• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
  • VAV TV CANLI YAYIN
Ali Sandıkçıoğlu
Ali Sandıkçıoğlu
..
TÜM YAZILARI
06 Mart 2021

Aynı filmi seyretmek istemiyoruz

Her insanın aynı düşüncede olması düşünülemez. Herkesin sevdiği renkler değişik olabilir. Pek tabi her insanın fikri yapısı, düşünce şekli ayrıdır. Kimi iktidarı beğenir. Kimi beğenmez, kimi muhalefeti beğenir onun peşinden gider. Onun için demokrasi ile idare edilen ülkelerde siyası partiler var. Herkes de fikri yapısını beğendiği ve fikri yapısının uyuştuğu ekolun peşinden gider. Onunla beraber olur. Demokrasilerde bu gayet normaldir. İsteyen A partisini beğenir, onu destekler. İsteyen B partisini beğenir. Ona destek verir. Demokrasi ile idare edilen ülkelerde herkesin bildiği gibi iktidarlar seçimle el değişirler. Milletinin teveccühünü alan parti, iktidar olur, kaybeder ise gelecek seçim için kendini hazırlamaya çalışır. Neden ve niçin kaybettiklerini sebeplerini araştırırlar.

Sayın Cumhurbaşkanımız Boğaziçi Üniversitesine tamamen kanunu nizam ve teamüllere uygun olarak rektör ataması yaptı. Birileri tarafından kıyametler koptu veya koparılmak istendi. Neymiş efendim? Biz bu rektörü istemeyiz. Sebep ne? Aynı rektör o okulda altı yedi sene kadar görev yapmamış mıydı? Bir rektör için aranan şartlar kendisinde yok muydu? Elbette ki vardı. Ancak niyet başka… Okul önünde eylem yapanların büyük bir kısmının okulla hiç ilgilerinin olmadıklarını Sayın İçişleri Bakanının ve İstanbul Valisinin açıklamaları ile öğrendik. Öğrenci olmayan ve devletimiz, vatanımız aleyhinde yurt dışı desteklerle faaliyette bulunan çeşitli terör örgütlerine mensup insanların üniversite önünde ne işleri var?

Seksenli yılları lütfen bir hatırlayınız. Yaşı müsait olmayanlar bilmezler ancak yaşları müsait olanlar çok iyi bilirler. Resmen dış güçlerin teşvikleri ve destekleri ile kardeş, kardeşini acımasız bir şekil de öldürüyordu? Akşam, radyo ve televizyon haberlerinden hava raporu gibi vurulan gençlerimizin, askerlerimizin, polislerimizin devlet memurlarımızın, öğretmen ve hemşirelerin daha birçok meslek erbabından insanlarımızın hiç suçsuz yere ölüm haberlerini dinliyorduk. Okulları yakan, sabah namazından dönen imamı öldüren, öğretmenleri öldüren, dershaneler yakan, yapılan köprüleri yıkan, işçileri kaçıran, şantiyeleri basan, köyleri basıp, erkeklerini öldüren, yakan bu demokrasi hayranı(!) öğrencilikle hiç alakası olmayan insanlar değil miydi? Bizim protestocu gençlerimiz ülke için bir keşif, bir buluş yaptılar da devlet onlara engel mi oldu? Batılıların niyeti, zihniyeti ve tüm programları Türkiye’nin kalkınıp, gelişmesini engellemek olduğunu üniversite tahsili(!) yapan gençler bilmezler mi?

Gerçekten batılı insanların büyük bir kısmı iki yüzlü, vurdumduymaz, hatta utanmazdırlar (Kendilerine hiçbir zaman iğneyi sokmadan her zaman çuvaldızı başkalarına sokarlar.). Bütün işleri az gelişmiş devletlerin içlerine fitneler sokarak kardeşi, kardeşe düşman edip o memleketin servetlerini yağmalamaktır. ABD’de Trump tarafları senatoyu bastıkları zaman ABD o insanları gül vererek, alkışlayarak mı karşıladı? Acımasızca beş insan orada tüm dünyanın gözleri önünde öldürülmedi mi? Türkiye kendi ülkesindeki bir okula istediği zaman, istediği öğretim üyesini atar. Buna batılı devletlerin hele hele ABD’nin karışmaya ne hakkı vardır? Şu işe bakın ülke genelinde yüzlerce camiyi yıkan, yirminci asırda, insan haklarından, kişilik haklarından, seyahat hürriyetinden bahsedilirken mangalda kül bırakmayanlar; ellerinde binlerce masum göçmenin kanı bulunan, nice masum insanları denizin ortasında ölüme terk eden ve ucu sivri demirlerle botlarını delip batıran, ülkelerindeki sığınmacılar kamplarında bulunan insanlara bir nevi hayvan muamelesi yapan, kıymetli eşya ve paralarını alan, Avrupa’nın şımarık çocuğu Yunanistan’da da Boğaziçi’ne atanan rektörü istemeyiz diyerek, okul önünde gösteri yapanlara Yunanistan’da destek(!) gösterileri yapıyorlar. Atina’daki bir üniversiteye Yunan Devleti bir rektör atasa Türk Devleti veya Türk öğrencileri biz bu rektörü istemeyiz diyerek yürüyüş yapsalar sizler nasıl davranırdınız? Ciddi olunuz. İkiyüzlülükten vazgeçiniz. Sahte demokrasi ve insan hakları kahramanlıkları(!) yapmaktan vazgeçiniz. Fransa’nın sarı yelekli eylemcilere nasıl davrandığını dünya âlem gördü ve biliyor. Kalkıp bize insan hakları ve demokrasi dersi vermeyin. Affınıza sığınarak bir atasözümüzü yazımda kullanmak istiyorum: “İt ürür, kervan yürür.” Sizler istediğiniz kadar bağırınız. Bor’un pazarı çoktan geçti… Türkiye eski Türkiye değildir. Köprülerin altından çok sular aktı. Milletimizin feraseti, birliği ve Cenab-ı Hakk’ın yardımı ile adları ne olursa olsun dünya kefereleri inşallah Türkiye’nin kalkınmasını engellemeyecekler.

Ülkemizde kurulan bir iki yeni mini parti var. Dün yemek yedikleri tasları; ne kadar yazık ki, bugün kirletmek istiyorlar. Üç-beş soysuza şirin gözükmek için veya onların oylarını alabilmek için utanmadan, sıkılmadan, Ankara’da, İzmir’de, İstanbul’da eylem yapan bayrak düşmanlarına, LBGT’lilere kardeşim diye hitap ediyorlar. Sözde milliyetçi, sözde maneviyatçı bu mini partilerin mini liderine yazıklar olsun! Bu millet size yıllarca Türk Devletinin hükümetlerinde bakanlıklar vermiş, yeri geldiğinde alkışlamıştır. Dünkü arkadaşlarınıza sırt çevirip, üç günlük dünya menfaati veya baş olmak sevdası ile bebek katilleri ile yan yana poz vermekten, onlara şirin gözükmekten geri kalmıyorsunuz. Bünyesindeki cinsel saldırı ve istismarları bir türlü engelleyemeyen, senelerden beri bir ileri, bir geri politikalar izleyerek bir türlü iktidar yüzü göremeyen, milletimizin birçok maddi ve manevi değerleri ile ters düşen, bir türlü bu yanlışlıklardan dönmeyen, dönemeyen, Türk Devletinin düşmanları yabancı liderlerden iktidar olabilmek için gizli veya aleni destekler bekleyen, ülkemizin iri muhalefet partisinin sayın lideri de Milletimizin gözü önünde eylemcilerden “Arkadaşlarım, ne suçları var? Gösteri onların tabii hakları” diye bahsetmez mi? Bu sayın siyasetçilerimiz Türk Milletini gerçekten aptal zannediyorlar da kesinlikle milletimiz aptal değildir. Dağ başındaki Ayşe Nine ile Hasan Dede ilkokula gitmemiş, okuryazar olmasalar bile, bugün uyanmış vaziyetteler. İyiyi, kötüyü, güzeli, çirkini idrak edecek durumladırlar. Ülkede yapılanları görüyorlar. Engel olmak isteyenleri de iyi bir gözlemci olarak not alıyorlar.

Anarşiye destek veren, dünün milliyetçi kökenli insanlarının kurdukları yavru muhalefet ise tamamen kafamızı karıştırıyor. Bu muhterem zevatın kimlerden yana olduklarını anlamakta gerçekten zorluk çekiyoruz. Bu nasıl milliyetçilik? Bu nasıl ülkücülük? Sabırla bekliyor, izliyor ve söylenenleri not ediyoruz. İnşallah bir an önce başkanlığını muhterem bir hanımefendinin yaptığı bu sayın siyasetçilerimiz başlarını elleri arasına alarak salim bir düşünce yaparak, kimlerle beraber olduklarını iyi düşünüp; vatan için, bayrak, için, din için, devlet için, ezan için, yer altındaki sayısız şehitlerimiz için doğru, tarihimize uygun müspet bir karar verirler. Çünkü gün birlik, beraberlik zamanıdır. Bizler vatandaşlar olarak günü gelince de herkese notumuzu vereceğiz. Kimileri sınıflarını geçecek, kimileri ise sınıfta kalacaklardır. Kimin saçının siyah, kimin saçının beyaz olduğu saçları önlerine döküldüğü zaman görecek ve anlayacaklardır. Bu ülkede siyaset yapacaklar; her şeyden önce Türk’ün örfünü, âdetini, tarihini, inancını, göz önünde bulundurmaya mecburdur. Milletimizin dini ile imanı ile gerçek tarihi ile alay etmeye kalkanlar veya oynamak isteyenler, bu necip millet tarafından zamanı gelince mutlaka kırmızı kart göreceklerdir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.

Rabbim hepimize hayırlı basiretler nasıp edip, bir an önce batıl ile hakkı birbirinden ayırt edebilme şuurunu nasip eylesin. Âmin. Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Kocayusuf

Sayın Sandıkçıoğlu, objektif ve realist tespitleriniz için, tebrik ve teşekkürler... Beden sağlığı için gerekli olan gıda ve kıyafet seçiminde ne kadar dikkatli ve titiz olmak gerekiyorsa, ruh sağlığı için de aynı hassasiyeti göstermek gerekir. Bu hassasiyetin ölçü ve kurallarını, en uygun ve en güzel ortaya koyan, Yüce Yaratan/Allah (c.c.)'tır. İlahi Kanunlar, Dünya ve Ahiret Saadeti'nin bir-numaralı anayasası'dır. Bu gerçeği görmeyen, ya da görmek istemeyenler, insan-aklı'nın her problemi çözeceğine inanan, ve dalaletin çıkmaz sokaklarında kördüğüm olan ahmaklardır.
  • Yanıtla

Dost

Acı söyler,sevdiğine küser.Istanbul seçimlerinde yalana sarılmış bir ak parti gördük.Anında millet tepkisini verdi.Artık millet ak partinin güvenilirliğini yitirdiğini gördü.Ezan,kabe kutsal olacak ama zina, süresiz nafaka haram olmayacak.Birisi boşandımı,gökler çatırdamayacak.Kadınlar artık ev hanımı olmayacak.Aile yerle bir olacak,biz gidip feminist ak partiye oy verecegiz öylemi.Bu millet kendini kandırana eninde sonunda sırtıni döner.Ayasofya'yı açan zinayı yasaklayamazmı?Süresiz nafakayı,süreli hale getiremezmi?Bu konulardan baktımı muhalefet ile kol kola bir akp görünmektedir
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23