• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ahmet Varol
Ahmet Varol
TÜM YAZILARI
13 Aralık 2019

İsrail’in üçüncü erken genel seçim kararı

Dün yani 12 Aralık tarihinde dünyada iki önemli seçim vardı. Bunların biri Cezayir’deki cumhurbaşkanlığı seçimi diğeri de İngiltere’deki erken genel seçimlerdi. Bunların ikisi de bu ülkelerin siyasi gelecekleri açısından önemli siyasi süreçlerin başlangıç noktalarını oluşturacak nitelikteydi. Ancak bizim bu yazıyı yazdığımızda oy verme işlemleri devam ettiği için henüz sonuçlarıyla ilgili herhangi bir yorumda bulunma imkanımız yoktu. 

Cezayir ve İngiltere’de oy verme işlemlerinin başlamasından bir süre önce de 11 Aralık Çarşamba gecesi saat 24.00’de İsrail yasalarının Knesset üyelerinden herhangi birinin hükümet kurmak amacıyla yeterli desteği elde ettiğini gösterecek 61 imzayı toplaması için tanınan süre doluyordu. Bu sürenin dolmasından sonra artık yeni bir hükümet kurulması için herhangi bir girişimde bulunulması imkanı kalmamış olacağı için Knesset’in yani İsrail parlamentosunun ilga edilmesi ve yeni bir erken genel seçime gidilmesi zorunlu hale geliyordu. Dolayısıyla İsrail Parlamentosu, Çarşamba gecesi Knesset’in ilgası ve 2 Mart 2020 tarihinde yeni bir erken genel seçim yapılması üzere verilen yasa tasarılarını kabul etti. Böylece siyonist işgal rejiminde yeni bir seçim süreci fiilen başlatılmış oldu. 

İşgal rejiminde verilen bu erken genel seçim kararı bir yıl içinde üçüncü erken genel seçime gidilmesi anlamına geliyordu ki böyle bir şey de işgalci siyonist rejimin kurulmasından bu yana ilk kez gerçekleşiyordu. 

İşgal rejiminde 9 Nisan 2019 tarihinde gerçekleştirilen erken genel seçimlerin ardından hükümet kurulamaması üzerine 17 Eylül’de ikinci kez erken genel seçim yapılmıştı. Fakat bu ikinci genel seçimlerde de herhangi bir parti tek başına hükümeti kurmaya yetecek çoğunluğu elde edemediği gibi belli bir tarafta duran partilerin aralarında koalisyon oluşturmalarına uygun bir aritmetik de oluşmamıştı. Buna rağmen İsrail Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin iki büyük parti arasında bir koalisyon anlaşması yapılması talebinde bulunmuş ama Mavi - Beyaz İttifakı’nın Knesset’te daha fazla sandalye elde etmiş olmasına rağmen hükümeti kurma görevini Likud Partisi’nin lideri Netanyahu’ya vererek açıkça taraf tutmuştu. Mavi - Beyaz ittifakı’nın lideri Benny Gantz’dan da onunla anlaşmasını istemişti. Ama Netanyahu’nun tüm çabalarına rağmen anlaşma olmadı. O, sağ çizgide duran siyonist partilerle de bir koalisyon oluşturamadı ve hükümeti kurma görevini cumhurbaşkanına iade etti. 

Bu kez cumhurbaşkanı Rivlin hükümeti kurma görevini Gantz’a verdi ve yine Netanyahu’yla bir ittifak kurması talebinde bulundu. Fakat Netanyahu’nun, Liberman’ın dönüşümlü başbakanlık teklifinin kabul edilmesi ve ilk başbakanlığın da kendine verilmesi konusunda ısrarlı olması üzerine yine bir koalisyon formülü ortaya çıkarılamadı ve bu kez Gantz da görevi iade etmek zorunda kaldı. Onun üzerine Knesset üyelerinden birinin 61 imza toplayarak hükümeti kurabileceğini ortaya koyması için 21 günlük süreç başlatıldı. Bu sürecin dolması ama hiç kimsenin istenen sayıda imza toplayamaması üzerine artık yolun sonuna gelindi ve tekrar erken genel seçime gidilmesi kararı alındı. 

Fakat yorumcular, üçüncü erken genel seçimlerin Knesset’teki siyasi aritmetiği çok fazla değiştirmeyeceğini ve bu seçimlerden sonra da hükümet kurulması konusunda yeni bir krizin yaşanması ihtimalinin bulunduğunu dile getiriyorlar. Tabii bu arada başbakan Netanyahu’nun ve ailesinin yolsuzluklarıyla ilgili davalardan dolayı da bazı sıkıntılar yaşanıyor. 

Şu an yeni bir hükümet kurulamaması sebebiyle iktidarını sürdüren Likud Partisi’nin özellikle aşırı sağ kesimin oylarını kazanmak için Filistinlilere yönelik saldırgan tutumunu artırması ve Filistinlilerin topraklarının gaspı konusunda yeni vaatlerde bulunması muhtemeldir. Üçüncü seçim kararının alındığı gecenin sabahında El-Halil’de bazı Hamas liderlerinin evlerine baskınlar düzenlenmesi ve Hamas’ın bu bölgedeki birçok ileri geleninin gözaltına alınmasının da bu yöndeki atakların bir başlangıcı olması ihtimali var. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Adını sen koy

Ey müslümanlar Bitmez bu kan, bu hüsran, görünüyor açıkça; Dünya müslümanları, müslüman olmadıkça. Siyonistler vurdukça, dönüyorsun şaşkına; Ey uyuyan müslüman ! Uyan Allah aşkına! Bir taş atsaydım eğer, kör kuyu ses verirdi; Ya şu insanlık nerde? Hangi deliğe girdi? Siyonist eşkiyâlar, avaz avaz her yerde; Allah için haykıran, babayiğitler nerde? Aksâ hedef seçildi, vurmak için bu dîne; Çünkü Aksâ düşerse, düşer Mekke, Medîne. İki milyar müslüman, bir kez ayağa kalksa, Hiç yalnız kalır mıydı, böyle Mescid-i Aksâ ?
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23