Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığının (YTB) Türkiye burslarıyla dünyanın dört bir tarafından Türkiye’de okumak için gelen uluslararası öğrenciler, bütün kültürel farklılıklarına rağmen Kurban Bayramı heyecanını hep birlikte yaşıyor.
Dünyanın dört bir yanından gelerek Türkiye’de eğitim gören Türkiye burslusu öğrenciler, farklı kültür ve mazilerine rağmen ortak bir bayram sevinci yaşıyor. Gazi Üniversitesi, Yönetim Bilişim Sistemleri Yüksek Lisans Öğrencisi Tınashe Kadırıre, “Türkiye’de Zimbabve’ye göre daha fazla Müslüman var. Benim ülkemde Müslüman nüfus yüzde 1 oranında. Geçen sene Ramazan Bayramını Türkiye’de geçirdim. Burada yurtta kalıyordum. İlk olarak bayram namazına gittik. Daha sonra yurt müdürü bizi bir lokantaya götürdü. Çok güzel yemekler yedik. Çok güzel bir gün geçirdik.
BİZ KENDİMİZİ TÜRKİYE’DE DAHA RAHAT HİSSEDİYORUZ
Zimbabve’deki bayramı anlatacak olursak, benim ülkemde her şehirde tek bir yerde bayram namazı kılınıyor. O şehirdeki bütün Müslümanlar o mescitte toplanır. Namaz bittikten sonra kadınlar yemek hazırlar. Daha sonra enstrüman olmadan çeşitli ilahiler söyleriz. Bazı Müslüman örgütler bayram için yardımlarda bulunur. Türkiye’den Diyanet Vakfı her sene yardım için benim ülkeme gelir. Son yıllarda Türkiye ve Afrika ülkelerindeki ilişkiler oldukça gelişti. Böyle olunca biz kendimizi burada daha rahat hissediyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan bizim ülkemize gitti. Bu bizi çok memnun etti. Bu ziyaretler arttıkça iki ülke arasındaki ilişkiler her alanda artacaktır” diye konuştu.
“BEN TÜRKİYE’DE ÇOK DAHA SICAK BİR ORTAM GÖRÜYORUM”
Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Doktora Öğrencisi Rııane Teıfukova, “Ben Kırım Müslümanlarındayım. İlk olarak kendi ülkemdeki bayramı anlatacak olursam, bizim için Kurban Bayramı ve Ramazan Bayramı çok önemlidir. Hazırlıklar günler öncesinden başlar. Yoğun bir temizlik ve yemek hazırlıkları olur. Bayram günü, namazdan sonra ilk olarak kahve ve tatlı ikramlarımız olur. Bizim, ‘koku çıkartmak’ diye bir geleneğimiz vardır. Biz de aslında bayram arife günü akşamı başlar. Akşam pişirdiğimiz yemekleri komşulara ikram ederiz. Herkes birbirine yemek ikram eder. Buna da “koku çıkartmak” diyoruz. Çok güzel bir ortam oluşuyor. Daha sonra büyüklerimizi ziyarete gideriz, ellerini öperiz. Benim yaşadığım ülke Hıristiyan bir ülke. Ukrayna’da kimse sizi düşünmüyor. Türkiye’de ise çok farklı. Ben Türkiye’de çok daha sıcak bir ortam görüyorum. Daha aile hissi veriyor. Burada Müslüman ve Hıristiyan ayrımı yok. Türkiye’deki bayramı anlatacak olursak, ilk olarak ailelerle konuşuyorum. Bazı Türk aileler bizleri evlerine davet ediyorlar. Bizlere aile ortamını hissettiriyorlar. Gerçekten Türkiye bizim için ikinci bir vatan oldu. Ben çok seyahat ediyorum. Türkiye hava sahasına girdiğimde kendi evinde hissetmiyorum. Türkiye bizim için çok büyük şeyler yaptı. Bunlar bizim hayatımızda büyük izler bırakacak. Bu bayram herkese huzur ve mutluluklar diliyorum” ifadelerini kullandı.
TÜRKİYE’DE BAYRAMLAR ÇOK GÜZEL GEÇİYOR
Gazi Üniversitesi Kimya Bölümü Doktora Öğrencisi Farah En, “İlk olarak kendi ülkemdeki bayramı anlatacak olursam, hazırlıklara çok erken saatte başlıyoruz. Daha sonra hep beraber bayram namazına gideriz. Fas’ta kadınlar da bayram namazına gider. Daha sonra komşulara bayramlaşmaya gideriz. Çocuklara para veriler. Çok coşkulu bir ortam oluyor. Fas sofrası çok zengin bir sofradır. Çok geniş bir yemek sofrası hazırlarız. Gelen misafirlere yemeklerden ikram ederiz. Bayramlarda “takşita” ve “kondora” diye elbiseler giyeriz. Daha sonra Türkiye’deki bayramları anlatacak olursam, Türkiye’de de bayramlar çok güzel geçiyor. Geçtiğimiz bayramı burada geçirdim. Yurtta kaldığım için aile ortamından uzakta geçirdim. İlk olarak arkadaşlarımla bayramlaştım. Akrabalarımla telefonla konuştum” şeklinde görüşlerini dile getirdi.
