--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Öyle bir zaman gelecek ki!

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
50

Biz ahir zaman Peygamberinin ümmetiyiz. Her gün “o gün”e bir adım daha yaklaşıyoruz. Resulullah o gün ile ilgili olarak buyurdu ki, “Bildiğimi bilseydiniz, az güler, çok ağlardınız.” 

Yerin altının yerin üstünden hayırlı olduğu günlere doğru gidiyoruz. İmanı elde tutmanın zor olduğu günlere doğru..

Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Öyle bir zaman gelecek ki o zaman şu üç şeyden daha kıymetli bir şey olmayacaktır: Helal para, can-u gönülden arkadaşlık yapılacak bir kardeş ve kendisiyle amel edilecek bir sünnet.” Bir adam gelerek Resulullah’a: “Ey Allah’ın Rasûlü! Kıyamet ne zaman kopacak?” dedi. Resulullah “Emanet zâyi edildiği vakit Kıyameti bekleyin!” buyurdular. Adam: “Emanet nasıl zâyi edilir?” diye sordu. Efendimiz: “İş, ehil olmayana tevdi edildi mi Kıyamet’i bekleyin!” buyurdular. 

Hz. Ali (r.a) anlatıyor: Rasûlullah (s.a.v) bir gün: “Ümmetim on beş şeyi yapmaya başlayınca ona büyük belânın gelmesi vâcip olur!” buyurmuşlardı. Yanındakiler: “Ey Allâh’ın Rasûlü! Bunlar nelerdir?” diye sordular. Rasûlullah (s.a.v) Efendimiz şöyle sıraladı: “1. Ganimet (yani milli servet, fakir fukaraya uğramadan sadece zengin ve mevki sahibi kimseler arasında) tedâvül eden bir metâ haline geldiği, 2. Emânet ganîmet gibi görülüp hıyânet edildiği, 3. Zekât, ibadet olarak görülmeyip büyük bir yük ve angarya olarak görüldüğü, 4. Kişi, (gayr-i meşrû işlerde) kadınına itaat ettiği, 5. Kişi, annesine karşı itaatsizlikte bulunduğu, 6-7. Kişi, arkadaşına iyilikte bulunduğu hâlde babasına kaba davrandığı, 8. Mescidlerde huşûnun kaybolduğu, 9. Bir milletin idârecisi en alçakları olduğu, 10. Bir kişiye şerrinden korkularak hürmet edildiği, 11. Çeşitli isimlerle îmâl edilen içkilerin serbestçe içildiği, 12. İpek elbiselerin erkekler tarafından giyildiği, 13-14.Eğlence ve Teganniye itibarın arttığı 15. Bu ümmetin sonradan gelen nesilleri, önceden gelip geçenlere lânet ettiği zaman… İşte o zaman artık kızıl rüzgârı, yere batışı veya domuz ve maymunlara çevrilmeyi, zelzeleyi ve gökten taş yağmasını bekleyin. Ondan sonra birbiri ardınca pek çok alâmetler zuhûr eder ve bunlar ipi kopan eski bir gerdanlığın ard arda düşen taneleri gibi birbirini tâkip ederler.” 

Rasûlullah (s.a.v) buyurdu ki: “Ey Muhâcirler cemâati! Beş şey vardır ki, onlarla mübtelâ olduğunuzda, ben sizin o şeylere erişmenizden Allah’a sığınırım. Onlar şunlardır: 1. Bir milletin içinde zina, fuhuş ortaya çıkıp nihayet o millet bu suçu alenî olarak işlediğinde, mutlaka içlerinde vebâ hastalığı ve onlardan önce yaşamış milletlerde görülmemiş başka hastalıklar yayılır. 2. Ölçü ve tartıyı eksik yapan her millet, mutlaka kıtlık, geçim sıkıntısı ve başlarındaki hükümdarların zulmü ile cezalandırılır. 3. Mallarının zekâtını vermekten kaçınan her millet mutlaka yağmurdan mahrum bırakılır (kuraklıkla cezalandırılır) ve hayvanları olmasa onlara yağmur yağdırılmaz. 4. Allah’ın ahdini (emirlerini) ve Rasûlü’nün ahdini (yaptığı anlaşmaları ve Sünnet’ini) terk eden her milletin başına, Allah mutlaka kendilerinden olmayan bir düşmanı musallat eder ve düşman o milletin elindekilerin bir kısmını alır. 5. İdârecileri Allah’ın Kitâbı ile amel etmeyip, indirdiği hükümlerden işlerine geleni seçtikçe Allah onların hesabını kendi aralarında görür (fitne, fesat ve anarşi belâsına mâruz kalırlar).” 

Rasûlullah Efendimiz şöyle buyurdular: “Yabancı kavimlerin, yiyicilerin birbirlerini sofralarına dâvet ettiği gibi birbirlerini sizin üzerinize çullanmaya çağıracakları zaman yakındır.” Orada bulunanlardan biri: “O gün sayıca azlığımızdan dolayı mı bu durum başımıza gelecek?” diye sordu. Allah Rasûlü, “Hayır, bilakis o gün siz çok olacaksınız. Lakin sizler bir selin getirip yığdığı çer-çöpler gibi hiçbir ağırlığı olmayan kimseler durumunda olacaksınız. Allah, düşmanlarınızın kalbinden size karşı korku duygusunu çıkaracak ve sizin kalplerinize “zaaf”ı atacak!” buyurdular. “O zaaf nedir” diye soruldu. Resulullah: “Dünya sevgisi ve ölümden hoşlanmama duygusudur!” buyurdular. 

Resulullah (SAV) şöyle buyurdu: “İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, bütün endişe ve gayretleri karınları (mide ve şehvetleri) için olacaktır. Şerefleri malları ile ölçülecektir. Kıbleleri (şehvetle yöneldikleri) fasık kadınlar olacaktır. Dinleri de dirhem ve dinarları olacaktır. İşte onlar mahlukatın en şerlileridir. Onların Allah katında hiçbir nasibleri yoktur.”

Rasûlullâh (s.a.v) şöyle buyurdu: “Sizin üzerinize öyle bir zaman gelecek ki o vakit siz, iyilikleri emretmeyen ve kötülükleri yasaklamayan kimselerin en iyi kişiler olduğunu düşünürsünüz”. “Öyle bir zaman gelecek ki, kişi helâlden mi haramdan mı kazandığına aldırmayacak!”. “Aranızda öyle bir grup ortaya çıkacaktır ki, namazınızı onların namazları, oruçlarınızı onların oruçları ve diğer amellerinizi de onların amelleri yanında az göreceksiniz. Onlar Kur’ân okurlar, fakat okudukları boğazlarından aşağı geçmez. Onlar okun yaydan çıktığı gibi dinden çıkarlar…” “Öyle bir zaman gelecek ki okumaya meraklı kurrâ çoğalacak; fakîhler (dini anlayıp yaşayan âlimler) ise azalacak ve bu sûretle ilim çekilip alınacak ve herc çoğalacak!” Ashâb-ı kirâm: “Herc nedir ey Allah’ın Rasûlü?” diye sorunca şöyle buyurdular: “Birbirinizi öldürmenizdir. Daha sonra öyle bir zaman gelecek ki insanlar Kur’ân okuyacaklar, okudukları boğazlarından aşağı geçmeyecek…” “Öyle bir zaman gelecek ki bütün insanlar ribâ ile iş yapacak. Ondan sakınanlar dahi tozuna bulaşmak durumunda kalacaklar.” “Şiddetli bir şekilde yaklaşan fitne sebebiyle vay insanların hâline! Kişi mü’min olarak sabahlar da akşam kâfir oluverir. Birtakım insanlar dinlerini küçücük bir dünya menfaati karşılığında değiştiriverirler. İşte öyle zamanda dinine sıkıca sarılan kişi, elinde kor ateşi tutan kimse gibidir”. Rivayet edilir ki, böyle zamanlarda zayıf karakterli insanlar sadece aklı kullanıp nakle itibar etmeyecekler, menfaatlerini öne alacaklar, âyet ve hadisleri kendi temayüllerine göre açıklayacaklar. Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Öyle bir zaman gelecek ki doğru söyleyenler yalanlanacak, yalancılar ise doğrulanacak. Güvenilir kimseler hâin sayılacak, hâinlere güvenilecek. Kişi kendisinden şâhitlik etmesi istenmediği halde şâhitlik edecek, yemin etmesi istenmediği halde yemin edecek. İnsanların dünya ile en mes’ûd olanı, Allah’a ve Rasûlü’ne iman etmeyen aşağılık alçak takımından biri olacak!”

Öyle bir zamanın gelecek ki, o zamanda insanların kalblerinin dünya sevgisi ile dolar, cihadı zarar olarak görüp zekat vermeyi altından kalkılması zor bir borç olarak görürler. Rasûlullah (s.a.v) bir gün: “Gençlerinizin fıska düştüğü, kadınlarınızın azdığı zaman hâliniz nice olacak ey insanlar?” diye sormuştu. (Yanındakiler hayretle): “Ey Allah’ın Rasûlü, böyle bir şey olacak mı?” dediler. “Evet, hatta daha beteri!” buyurdu ve devam etti: “Emr bi’l-ma’ruf ve nehy ani’l-münkeri terk ettiğiniz zaman hâliniz nice olacak?” diye sordu. (Yanındakiler hayretle:) “Yâ Rasûlallâh, bu olacak mı?” dediler. “Evet, hatta daha beteri!” buyurdular ve devam ettiler: “Ma’rufu münker, münkeri de ma’ruf olarak gördüğünüz zaman haliniz nice olacak?” “Şerri irtikâp edenler kendisini ikaz edenlere karşı tavır alacaklar, ikaz etmeyip toplumu kendi hâline bırakanlar da itibarlı addedilecekler.” 

Bu hadisler ışığında kendi halimize, insanların haline bakalım. 

Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az. 

Selâm ve dua ile..

 

Yorumlar

(50)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Turhan Ateşci

28 Kasım 2021 11:29

Aaaah ki ne ah. Allah razı olsun hocam.

Merve ŞAKAR

28 Kasım 2021 10:47

Ne kadar guzel bir olgunluk icinde milletimize hadisler ışığında gelebilecek ve gelmiş durum anlatiyorsunuz. İnsanlar nerden geldiğini, asıl amacı anlamiyorlar .Rabbim herkese siziler gibi bizlere bu bilinçleri unutturmasin.

Abdullah

28 Kasım 2021 10:45

Bu hadisleri anlama yolundaki psikolojik problem şudur: Herkes kendini hadislerde anlatılan az sayıdaki masum ve iyi şahısların yerine, muhataplarını karşı tarafa koymaya meyillidir. Bunun çaresi nefis (ego/benlik) terbiyesidir.

Gökhan el Hakkani

28 Kasım 2021 07:15

Sanırım o zaman bu zaman.Allahu Alem.

Asli

28 Kasım 2021 03:06

Tam bu zamani anlatiyor.hukumet bitik hepsi de isin ehli degiller.kendilerini halktan ustun goren kibirli insanlar.sefa zevk.icinde yasayip halki ac kalin sabredin diyenler bizi allah ile kandirip ulkeyi soyanlar ordusu.bizde tam buna layik bi toplum olduk.

Coşkun bekem

28 Kasım 2021 01:03

İnsanların en bahtiyarı adi oğlu adiler olmadıkça kıyamet kopmaz hadisişerif. O adilere itibar edenlere yazıklar olsun.

Ferhat(Medine Modeli islam Devleti)

27 Kasım 2021 22:08

Malesef her gelen gün geçen günü aratıyor.  

Aslan akbey

27 Kasım 2021 21:27

Hocam sizi Allah icin seviyoruz . Yazılarınız düşünceleriniz duruşunuz biz gençlere örnek oluyor . Allah sizden razı olsun

Unutmayacağız unutturmayacağız

27 Kasım 2021 18:57

Üstüne sünger çekeceğiz demedik ki ama..

Misafir

27 Kasım 2021 18:55

Bu tarz bir emr-i bil maruf nehy-i anil münker yanlış, söylenen sözler ilcaat-ı zamana muvafak değil. Teşhis belki doğru lakin tedavi tarzı yanlış

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle