de mi Brütüs diyesi geliyor...                   

“Bu ülkede Ezanı Muhammedi özgürce okunuyorsa, bu ülkenin semalarından Kur’an-ı Kerim sesleri yükseliyorsa, bu ülkenin Müslümanları özgürce oruçlarını tutuyorlarsa bunu tek sebebi, Atatürk’ün işgalcilere karşı verdiği savaşı kazanmasındandır”...

Her neyse. Haticeyi bırakıp neticeye gelelim... 

Bir toplum, tükene bitene sayı itibarıyle üç kişiye bile düşse, birisi behemehal reis olacaktır. Hem eşyanın tabiatı böyledir, hem de Efendimiz Peygamberimizin öğretisi...

Askeriyede de öyle, sivil yönetimlerde de böyle

O demlerde de aynen öyle idi. Kurtuluş hareketin içinden, aralarından birinin reis olması gerekiyordu;

O oldu...

Muharrem Bayraktar da aynen benim gibi, daha henüz doğmamıştı,  o günlerde...

Belki de biz olabilirdik...

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23